30 Eylül 2016 Cuma

[GKBT] Canan A. Düzgan/ İlham Perisi/ Gitane Kitap- Yorum

04:53, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:








Yeni bir tur yorumundan hepinize merhaba! İlham Perisi uzun bir süredir merak ettiğim ancak alamadığım kitaplar arasındaydı. Turunu alınca da ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz. Beklediğimden de iyi bir kitap çıktı diyemem doğrusu ama kesinlikle beklediğim kadar güzeldi. Konu olarak da hayalim olan bir olay işlenince haliyle daha bir güzel geldi.
     Helen’in gizemli bir İlham Perisi sayesinde yazdığı kitaba girmesiyle başlıyoruz. Ama bunun farkı kötü yan rolün yanında ortaya çıkı veriyor olmasıydı. Ramon ve Helen sahnelerini okurken sinir krizleri geçirsem de güldüğüm ve eğlendiğim çok yer oldu. Yazarın dili de sevdiğim gibi düz ve okunaklı olunca değmeyin keyfime tabi. Kitap ne zaman başladı ne zaman bitti anlamadım bile. Güzel yorumları okuyordum kitapla alakalı zaten.
     Özellikle ters köşelere bayıldım. Ağzım açık kaldı bazı yerlerde. Ramon’un sapıklıkları, kızımızın güçlü tavırları çok hoşuma gitti. Özellikle Ramon’un sapıklıkları. :D Yan karakterler de bence gayet iyi işlenmişti. Bir kitap da özellikle dikkat ettiğim yan karakterlerin nasıl işlendiğidir. Yazarımız bunu gayet iyi başarmıştı. Eğlenmeye ve kahkahalara varım diyorsanız sizi de İlham Perisinin dünyasına davet ediyorum.

         Ve elbette kitabın o güzel kapağını da eklemeden geçemeyeceğim. Gitane Kitabı tebrik ediyorum, emeklerine sağlık. 


       10/9

           

28 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] İlham Perisi/ Canan A Düzgan/ Gitane Yayınları - Karakter Tanıtımı

07:48, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:




            Merhabalar! Yeni turumuzda birçok yazar adayanın hayali olmaya aday konusuyla İham Perisini okuyoruz. Kitabımızın biraz çatlak, biraz manyak, çokça da eğlenceli karakterlerini tanıtacağım bugün. :)
             



             









   Kitabımızın ana karakter kadını. Kendisi Helen Nam-ı diğer Koca Göt ya da Pijamalı-_- Evet sinir oldum. Helen güçlü duruşuyla beni etkileyen karakterlerden birisi oldu. Tabi akla hayale gelmeyecek cesareti ve manyaklıkları da öyle. :D :D Bir de hayalimi yaşıyor olması da çeken etkenlerden olabilir. -_- Yürü kızım diye bağırmama sebep de olduğu bir gerçek. :P







Ve erkek karakterimiz Ramon efendi. Nam-ı diğer Şeytan ya da Fındık Göt :D Resmen kitapta ki karaktere oturmuş bu adam bence. Onun gibi piç piç sırıtıyor. :D :D Zengin ve tam bir çapkın. Kitap boyu beni deli etse de sevmeden yapamıyorsunuz herifi. :D










Ve güzel çok güzel Mery *-* Şahsen kendisine zaten bayılırım ben. Çok güzel bir kadın değil mi ya? Kitap güzel, alımlı, başarılı ve her erkeğin hayali olarak geçen bir kadın karakter.






Gamzesinde boğulacağım adam... Karşınızda Brad. Ramon ve Mary'nin arkadaşı olur kendisi. Ah alıp saklayasım var o gamzeleri, o sıfatı. *-* Neyse...

21 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] Çilek Mevsimi/ Burcu BüyükYıldız/ Ephesus Yayınları - Kitap Yorumu

03:17, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:







