30 Mart 2017 Perşembe

[GKBT] Yarasa/ Selvi Atıcı/ Nemesis Kitap

03:12, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:






Kitap Yorumu

       Selvi Atıcı'nın her kitabını sevdim şimdiye kadar. Her yazdığı hikaye'de mutlu oldum. Ama Yarasa bir ayrıydı hepsinden. Kısacık bir konumuzdan bahsedeyim hemen. Mavi, ayaklarının üstünde duran, kendine yetebilen bir kadın. Mavi saçları olduğunu da es geçmeyelim. Çalıştığı gece kulübünde yaşanan bir aksilikten dolayı Mavi sahneye çıkıp dans etmek zorunda kalır. Sonunda sahneden indiğinde gururlu tavrıyla kulise dönerken bir aksilik sonucu başına bir iş gelir ve hikayemiz böylece başlar. O aksilik dediğim kısımda manyak gibi sırıttığım doğrudur. Ayrıca bu aksiliğin sonucu sevgili Yarasa'mız kıza Mercedes lakabını takar ki en beğendiğim kısımların başını çeker.
       Uğur Karaca, yani Yarasa ise özel bir ekip ile çalışmaktadır. Gizli görevlerde oldukça başarılı, imkansız kelimesini lugatında barındırmayan bir adam. Bir görev sonrası Mavi'nin mekanına kafa dağıtmak için gider ve hayatı orada değişir. Kız'dan uzak durmaya çalıştıkça daha çok çekilir ona. Bakışları hep üzerindedir. Sonunda kıza kesin olarak yaklaşmamaya karar verdiğinde hayatın onlar için kötü sürprizleri olur. Selvi hatun yine döktürmüş.
        Yazımını falan geçiyorum zaten anlatmama bile gerek yok. Ama bu kitapla arşa çıktığı konusunda temin verebilirim. Kitap boyunca manyak gibi sırıttım. Yanak kaslarım bir ara cidden ağrıdı. Yarasa diye ortalıklarda geziyorum zaten kaç zamandır. Allah'ım gönlümün Yarasa'sı gelsin amin. Adam öyle böyle değil, çok güzel seviyordu be. Kaç kere iç geçirdiğimi sayamadım. Düşünceli adamdı vesselam. Hele bir de bir " Kızım" deyişi vardı ki eridim, bittim. Sanırım uzun bir süre hiçbir erkek ilgimi çekemeyecek.

       Ha bir şey var ki Yarasa'ya hala o konuda kızgınım. Kızgınlığım geçmeyecek. Ama tek suçlunun da o olmadığını biliyorum. Hak veremiyorum ama tam olarak da kızgın kalamıyorum. Kısaca okuyun, okutun.

17 Mart 2017 Cuma

[GKBT] Kayıp Kılıç/ Bekir Sert/ Carpe Diem Kitap

06:45, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





    Bekir Sert'in kaleme aldığı epik-fantastik bir serinin ikinci kitabı Kayıp Kılıç. Bu tür de yazan Türk yazarlar fazla yok üzücü bir durum. Kayıp Kılıç kesinlikle ilk kitap'dan çok daha güzeldi. Yazar ikinci kitap da geliştirmişti yazımını. Hala eksikleri vardı ama Ejder Kral kadar değildi. Heyecanlanarak çevirdim sayfaları. İlk kitabın sonu merak edeceğim biçimde bitmişti. Bitirip hemen geçtim ikincisine. Cevapsız kalan soruların cevapları öğrenildikten sonra Kayra ve Alvin insanlar kurtarmak için yola koyulular. Bu yol oldukça zorlu ve çetin geçecektir onlar için. Kayra bir kahraman mı olacak? Yoksa sonsuza kadar bu dünyadan ayrılacak mı bu yolda?

     Bu kitapta ki tek sorun bölümlerin çok kısa olması. Ne olduğunu anlayamadan diğer karakterlere geçiyoruz. Bir de çok fazla karakter olunca kafa karışıklığı yaşamanız olası. İlk kitap da bu daha belirgindi ama devamında bunu da biraz da olsa düzeltmişti yazar. Ortalama bir seri ama şans vermenizi öneriyorum.

