23 Haziran 2016 Perşembe

[GKBT 9. Tur] Sümeyye Akarçay - Hayatın Ruhu - Yorum

04:00, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





Dikkat az da olsa spoi içerir. Aslında dikkat etmeye çalıştım ama çok ucundan da olsa spoi var gibi. Çok rahatsız etmez ama ekleyeyim dedim.

Yeni bir yorum gününden merhaba! Sümeyye Akarçay uzun yıllardır takip ettiğim ve sevdiğim bir yazar. Son kitabı Hayatın Ruhu da çıkınca çok sevindim tabi. En başta şunu söyleyebilirim ki, 2.kitabı Aşka Rehin'den sonra yazar kendini çok fazla geliştirmiş. Arada ki farkı rahatlıkla anlayabiliyoruz. Özellikle de tasarıma bayıldım. O kadar kitaptan bir tasarım ki tebrik ettim cidden. Kara Ruhlu Ömer'i okuyoruz bu kitapta. Kendisine zaten az da olsa diğer kitaplardan aşinayız. Ben merak ediyordum Ömer ve Hayat'ı uzun zamandır. Beklediğime deydi. Ömer bataklığa gömülmüş hayatında ışıktan yoksun bir adam. Bir gün şans eseri tesadüfler ile anlaşmalı bir evliliğe adım attığında ışığa da bir adım yaklaşıyor. ( Ya spoi diye burası için dedim ama pek de spoi gibi gelmedi şuan ama bilemedim.) Hayat'ın deli dolu hallerini, Ömer'in aşık olan adam tavırlarını o kadar sevdim ki anlatamam. Niye gerçekte böyle adamlar yok ki ya? Varsa da niye bulmaz beni. Genel bir bakış attığınız da evlere şenlik bir kitap. İyi yansıtılan değişik karakterler olsun, kötü adamların bile bir okunabiletesi vardı yani. Ha bu sevdim anlamına gelmiyor yanlış anlaşılmasın. Kötü adımlarımızı saymazsak kitap boyunca tek sevmediğim, hatta sinirden kudurduğum tek karakter Mısra oldu. Bazen başrol kızların en yakın arkadaşlarını sevmediğim olurdu ama bu ayrı cidden. Diğer tur arkadaşlarım sevmiş ama ben sevemedim. O tavırları deli etti beni ki pek de bir şey yapmadı yani aslında. Ama ısınamadım ya. Ömer'in korumalarından olan Barış'a da yanaşmaya çalışması da bir etken tabi. Barış, Murat ve Seyfi üçlemesini özellikle ayrı sevdim diyebilirim. Yazarın dilinin akıcılığı ve havası çok iyiydi. Genç bir yazar arkadaşımız ve ileride daha çok kitaplarını görürüz umarım.
Son olarak beni rahatsız eden bir noktaya değinmek istiyorum. Her şey çok harika idi ama keşke Ömer'in Hayat'ına yüzük taktığını görseydik. Yani ben aradım en azından. Ama yazarın kendine göre bir bildiği vardır eminim. Alıp okumanızı önerdiğim bir seri. Türk yazarlar arasından şans vermeniz gereken bir yazar kendisi.


Bol kitaplı günler dilerim!

22 Haziran 2016 Çarşamba

[GKBT 9. Tur] Sümeyye Akarçay - Hayatın Ruhu - Kitap & Yazar Tanıtımı

07:35, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:
Kitap adı: Hayatın Ruhu
Yazar: Sümeyye Akarçay
Yayın evi: İndigo Kitap
Baskı Yılı: 2016
Sayfa sayısı: 566

Yazar Tanıtımı 


       9 Ağustos 1992 İstanbul doğumlu olan yazar küçük yaşta başlayan yazma yeteneğini yıllar sonra roman yazmaya kadar götürmüştür. 2011 yılından beri Facebook üzerinden çeşitli hikayeler yazan Sümeyye Akarçay ilk kitabı Rehine'yi 2012 yılında çıkarmıştır. Ardından ikinci kitabı Aşka Rehin 2014'te raflardaki yerini almıştır. Uzun bir aradan sonra serinin üçüncü kitabı olan Hayatın Ruhu ile geri dönmüştür. Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak okumaya devam etmektedir. 