        Çilek kokulu bir aşk ile geldik bu tur. Eski baskısı yüzünden birazcık çekinsem de Ephesus yayınları kesinlikle harika bir iş çıkarmış. Baskı olsun, kalite olsun özellikle eski baskısında olan ve Ephesus baskısında olmayan o italik yazının olmaması olsun. Gözlerim bozuk arkadaş benim gelemiyorum o yazıları okumaya ne yapayım. :D Ephesuscuğumu anlından öpüyorum bu nedenle. :D Ve kesinlikle Burcu Büyükyıldız’ın yazımını geliştirdiğini görüyoruz yeni basımda.
          Yağız ve Mira aşkı gene tutkulu, gene fazla seksi. *-* Bu kitaplar bir gün sonum olacak bakalım. :D Bu çiftin tutkusu daha ilk anda başlıyor. Ve ben ilk anda başlayan tutkulara ya da aşklara bayılırım. O yüzden benim için çok daha güzel oldu.
            Yağız’ın gizemli ve tehlikeli hallerini görüp de kapılmamak elde değil doğrusu. Elbette o güzel sevmesi ve sevişmesi de biz kadınları ona çeken etkenlerden biri olabilir. Ah ah…
          Mira ise ailesinin tek kızı, tam olarak bir prenses gibi büyümüş, güzeller güzeli ve naif bir genç kız. Tabi, Yağızcığım onun içindeki “ dişli” kaplanı ortaya çıkartıyor ileriki zamanlarda o ayrı. Ama Mira’nın güçlü duruşunu çok takdir ettim kitap boyunca. Böyle kadınlara kitap da olsa bile ihtiyacımız var bence. Geçmiş ve günümüzde geçen, törelerin insanların hayatlarını karartan etkilerinin yanında tutkulu bir de aşk hikayesi okuyarak kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap. Aslında çok daha fazla şey yazmak istiyorum ama her an spoi verebilirmişim gibi hissettiğim için kısa keseceğim yorumumu. Okuyun, okutun arkadaşlar. *-*
           

                             

20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj

02:29, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:










                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.

5 Eylül 2016 Pazartesi

[GKBT] İlk Aşk- James Patterson & Emıly Raymond - Playist listesi

05:10, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





          Turumuzun son gününde tekrar merhaba! Bazıları kitabın yanında müzik dinlemeyi sever. O an istiyorsam bende severim. Kitabı okurken dinlediğim ve ona uygun gittiğimi düşündüğüm birkaç müziği ekliyorum buraya. Keyifli dinlemeler. ^^ 








                                             

                                  Rixton - Me and My Broken Heart

         





                                     Alesso - Sweet Escape ft. Sirena 




                                              Birdy - Shelter





                         James Vincent Mc Morrow - Higher Love




                             
                                          
Brooklyn - Clandestine



                                           
                                         
Winter By Joshua Radin







                           

[GKBT] James Patterson & Emıly Raymond - Kitap Yorumu

04:10, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:











           Merhabalar! Turumuzun son gününde, son yorum benden geliyor. Keyifli okumalar. :)







      Kendisini aşırı beğendiğim bir kitabın yorumunu gireceğim. Bir çırpıda bitebilecek sadelikte ve güzellikte bir kitap kendisi. Ama yorumu uzun tutamayacağım çünkü neresinden tutsam spoi verebilirim.
          Robinson ve Axi çocukluktan beri arkadaşlar. Ayrıca Axi’nin biricik aşkı olur kendisi. Kitabı Axi’nin ağzından okuyoruz. Axi’nin bir anlık kararı ile Robinson’u da yanına alarak evden ayrılması ile başlıyor kitap. Yazar olayları hızlı işlemesine rağmen beni kitaba bağladı. Yolculuk boyunca ikilinin duygularını hissetmek ve onlarla her türlü çılgınca maceraya atılmak çok keyifliydi doğrusu.
         Ama biraz yüzeysel işlenmişti. Arka planda ve geçmişte yaşanan olayları değinmedik fazla. Beni rahatsız etmedi aslında ama bir eksiklik hissediliyor yani. Onun dışında gerçekten kalkmadan bitirebilirsiniz kitabı o akıcılıkta. Yer yer güldüm, heyecanlandım az kala kalp krizi geçiriyordum, sinir oldum ve hönkürerek ağladım. Tam anlamıyla ‘ Hönkürme’ kelimesi anlatabilir durumumu. :D Tabi aşık – Robinson *-* - oldum, imrendim de. Hayalim olan bir şeyi yaşayan karakterleri görmek çok mutlu etti beni. Her satırından keyif aldım ve sizinde alacağınızdan neredeyse eminim.
        Ayrıca gene bir Nemesis klasiği olarak mükemmel bir kapak olmuş. Tasarımına bayıldım, çeviri baya iyiydi. Benden tam not aldı kapak.



                 10/10


      Bol kitaplı günler dilerim!