16 Mart 2017 Perşembe

[GKBT] Ejder Kral - Bekir Sert - Carpe Diem Kitap

18:42, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:



        Lahitteki Sır serisi kapaklarıyla oldukça ilgimi çekti. Yapanın emeğine sağlık gerçekten bayıldım. İç kapakları da çok iyi olmuş. Kılıç ustası olma hayali olan Kayra kendini bir savaşın ortasında bulur. Sevdiklerinin ve diğer insanların yaşamı için girdiği bu savaşta çok şeyler öğrenir. Ejder Kral'ın ordusuna karşı durmak zorundadır. Aldığı eğitim ve özel yapım kılıcı ile sonunda ordunun karşısına çıkar kendi ordusu ile.

        Ejderhalar fantastik edebiyatta en sevdiğim canlılardandır benim. Gerçi bu kitap da kötü konumdalar ama olsun. Değişik bir konusu vardı kitabın. Savaş sahnelerinde falan soluksuz okudum. Ülkemizde fantastik edebiyat yazımı fazlaca tercih edilmiyor ve böyle bir ortamda, fantastik kitap çıkarmak gerçekten güzel bir cesaret. Bekir Bey'in yorumlarını beğendim kitap da ama yazımını geliştirmeli. Bölüm araları kısaydı. Bu yüzden mi bilmiyorum ama konular arasında kopukluk yaşadım ben. Daha fazla karakter betimlemesi olsaydı keşke. Gerçi kendim kafamda kurdum karakterleri bu yönden iyi oldu biraz. Hayal gücümü çalıştırmayı severim ama yine de biraz daha betimleme olmalıydı diye düşünüyorum. Ortalama bir kitaptı. Sevmedim diyemem, sevdim kitabı. Yazar birazcık daha kendini geliştirirse çok daha iyileri çıkar kaleminden eminim. Türk fantastik yazarlara önem vermeliyiz diye düşünüyorum. O yüzden bence bu seriye siz de şans verin.



           Puanım: 10/5

30 Mart 2017 Perşembe

[GKBT] Yarasa/ Selvi Atıcı/ Nemesis Kitap







Kitap Yorumu

       Selvi Atıcı'nın her kitabını sevdim şimdiye kadar. Her yazdığı hikaye'de mutlu oldum. Ama Yarasa bir ayrıydı hepsinden. Kısacık bir konumuzdan bahsedeyim hemen. Mavi, ayaklarının üstünde duran, kendine yetebilen bir kadın. Mavi saçları olduğunu da es geçmeyelim. Çalıştığı gece kulübünde yaşanan bir aksilikten dolayı Mavi sahneye çıkıp dans etmek zorunda kalır. Sonunda sahneden indiğinde gururlu tavrıyla kulise dönerken bir aksilik sonucu başına bir iş gelir ve hikayemiz böylece başlar. O aksilik dediğim kısımda manyak gibi sırıttığım doğrudur. Ayrıca bu aksiliğin sonucu sevgili Yarasa'mız kıza Mercedes lakabını takar ki en beğendiğim kısımların başını çeker.
       Uğur Karaca, yani Yarasa ise özel bir ekip ile çalışmaktadır. Gizli görevlerde oldukça başarılı, imkansız kelimesini lugatında barındırmayan bir adam. Bir görev sonrası Mavi'nin mekanına kafa dağıtmak için gider ve hayatı orada değişir. Kız'dan uzak durmaya çalıştıkça daha çok çekilir ona. Bakışları hep üzerindedir. Sonunda kıza kesin olarak yaklaşmamaya karar verdiğinde hayatın onlar için kötü sürprizleri olur. Selvi hatun yine döktürmüş.
        Yazımını falan geçiyorum zaten anlatmama bile gerek yok. Ama bu kitapla arşa çıktığı konusunda temin verebilirim. Kitap boyunca manyak gibi sırıttım. Yanak kaslarım bir ara cidden ağrıdı. Yarasa diye ortalıklarda geziyorum zaten kaç zamandır. Allah'ım gönlümün Yarasa'sı gelsin amin. Adam öyle böyle değil, çok güzel seviyordu be. Kaç kere iç geçirdiğimi sayamadım. Düşünceli adamdı vesselam. Hele bir de bir " Kızım" deyişi vardı ki eridim, bittim. Sanırım uzun bir süre hiçbir erkek ilgimi çekemeyecek.