Sanıldığı gibi bir Wattpad yazarı değildir. Şu sıralar aktif olmasada, sosyal medyada yazmaya devam edecektir.

12 Haziran 2016 Pazar

[GKBT] Kağıttan Uçaklar - Dawn O'porter - Yorum

02:44, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:


       

            Orjinal adı: Paper Aeroplanes
            Yazar adı: Dawn O'porter
            Yayın evi: Novella Dinamik
 
          Kitaba puanım: 10/9 



          Yeni bir kitap yorumu ile tekrar merhaba. Turumuzun son gününün son yorumu da benden geliyor. Kağıttan Uçaklar, yakın bir zamanda Novella Dinamik farkı ile raflarda ki yerini almıştı. Kapağı ile dikkatimi çeken bir kitap olmuştu en başta ki kitap elime geçtiğinde, tasarımına aşık olduğumu söyleyebilirim. Cildin kalitesi, rengi, detaylar çok fazla iyiydi. Konusu ile de ilgimi üstüne çektiği için sabırsızlıkla beklediğim bir kitap oldu haliyle. Sabah saatlerinde bitirdim kitabı ve kesinlikle çok fazla sevdiğim kitaplar arasına girdi. Kitabımız Renee ve Flo adlı iki genç kızın çevresinde dönüyor. Bir bölüm Renee'nin bir bölüm de Flo'nun ağzından okuyoruz. Benim favorim Renee oldu.
        Kitabı okurken kendinizden bir çok şey bulabilirsiniz. Hepimizin daha gençken ergenlik zamanlarımız da yaşayacağımız tür de şeyler oluyor. Ya da aile sorunlarından bile benzerlik yakalayabilirsiniz. Ki kitabın beni etkilemesi de bunlar çok büyük rol oynadı. Basit bir anlatım ile basit görünen kurgusu ile aslında güzel mesajlar taşıyan bir kitap yazmış yazarımız. Arkadaşlığın önemini ve arada ki sevginin, bağın ne kadar güçlü olabileceğini okuduk genelde. Yanlış arkadaş seçimlerinin insanın hayatına getireceği zorlukları ele almıştı bazen. Karakterler çok gerçekçiydi. Kimi zaman sevdim kimi zaman nefret ettim bazılarından...
    İnsanlarda ki gelgit duygular iyi yansıtılmıştı bence. Sanırım bütün kitap boyunca bir tek Sally adlı kızı sevemedim. Ciddi anlamda nefret ettim. Spoi değil merak etmeyin, daha ilk anda gösteriyor kendini zaten.
    İnce bir kitap. Hemen okunur, ilk bir iki bölüm hafif sıksa bile sonradan insanı içine çekmeyi başarıyor. Tasarımı ve güzel konusu ile bu kitabı bize sunan Novella Dinamik'e kocaman teşekkür ederim. Yıllar sonra kitap sayesinde uçak yapmayı tekrardan öğrendim. Kitap ile ilgili tek sorun, sayfaları çevirirken kopmasından endişe ediyor olmam oldu. O da basımdan kaynaklı bir sorun. 1 puanı bu yüzden kırdım. İkinci baskıda düzelmeyecek bir şey değil. Yayın evinin daha önceki kitaplarını bildiğimden fazla sorun etmedim.

       Bol kitaplı günler dilerim!

3 Haziran 2016 Cuma

[ GKBT ] Nur Ötken - Seher Vakti - Yorum

03:56, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:



       





           Bugün çok fazla sevdiğim bir kitabın yorumunu yapıyorum. Nur Ötken'in ilk kitabı olan Bir Yalnız Günebakan'ı okumuş çok beğenmişti. Ama yorum girmemiştim onun için tekrar dönüp okuyacağım onu. Yakında bir yorum girerim ona da. Kitabın konusundan biraz bahsetmem gerekirse, Seher çok küçük yaşta annesini kaybediyor ve bir süre sonra hastalanan yatalak babası ve üvey annesi Sevim ile hayatını sürdürmeye çalışıyor. Hayatın hep ters tarafının denk geldiği insanlardan Seher. Yaşamayı zor yolla öğrenenlerden. Ama bir gün hayatına minik Nisa'nın girmesi ile her şey değişiyor.
       