                      

4 Eylül 2016 Pazar

[GKBT] İlk Aşk - James Patterson & Emıly Raymond - Nemesis Kitap - Karakter Tanıtımı

02:50, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





         Yeni bir tur gününden merhaba hepinize *-* Bu turumuzda Nemesis Kitap'dan İlk Aşk'ı ağırlıyoruz. Biz beğendik, umarım sizde beğenirsiniz. Karakterleri size tanıtmadan önce yazarın çok yüzeysel geçtiğini eklemek istiyorum. Kitap zaten iki karakterden gidiyor, onlarında fiziksel özellikleri yok yani. O yüzden kafamda canlanan kişileri paylaşıyorum size. Daha geride etkisi olan ama cisimleri olamayan karakterleri de yazacağım alta. Resimlerini paylaşmayacağım.


                       







          Ya çok güzel değil mi? *-* Bu güzellik abidesi Axi Moore. Manyak çocuğumuzun en yakın arkadaşı. Biz onu başlarda daha çok böyle sessiz, sakin ve uslu kız olarak bilsek de sonradan biraz değiştiğine şahit oluyoruz. Fazla bir bilgi veremiyorum, fiziksel özelliklerini bu şekilde hayal ettim ben.








            Ve bu canım kıvırcığım da Robinson.  Kendisi kötü çocuğumuz olur. Yani kötü çocuk ama değil. O bildiğimiz kötü çocuklardan değil aslında. Çok temiz bir kalbi var ben kendisine bayıldım. *-* Aslında bıraksam kendimi buraya sayfalarca şeyler yazarım onunla ilgili ama ben susuyorum, resim konuşsun. :D




          Genel olarak diğer karakterlerden bahsetmem gerekirse kızımızın işe yaramaz bir babası var. Zaten kitabın başında görüyoruz kendisini spoi olmaz bu. Axi'nin neden hayatından kurtulmak istediğini anlayabiliyoruz yani.

        Robinson'un ailesini ise artık kitabın sonlarında görüyoruz. Ama genede yazar girmemiş o kadar içlerine. Sadece görüyoruz, bazen onlarla ilgili birkaç şey okuyoruz o kadar. Kitap genel olarak Axi ve Robinson arasında geçiyor diyebiliriz yani. 






                Bol kitaplı günler dilerim! ^^^

30 Eylül 2016 Cuma

[GKBT] Canan A. Düzgan/ İlham Perisi/ Gitane Kitap- Yorum









Yeni bir tur yorumundan hepinize merhaba! İlham Perisi uzun bir süredir merak ettiğim ancak alamadığım kitaplar arasındaydı. Turunu alınca da ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz. Beklediğimden de iyi bir kitap çıktı diyemem doğrusu ama kesinlikle beklediğim kadar güzeldi. Konu olarak da hayalim olan bir olay işlenince haliyle daha bir güzel geldi.
     Helen’in gizemli bir İlham Perisi sayesinde yazdığı kitaba girmesiyle başlıyoruz. Ama bunun farkı kötü yan rolün yanında ortaya çıkı veriyor olmasıydı. Ramon ve Helen sahnelerini okurken sinir krizleri geçirsem de güldüğüm ve eğlendiğim çok yer oldu. Yazarın dili de sevdiğim gibi düz ve okunaklı olunca değmeyin keyfime tabi. Kitap ne zaman başladı ne zaman bitti anlamadım bile. Güzel yorumları okuyordum kitapla alakalı zaten.
     Özellikle ters köşelere bayıldım. Ağzım açık kaldı bazı yerlerde. Ramon’un sapıklıkları, kızımızın güçlü tavırları çok hoşuma gitti. Özellikle Ramon’un sapıklıkları. :D Yan karakterler de bence gayet iyi işlenmişti. Bir kitap da özellikle dikkat ettiğim yan karakterlerin nasıl işlendiğidir. Yazarımız bunu gayet iyi başarmıştı. Eğlenmeye ve kahkahalara varım diyorsanız sizi de İlham Perisinin dünyasına davet ediyorum.

         Ve elbette kitabın o güzel kapağını da eklemeden geçemeyeceğim. Gitane Kitabı tebrik ediyorum, emeklerine sağlık. 