       Ha bir şey var ki Yarasa'ya hala o konuda kızgınım. Kızgınlığım geçmeyecek. Ama tek suçlunun da o olmadığını biliyorum. Hak veremiyorum ama tam olarak da kızgın kalamıyorum. Kısaca okuyun, okutun.

17 Mart 2017 Cuma

[GKBT] Kayıp Kılıç/ Bekir Sert/ Carpe Diem Kitap






    Bekir Sert'in kaleme aldığı epik-fantastik bir serinin ikinci kitabı Kayıp Kılıç. Bu tür de yazan Türk yazarlar fazla yok üzücü bir durum. Kayıp Kılıç kesinlikle ilk kitap'dan çok daha güzeldi. Yazar ikinci kitap da geliştirmişti yazımını. Hala eksikleri vardı ama Ejder Kral kadar değildi. Heyecanlanarak çevirdim sayfaları. İlk kitabın sonu merak edeceğim biçimde bitmişti. Bitirip hemen geçtim ikincisine. Cevapsız kalan soruların cevapları öğrenildikten sonra Kayra ve Alvin insanlar kurtarmak için yola koyulular. Bu yol oldukça zorlu ve çetin geçecektir onlar için. Kayra bir kahraman mı olacak? Yoksa sonsuza kadar bu dünyadan ayrılacak mı bu yolda?

     Bu kitapta ki tek sorun bölümlerin çok kısa olması. Ne olduğunu anlayamadan diğer karakterlere geçiyoruz. Bir de çok fazla karakter olunca kafa karışıklığı yaşamanız olası. İlk kitap da bu daha belirgindi ama devamında bunu da biraz da olsa düzeltmişti yazar. Ortalama bir seri ama şans vermenizi öneriyorum.

16 Mart 2017 Perşembe

[GKBT] Ejder Kral - Bekir Sert - Carpe Diem Kitap




        Lahitteki Sır serisi kapaklarıyla oldukça ilgimi çekti. Yapanın emeğine sağlık gerçekten bayıldım. İç kapakları da çok iyi olmuş. Kılıç ustası olma hayali olan Kayra kendini bir savaşın ortasında bulur. Sevdiklerinin ve diğer insanların yaşamı için girdiği bu savaşta çok şeyler öğrenir. Ejder Kral'ın ordusuna karşı durmak zorundadır. Aldığı eğitim ve özel yapım kılıcı ile sonunda ordunun karşısına çıkar kendi ordusu ile.

        Ejderhalar fantastik edebiyatta en sevdiğim canlılardandır benim. Gerçi bu kitap da kötü konumdalar ama olsun. Değişik bir konusu vardı kitabın. Savaş sahnelerinde falan soluksuz okudum. Ülkemizde fantastik edebiyat yazımı fazlaca tercih edilmiyor ve böyle bir ortamda, fantastik kitap çıkarmak gerçekten güzel bir cesaret. Bekir Bey'in yorumlarını beğendim kitap da ama yazımını geliştirmeli. Bölüm araları kısaydı. Bu yüzden mi bilmiyorum ama konular arasında kopukluk yaşadım ben. Daha fazla karakter betimlemesi olsaydı keşke. Gerçi kendim kafamda kurdum karakterleri bu yönden iyi oldu biraz. Hayal gücümü çalıştırmayı severim ama yine de biraz daha betimleme olmalıydı diye düşünüyorum. Ortalama bir kitaptı. Sevmedim diyemem, sevdim kitabı. Yazar birazcık daha kendini geliştirirse çok daha iyileri çıkar kaleminden eminim. Türk fantastik yazarlara önem vermeliyiz diye düşünüyorum. O yüzden bence bu seriye siz de şans verin.



           Puanım: 10/5