        Yazarın dilini zaten seviyordum ki bence ilk kitaba göre geliştirmiş kendini. Genel anlamda sevsem de ilk başlarda o kadar olmayan ama sonlara doğru artan devrik cümle sayısı biraz rahatsız etti beni. Sanırım kitabı ve yazarın dilini sevmesem biraz zor okurdum ama bende hiç sıkıntı olmadı. Düzenleme de bir iki sorun vardı ama bunların dışında kitap cidden içi ile dışı ile çok iyiydi. Kurulan cümlelerin anlamlılığı olsun, cümlelerde ki duygular olsun baya iyi yansıtılmıştı.
     Özellikle bir Nasuh vardı ki zaten adam bir anda baş köşeme yerleşti. O naifliği, düşünceli halleri falan çok kusursuzdu ya. Hayata bakış açısını çok sevdiğim karakterlerden oldu. Seher ise baya sevip sevmeme konusunda bocaladığım ama sonuna sevdiğim kadın karakterlerden. Zor bir hayat geçirmiş, hayatın kötü yanını daha çok görmüş evet ama insanlardan bu kadar acısını çıkarmak... Ne bileyim doğru değildi. İnsanlardan uzak durmaya çalışmasını sevemedim pek. Ama genel olarak bakacak olursam Nasuh'un annesi dışında sevmediğim hiç bir karakter olmadı. Nötr olduğum karakter oldu o da Seher'in babasıydı.
  Ben böyle kitapları daha çok seviyorum sanırım. Nefret etmediğim karakterlerin sayısının çok az olduğu. Çünkü ben böyle baya kendimi kaptırırım bu konuya ve ciddi anlamda sövebilirim aşırı nefret edersem. Tatmin etti bu anlamda da kitap beni. Ben sevdim, tavsiye ederim. Ayracına özellikle bir bayıldım zaten. Yazarımıza hayatında başarılar diliyorum, umarım daha çok kitaplarını görürüz. *-*

   Bol kitaplı günler dilerim.


        Kitaba puanım: 10/7,5 

[ GKBT ] Seher Vakti - Nur Ötken - Karakter Tanıtımı

02:09, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





           Hepinize yeni bir tur kitabı ile merhaba. Sıradaki turumuz Postiga yayınlarından çıkan Nur Ötken'den Seher Vakti kitabı. Kitabı ben çok beğendim ama o yorumumda gelecek. Size karakterlerimizi tanıtmadan önce bazı karakterlerin yazar tarafından daha önceden belirlendiğini belirteyim. Benden kendisine uyarak, belirlediği karakterler ile devam edeceğim. Sanırım 2 kişinin karakteri yoktu onları da ben ekliyorum. Zaten belirtirim aşağıda hepsini.

 
                                                                             

                           



                                                                   Seher

         Sevdiğim ama bazen niye seviyorum ki ben bunu? Diye kendime sorduğum karakter olur kendisi. Kendine kurduğu bir kozası var ve uzun süre kozasından çıkmamış ve kozasına kimseyi sokmamış biri olarak sert karakterli bir tipti. Yeri geldi güçlülüğü konusunda çok takdir ettim ama yeri geldi çok kızdım. Ortalarda kaldı biraz benim için. Ama seviyorum o ayrı konu. Zor bir hayat yaşadığı için kabuklarına daha sıkı sarılmış birisi.