       10/9

           

28 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] İlham Perisi/ Canan A Düzgan/ Gitane Yayınları - Karakter Tanıtımı





            Merhabalar! Yeni turumuzda birçok yazar adayanın hayali olmaya aday konusuyla İham Perisini okuyoruz. Kitabımızın biraz çatlak, biraz manyak, çokça da eğlenceli karakterlerini tanıtacağım bugün. :)
             



             









   Kitabımızın ana karakter kadını. Kendisi Helen Nam-ı diğer Koca Göt ya da Pijamalı-_- Evet sinir oldum. Helen güçlü duruşuyla beni etkileyen karakterlerden birisi oldu. Tabi akla hayale gelmeyecek cesareti ve manyaklıkları da öyle. :D :D Bir de hayalimi yaşıyor olması da çeken etkenlerden olabilir. -_- Yürü kızım diye bağırmama sebep de olduğu bir gerçek. :P







Ve erkek karakterimiz Ramon efendi. Nam-ı diğer Şeytan ya da Fındık Göt :D Resmen kitapta ki karaktere oturmuş bu adam bence. Onun gibi piç piç sırıtıyor. :D :D Zengin ve tam bir çapkın. Kitap boyu beni deli etse de sevmeden yapamıyorsunuz herifi. :D










Ve güzel çok güzel Mery *-* Şahsen kendisine zaten bayılırım ben. Çok güzel bir kadın değil mi ya? Kitap güzel, alımlı, başarılı ve her erkeğin hayali olarak geçen bir kadın karakter.






Gamzesinde boğulacağım adam... Karşınızda Brad. Ramon ve Mary'nin arkadaşı olur kendisi. Ah alıp saklayasım var o gamzeleri, o sıfatı. *-* Neyse...

21 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] Çilek Mevsimi/ Burcu BüyükYıldız/ Ephesus Yayınları - Kitap Yorumu








        Çilek kokulu bir aşk ile geldik bu tur. Eski baskısı yüzünden birazcık çekinsem de Ephesus yayınları kesinlikle harika bir iş çıkarmış. Baskı olsun, kalite olsun özellikle eski baskısında olan ve Ephesus baskısında olmayan o italik yazının olmaması olsun. Gözlerim bozuk arkadaş benim gelemiyorum o yazıları okumaya ne yapayım. :D Ephesuscuğumu anlından öpüyorum bu nedenle. :D Ve kesinlikle Burcu Büyükyıldız’ın yazımını geliştirdiğini görüyoruz yeni basımda.
          Yağız ve Mira aşkı gene tutkulu, gene fazla seksi. *-* Bu kitaplar bir gün sonum olacak bakalım. :D Bu çiftin tutkusu daha ilk anda başlıyor. Ve ben ilk anda başlayan tutkulara ya da aşklara bayılırım. O yüzden benim için çok daha güzel oldu.
            Yağız’ın gizemli ve tehlikeli hallerini görüp de kapılmamak elde değil doğrusu. Elbette o güzel sevmesi ve sevişmesi de biz kadınları ona çeken etkenlerden biri olabilir. Ah ah…
          Mira ise ailesinin tek kızı, tam olarak bir prenses gibi büyümüş, güzeller güzeli ve naif bir genç kız. Tabi, Yağızcığım onun içindeki “ dişli” kaplanı ortaya çıkartıyor ileriki zamanlarda o ayrı. Ama Mira’nın güçlü duruşunu çok takdir ettim kitap boyunca. Böyle kadınlara kitap da olsa bile ihtiyacımız var bence. Geçmiş ve günümüzde geçen, törelerin insanların hayatlarını karartan etkilerinin yanında tutkulu bir de aşk hikayesi okuyarak kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap. Aslında çok daha fazla şey yazmak istiyorum ama her an spoi verebilirmişim gibi hissettiğim için kısa keseceğim yorumumu. Okuyun, okutun arkadaşlar. *-*
           

                             

20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj











                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.

5 Eylül 2016 Pazartesi

[GKBT] İlk Aşk- James Patterson & Emıly Raymond - Playist listesi






          Turumuzun son gününde tekrar merhaba! Bazıları kitabın yanında müzik dinlemeyi sever. O an istiyorsam bende severim. Kitabı okurken dinlediğim ve ona uygun gittiğimi düşündüğüm birkaç müziği ekliyorum buraya. Keyifli dinlemeler. ^^ 








                                             

                                  Rixton - Me and My Broken Heart

         





                                     Alesso - Sweet Escape ft. Sirena 




                                              Birdy - Shelter





                         James Vincent Mc Morrow - Higher Love




                             
                                          