           




Nasuh
  


         Adamın isminde bile bir naiflik yok mu sizce de? Ciddi anlamda, en sevdiğim erkek karakterler arasına girdi kendisi. Naif, ince düşünceli, saygılı, sevgi dolu, affedici harika bir adam. Nasuh'a bayıldım be ben! Şiir gibi adam derler ya hani, aynen öyle. Şiir gibi adam, Nasuh. Seher'in değişi ile yeşilliklerinin içi gülen adam. Yakışıklı adam. Nasuh için çok fazla şey söylerim aslında buraya ama diğer karakterlere geçmem lazım. Tek diyeceğim Nasuh yaşanacak adam. *-* Bir de kendisi yönetmen. Bu da resmen onu sevmek için +++ puan. :D

             




                                                   Duru

         Seher'in en yakın arkadaşı hatta tek arkadaşı. Çocukluklarından beri beraberler. Duru anaokulu öğretmeni. Duruyu genel olarak sevdim denilebilir. İyi kalpli birisi ve her zaman dostunun yanında durması bana göre çok anlamlı bir hareket. Çocuklara olan bağlılığı da ona artı bir puan kazandırıyor bence.


                  



                                               Çetin
           Duru'nun kocası ve kitaptaki en neşeli heriflerden de birisi. Bu adamın sahneleri az da olsa eğlendirdi beni. Çocuklu ruhlu deriz ya Çetin de onlardan ya. Esprili halleri, rahat tavırları ile sizinde gönlünüzü çalabilir. *-*

                               

                                         Menderes

              Tamam Çetin çok komik, esprili falan ama bir Menderes olamaz ya. Hiç kimse olamaz hemde. Adam resmen gel beni sev diyor her sözünde. Egosunu yediğim, tipini yediğim bir insan kendisi. Nasuh'un yakın arkadaşı ve ortağı ayrıca. Her an eğlenmeye müsait, kadınların canlarını yakan, insanlarla uğraşmayı seven bir yapıda. Ama o kadar tatlı ki, ya en azından ben çok sevdim Menderes'i. Bir albeni var adamda ki ben normalde böyle daha naif ya da daha sert karakterleri sevdiğim için Menderes gibi bir adamı sevmem büyük bir şok oldu.

     


                                                  Nisa
          Bu küçük zilli de Nasuh'un yeğeni Nisa. Anne ve babası öldüğü için dayısı ile yaşamaya başlıyor küçük kız ve bir gün bir olay sonucunda Seher ile tanışıyorlar. Ki küçüğümüz Sehere tam anlamı ile bayılıyor. O boyundan büyük tavırları ile zaten gönüllere taht kurmaması imkansız. Bazen tam yaşı bazen yaşından çok daha olgun davranabiliyor ve o zaman ağzını burnunu ısırasım geliyor. Duru'nun çalıştığı anaokulunun öğrencisi. Şöyle kızım olsa her gün öp öp kendimden bıktırırdım sanırım. *-*


                                       
                                                             ( Bunu kendim ayarladım )

                                                Sevim

              Seher'in üvey annesi. Sanırım kitap boyunca haline en acıdığım kadında buydu. O kadar sessiz, kendi halinde, her şeyi içine atan bir kadın ki o üvey annelik olayı zaten siliniyor kafada baştan. Bir kanınız kaynıyor en azından benim kaynadı. O sadakati, iyiliği falan çok hoşuma gitti ve kafadaki o genel üvey anne yargısını kırdığına sevindim yazarın. Bıkmıştım kötü üvey anneli kitap ve ya hikayelerden çünkü.



                                       
                                                         ( Bunu da aynı şekilde )

                                              Harun


          Ya koysam mı koymasam mı çok kararsız kaldığım bir karakter oldu. Kitapta yeri az ama önemli birisi. Seher'in babası. Siz tabii daha zayıf birisinin düşünün, çökmüş. Bulamadım ben en uygun bunu bulabildim. Harun bey, felç geçiriyor ve hayatı yatağa mahkum şekilde geçiyor. Kızı ile arasında baba kız ilişkisi hiç bir zaman olmamış. Kızıyorsunuz ama ister istemez durumu yüzünden acıyorsunuz da. Bana çok nötr bir karakter yani. Ne nefret ettim ne sevdim. Bir şey hissetmiyorum kendisine karşı pek.


                  
                          Bol kitaplı günler dilerim!



23 Haziran 2016 Perşembe

[GKBT 9. Tur] Sümeyye Akarçay - Hayatın Ruhu - Yorum






Dikkat az da olsa spoi içerir. Aslında dikkat etmeye çalıştım ama çok ucundan da olsa spoi var gibi. Çok rahatsız etmez ama ekleyeyim dedim.

Yeni bir yorum gününden merhaba! Sümeyye Akarçay uzun yıllardır takip ettiğim ve sevdiğim bir yazar. Son kitabı Hayatın Ruhu da çıkınca çok sevindim tabi. En başta şunu söyleyebilirim ki, 2.kitabı Aşka Rehin'den sonra yazar kendini çok fazla geliştirmiş. Arada ki farkı rahatlıkla anlayabiliyoruz. Özellikle de tasarıma bayıldım. O kadar kitaptan bir tasarım ki tebrik ettim cidden. Kara Ruhlu Ömer'i okuyoruz bu kitapta. Kendisine zaten az da olsa diğer kitaplardan aşinayız. Ben merak ediyordum Ömer ve Hayat'ı uzun zamandır. Beklediğime deydi. Ömer bataklığa gömülmüş hayatında ışıktan yoksun bir adam. Bir gün şans eseri tesadüfler ile anlaşmalı bir evliliğe adım attığında ışığa da bir adım yaklaşıyor. ( Ya spoi diye burası için dedim ama pek de spoi gibi gelmedi şuan ama bilemedim.) Hayat'ın deli dolu hallerini, Ömer'in aşık olan adam tavırlarını o kadar sevdim ki anlatamam. Niye gerçekte böyle adamlar yok ki ya? Varsa da niye bulmaz beni. Genel bir bakış attığınız da evlere şenlik bir kitap. İyi yansıtılan değişik karakterler olsun, kötü adamların bile bir okunabiletesi vardı yani. Ha bu sevdim anlamına gelmiyor yanlış anlaşılmasın. Kötü adımlarımızı saymazsak kitap boyunca tek sevmediğim, hatta sinirden kudurduğum tek karakter Mısra oldu. Bazen başrol kızların en yakın arkadaşlarını sevmediğim olurdu ama bu ayrı cidden. Diğer tur arkadaşlarım sevmiş ama ben sevemedim. O tavırları deli etti beni ki pek de bir şey yapmadı yani aslında. Ama ısınamadım ya. Ömer'in korumalarından olan Barış'a da yanaşmaya çalışması da bir etken tabi. Barış, Murat ve Seyfi üçlemesini özellikle ayrı sevdim diyebilirim. Yazarın dilinin akıcılığı ve havası çok iyiydi. Genç bir yazar arkadaşımız ve ileride daha çok kitaplarını görürüz umarım.
Son olarak beni rahatsız eden bir noktaya değinmek istiyorum. Her şey çok harika idi ama keşke Ömer'in Hayat'ına yüzük taktığını görseydik. Yani ben aradım en azından. Ama yazarın kendine göre bir bildiği vardır eminim. Alıp okumanızı önerdiğim bir seri. Türk yazarlar arasından şans vermeniz gereken bir yazar kendisi.


Bol kitaplı günler dilerim!

22 Haziran 2016 Çarşamba

[GKBT 9. Tur] Sümeyye Akarçay - Hayatın Ruhu - Kitap & Yazar Tanıtımı

Kitap adı: Hayatın Ruhu
Yazar: Sümeyye Akarçay
Yayın evi: İndigo Kitap
Baskı Yılı: 2016
Sayfa sayısı: 566

Yazar Tanıtımı 


       9 Ağustos 1992 İstanbul doğumlu olan yazar küçük yaşta başlayan yazma yeteneğini yıllar sonra roman yazmaya kadar götürmüştür. 2011 yılından beri Facebook üzerinden çeşitli hikayeler yazan Sümeyye Akarçay ilk kitabı Rehine'yi 2012 yılında çıkarmıştır. Ardından ikinci kitabı Aşka Rehin 2014'te raflardaki yerini almıştır. Uzun bir aradan sonra serinin üçüncü kitabı olan Hayatın Ruhu ile geri dönmüştür. Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak okumaya devam etmektedir. 