Brooklyn - Clandestine



                                           
                                         
Winter By Joshua Radin







                           

[GKBT] James Patterson & Emıly Raymond - Kitap Yorumu












           Merhabalar! Turumuzun son gününde, son yorum benden geliyor. Keyifli okumalar. :)







      Kendisini aşırı beğendiğim bir kitabın yorumunu gireceğim. Bir çırpıda bitebilecek sadelikte ve güzellikte bir kitap kendisi. Ama yorumu uzun tutamayacağım çünkü neresinden tutsam spoi verebilirim.
          Robinson ve Axi çocukluktan beri arkadaşlar. Ayrıca Axi’nin biricik aşkı olur kendisi. Kitabı Axi’nin ağzından okuyoruz. Axi’nin bir anlık kararı ile Robinson’u da yanına alarak evden ayrılması ile başlıyor kitap. Yazar olayları hızlı işlemesine rağmen beni kitaba bağladı. Yolculuk boyunca ikilinin duygularını hissetmek ve onlarla her türlü çılgınca maceraya atılmak çok keyifliydi doğrusu.
         Ama biraz yüzeysel işlenmişti. Arka planda ve geçmişte yaşanan olayları değinmedik fazla. Beni rahatsız etmedi aslında ama bir eksiklik hissediliyor yani. Onun dışında gerçekten kalkmadan bitirebilirsiniz kitabı o akıcılıkta. Yer yer güldüm, heyecanlandım az kala kalp krizi geçiriyordum, sinir oldum ve hönkürerek ağladım. Tam anlamıyla ‘ Hönkürme’ kelimesi anlatabilir durumumu. :D Tabi aşık – Robinson *-* - oldum, imrendim de. Hayalim olan bir şeyi yaşayan karakterleri görmek çok mutlu etti beni. Her satırından keyif aldım ve sizinde alacağınızdan neredeyse eminim.
        Ayrıca gene bir Nemesis klasiği olarak mükemmel bir kapak olmuş. Tasarımına bayıldım, çeviri baya iyiydi. Benden tam not aldı kapak.



                 10/10


      Bol kitaplı günler dilerim!


                      

4 Eylül 2016 Pazar

[GKBT] İlk Aşk - James Patterson & Emıly Raymond - Nemesis Kitap - Karakter Tanıtımı






         Yeni bir tur gününden merhaba hepinize *-* Bu turumuzda Nemesis Kitap'dan İlk Aşk'ı ağırlıyoruz. Biz beğendik, umarım sizde beğenirsiniz. Karakterleri size tanıtmadan önce yazarın çok yüzeysel geçtiğini eklemek istiyorum. Kitap zaten iki karakterden gidiyor, onlarında fiziksel özellikleri yok yani. O yüzden kafamda canlanan kişileri paylaşıyorum size. Daha geride etkisi olan ama cisimleri olamayan karakterleri de yazacağım alta. Resimlerini paylaşmayacağım.


                       







          Ya çok güzel değil mi? *-* Bu güzellik abidesi Axi Moore. Manyak çocuğumuzun en yakın arkadaşı. Biz onu başlarda daha çok böyle sessiz, sakin ve uslu kız olarak bilsek de sonradan biraz değiştiğine şahit oluyoruz. Fazla bir bilgi veremiyorum, fiziksel özelliklerini bu şekilde hayal ettim ben.








            Ve bu canım kıvırcığım da Robinson.  Kendisi kötü çocuğumuz olur. Yani kötü çocuk ama değil. O bildiğimiz kötü çocuklardan değil aslında. Çok temiz bir kalbi var ben kendisine bayıldım. *-* Aslında bıraksam kendimi buraya sayfalarca şeyler yazarım onunla ilgili ama ben susuyorum, resim konuşsun. :D




          Genel olarak diğer karakterlerden bahsetmem gerekirse kızımızın işe yaramaz bir babası var. Zaten kitabın başında görüyoruz kendisini spoi olmaz bu. Axi'nin neden hayatından kurtulmak istediğini anlayabiliyoruz yani.

        Robinson'un ailesini ise artık kitabın sonlarında görüyoruz. Ama genede yazar girmemiş o kadar içlerine. Sadece görüyoruz, bazen onlarla ilgili birkaç şey okuyoruz o kadar. Kitap genel olarak Axi ve Robinson arasında geçiyor diyebiliriz yani. 






                Bol kitaplı günler dilerim! ^^^