Sanıldığı gibi bir Wattpad yazarı değildir. Şu sıralar aktif olmasada, sosyal medyada yazmaya devam edecektir.

12 Haziran 2016 Pazar

[GKBT] Kağıttan Uçaklar - Dawn O'porter - Yorum



       

            Orjinal adı: Paper Aeroplanes
            Yazar adı: Dawn O'porter
            Yayın evi: Novella Dinamik
 
          Kitaba puanım: 10/9 



          Yeni bir kitap yorumu ile tekrar merhaba. Turumuzun son gününün son yorumu da benden geliyor. Kağıttan Uçaklar, yakın bir zamanda Novella Dinamik farkı ile raflarda ki yerini almıştı. Kapağı ile dikkatimi çeken bir kitap olmuştu en başta ki kitap elime geçtiğinde, tasarımına aşık olduğumu söyleyebilirim. Cildin kalitesi, rengi, detaylar çok fazla iyiydi. Konusu ile de ilgimi üstüne çektiği için sabırsızlıkla beklediğim bir kitap oldu haliyle. Sabah saatlerinde bitirdim kitabı ve kesinlikle çok fazla sevdiğim kitaplar arasına girdi. Kitabımız Renee ve Flo adlı iki genç kızın çevresinde dönüyor. Bir bölüm Renee'nin bir bölüm de Flo'nun ağzından okuyoruz. Benim favorim Renee oldu.
        Kitabı okurken kendinizden bir çok şey bulabilirsiniz. Hepimizin daha gençken ergenlik zamanlarımız da yaşayacağımız tür de şeyler oluyor. Ya da aile sorunlarından bile benzerlik yakalayabilirsiniz. Ki kitabın beni etkilemesi de bunlar çok büyük rol oynadı. Basit bir anlatım ile basit görünen kurgusu ile aslında güzel mesajlar taşıyan bir kitap yazmış yazarımız. Arkadaşlığın önemini ve arada ki sevginin, bağın ne kadar güçlü olabileceğini okuduk genelde. Yanlış arkadaş seçimlerinin insanın hayatına getireceği zorlukları ele almıştı bazen. Karakterler çok gerçekçiydi. Kimi zaman sevdim kimi zaman nefret ettim bazılarından...
    İnsanlarda ki gelgit duygular iyi yansıtılmıştı bence. Sanırım bütün kitap boyunca bir tek Sally adlı kızı sevemedim. Ciddi anlamda nefret ettim. Spoi değil merak etmeyin, daha ilk anda gösteriyor kendini zaten.
    İnce bir kitap. Hemen okunur, ilk bir iki bölüm hafif sıksa bile sonradan insanı içine çekmeyi başarıyor. Tasarımı ve güzel konusu ile bu kitabı bize sunan Novella Dinamik'e kocaman teşekkür ederim. Yıllar sonra kitap sayesinde uçak yapmayı tekrardan öğrendim. Kitap ile ilgili tek sorun, sayfaları çevirirken kopmasından endişe ediyor olmam oldu. O da basımdan kaynaklı bir sorun. 1 puanı bu yüzden kırdım. İkinci baskıda düzelmeyecek bir şey değil. Yayın evinin daha önceki kitaplarını bildiğimden fazla sorun etmedim.

       Bol kitaplı günler dilerim!

3 Haziran 2016 Cuma

[ GKBT ] Nur Ötken - Seher Vakti - Yorum




       





           Bugün çok fazla sevdiğim bir kitabın yorumunu yapıyorum. Nur Ötken'in ilk kitabı olan Bir Yalnız Günebakan'ı okumuş çok beğenmişti. Ama yorum girmemiştim onun için tekrar dönüp okuyacağım onu. Yakında bir yorum girerim ona da. Kitabın konusundan biraz bahsetmem gerekirse, Seher çok küçük yaşta annesini kaybediyor ve bir süre sonra hastalanan yatalak babası ve üvey annesi Sevim ile hayatını sürdürmeye çalışıyor. Hayatın hep ters tarafının denk geldiği insanlardan Seher. Yaşamayı zor yolla öğrenenlerden. Ama bir gün hayatına minik Nisa'nın girmesi ile her şey değişiyor.
       
        Yazarın dilini zaten seviyordum ki bence ilk kitaba göre geliştirmiş kendini. Genel anlamda sevsem de ilk başlarda o kadar olmayan ama sonlara doğru artan devrik cümle sayısı biraz rahatsız etti beni. Sanırım kitabı ve yazarın dilini sevmesem biraz zor okurdum ama bende hiç sıkıntı olmadı. Düzenleme de bir iki sorun vardı ama bunların dışında kitap cidden içi ile dışı ile çok iyiydi. Kurulan cümlelerin anlamlılığı olsun, cümlelerde ki duygular olsun baya iyi yansıtılmıştı.
     Özellikle bir Nasuh vardı ki zaten adam bir anda baş köşeme yerleşti. O naifliği, düşünceli halleri falan çok kusursuzdu ya. Hayata bakış açısını çok sevdiğim karakterlerden oldu. Seher ise baya sevip sevmeme konusunda bocaladığım ama sonuna sevdiğim kadın karakterlerden. Zor bir hayat geçirmiş, hayatın kötü yanını daha çok görmüş evet ama insanlardan bu kadar acısını çıkarmak... Ne bileyim doğru değildi. İnsanlardan uzak durmaya çalışmasını sevemedim pek. Ama genel olarak bakacak olursam Nasuh'un annesi dışında sevmediğim hiç bir karakter olmadı. Nötr olduğum karakter oldu o da Seher'in babasıydı.
  Ben böyle kitapları daha çok seviyorum sanırım. Nefret etmediğim karakterlerin sayısının çok az olduğu. Çünkü ben böyle baya kendimi kaptırırım bu konuya ve ciddi anlamda sövebilirim aşırı nefret edersem. Tatmin etti bu anlamda da kitap beni. Ben sevdim, tavsiye ederim. Ayracına özellikle bir bayıldım zaten. Yazarımıza hayatında başarılar diliyorum, umarım daha çok kitaplarını görürüz. *-*

   Bol kitaplı günler dilerim.


        Kitaba puanım: 10/7,5 

[ GKBT ] Seher Vakti - Nur Ötken - Karakter Tanıtımı






           Hepinize yeni bir tur kitabı ile merhaba. Sıradaki turumuz Postiga yayınlarından çıkan Nur Ötken'den Seher Vakti kitabı. Kitabı ben çok beğendim ama o yorumumda gelecek. Size karakterlerimizi tanıtmadan önce bazı karakterlerin yazar tarafından daha önceden belirlendiğini belirteyim. Benden kendisine uyarak, belirlediği karakterler ile devam edeceğim. Sanırım 2 kişinin karakteri yoktu onları da ben ekliyorum. Zaten belirtirim aşağıda hepsini.

 
                                                                             

                           



                                                                   Seher

         Sevdiğim ama bazen niye seviyorum ki ben bunu? Diye kendime sorduğum karakter olur kendisi. Kendine kurduğu bir kozası var ve uzun süre kozasından çıkmamış ve kozasına kimseyi sokmamış biri olarak sert karakterli bir tipti. Yeri geldi güçlülüğü konusunda çok takdir ettim ama yeri geldi çok kızdım. Ortalarda kaldı biraz benim için. Ama seviyorum o ayrı konu. Zor bir hayat yaşadığı için kabuklarına daha sıkı sarılmış birisi.


           




Nasuh
  


         Adamın isminde bile bir naiflik yok mu sizce de? Ciddi anlamda, en sevdiğim erkek karakterler arasına girdi kendisi. Naif, ince düşünceli, saygılı, sevgi dolu, affedici harika bir adam. Nasuh'a bayıldım be ben! Şiir gibi adam derler ya hani, aynen öyle. Şiir gibi adam, Nasuh. Seher'in değişi ile yeşilliklerinin içi gülen adam. Yakışıklı adam. Nasuh için çok fazla şey söylerim aslında buraya ama diğer karakterlere geçmem lazım. Tek diyeceğim Nasuh yaşanacak adam. *-* Bir de kendisi yönetmen. Bu da resmen onu sevmek için +++ puan. :D

             




                                                   Duru

         Seher'in en yakın arkadaşı hatta tek arkadaşı. Çocukluklarından beri beraberler. Duru anaokulu öğretmeni. Duruyu genel olarak sevdim denilebilir. İyi kalpli birisi ve her zaman dostunun yanında durması bana göre çok anlamlı bir hareket. Çocuklara olan bağlılığı da ona artı bir puan kazandırıyor bence.


                  



                                               Çetin
           Duru'nun kocası ve kitaptaki en neşeli heriflerden de birisi. Bu adamın sahneleri az da olsa eğlendirdi beni. Çocuklu ruhlu deriz ya Çetin de onlardan ya. Esprili halleri, rahat tavırları ile sizinde gönlünüzü çalabilir. *-*

                               

                                         Menderes

              Tamam Çetin çok komik, esprili falan ama bir Menderes olamaz ya. Hiç kimse olamaz hemde. Adam resmen gel beni sev diyor her sözünde. Egosunu yediğim, tipini yediğim bir insan kendisi. Nasuh'un yakın arkadaşı ve ortağı ayrıca. Her an eğlenmeye müsait, kadınların canlarını yakan, insanlarla uğraşmayı seven bir yapıda. Ama o kadar tatlı ki, ya en azından ben çok sevdim Menderes'i. Bir albeni var adamda ki ben normalde böyle daha naif ya da daha sert karakterleri sevdiğim için Menderes gibi bir adamı sevmem büyük bir şok oldu.

     


                                                  Nisa
          Bu küçük zilli de Nasuh'un yeğeni Nisa. Anne ve babası öldüğü için dayısı ile yaşamaya başlıyor küçük kız ve bir gün bir olay sonucunda Seher ile tanışıyorlar. Ki küçüğümüz Sehere tam anlamı ile bayılıyor. O boyundan büyük tavırları ile zaten gönüllere taht kurmaması imkansız. Bazen tam yaşı bazen yaşından çok daha olgun davranabiliyor ve o zaman ağzını burnunu ısırasım geliyor. Duru'nun çalıştığı anaokulunun öğrencisi. Şöyle kızım olsa her gün öp öp kendimden bıktırırdım sanırım. *-*


                                       
                                                             ( Bunu kendim ayarladım )

                                                Sevim

              Seher'in üvey annesi. Sanırım kitap boyunca haline en acıdığım kadında buydu. O kadar sessiz, kendi halinde, her şeyi içine atan bir kadın ki o üvey annelik olayı zaten siliniyor kafada baştan. Bir kanınız kaynıyor en azından benim kaynadı. O sadakati, iyiliği falan çok hoşuma gitti ve kafadaki o genel üvey anne yargısını kırdığına sevindim yazarın. Bıkmıştım kötü üvey anneli kitap ve ya hikayelerden çünkü.



                                       
                                                         ( Bunu da aynı şekilde )

                                              Harun


          Ya koysam mı koymasam mı çok kararsız kaldığım bir karakter oldu. Kitapta yeri az ama önemli birisi. Seher'in babası. Siz tabii daha zayıf birisinin düşünün, çökmüş. Bulamadım ben en uygun bunu bulabildim. Harun bey, felç geçiriyor ve hayatı yatağa mahkum şekilde geçiyor. Kızı ile arasında baba kız ilişkisi hiç bir zaman olmamış. Kızıyorsunuz ama ister istemez durumu yüzünden acıyorsunuz da. Bana çok nötr bir karakter yani. Ne nefret ettim ne sevdim. Bir şey hissetmiyorum kendisine karşı pek.


                  
                          Bol kitaplı günler dilerim!