30 Kasım 2016 Çarşamba

Gizemli Erkek Avcısı / Aylem Güngördü/ Nemesis Kitap - Yorum

04:11, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:







    Masallar mutlu sonla bitse bile sonrasında neler olduğunu merak etmiyor musunuz? Ben ediyorum. Külkedisinin Zayıflama Hikayesinin devam kitabı olan Gizemli Erkek Avcısında Öykü, Tolga ve diğer karakterlerin neler yaptığını öğrenirken ilk kitaptan hatırlayacağımız ve kesinlikle nefretimizi kazanan Seçil karakterini okuyoruz baş rolde. İlk kitabı okumadıysanız buradan sonra sizi dışarıya almam gerekecek. Spoi yeme olasılığınız var Gerçi elimden geldiğince vermemeye çalışacağım ama siz gene de yaklaşmayın.
       Bildiğiniz üzere Seçil’in gerçek kimliğini sonlara doğru çözmüştük. Koca kitap boyunca ağız burun dalmak istediğim hatuna kitabın sonlarında bir ısındım bir ısındım öyle böyle değil. Gizemli Erkek Avcısında ise ağzını burnunu yiyesim geldi. Bence Seçil çok harika bir karakter olarak yaratılmış. İçinde yatan o küçük kadını tanımak güzeldi. Gerçekten sevilmeyi hak edenlerden.
          Baran ile – burada Baran'ın Tolga'nın kardeşi olması dışında herhangi bir spoi vermeyeceğim, hala ilk kitabı okumayıp da bu yoruma devam eden canımlar varsa okusunlar görsünler. :* - ilk kitabın sonunda tanışan ve etkilenen kızımızın hikayesini okuyoruz. Kendisi de bir yerde çok fazla kabul etmese de bal gibi de aşık oluyor adama. Ama hak veriyorum şimdi. Baran aşık olunacak adam şimdi. İki kardeş gönlümü çaldılar resmen. :D Kitap bence aşırı kısaydı bu anlamda sevmedim. 600 sayfa olsa okurdum yani. Onun haricinde ilk kitapta Öykü’den de çok şey saklandı farkındayım ama bu kitap da Öykü’nün Seçil'e arkadaşım deyip de bir şeyler saklaması kızdırdı beni. Tolga ve Öykü de dahil olmak üzere herkes Gizemli Erkek Avcısının kim olduğunu bilirken, Seçil’den saklanması hiç hoş değildi. Ben Seçil’in yerinde olsam daha büyük tepki verirdim.
         Ah Baran… Çok sevdim ya Baran’ı. Cidden favori kitap karakterlerim arasına girdi. Keşke daha uzun olsaydı kitap diyorum ya. Bence Baran’ın düşüncelerini falan da bolcana okumalıydık. Kesinlikle Baran ve Seçil ikilisi birbirine aşırı yakışan çiftler arasında. Kimya var abi bir kere aralarında.
        Bir tane daha devam kitabı gelir mi bilmiyorum ama gelirse de süper olur. – Yazar burada kitabın yazarına alttan tatliş bir rica da bulunuyor. *-* -
      
             Masallardan kopmamanız dileği ile sihirli günler dilerim. 



           

Külkedisinin Zayıflama Hikayesi / Aylem Güngördü / Nemesis Kitap - Yorum

02:44, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





     


                             






         


     Hangimiz masalları sevmezdi ki küçükken? Büyüdüklerinde bile sevmeye devam eden insanlar vardır eminim. Bende onlardanım. Masalların büyülü dünyasında kaybolmak, gerçek dünyada olmaktan çok daha iyi bana göre. Biz masal severler için tam burada işte bu kitap devreye giriyor. Külkedisinin Zayıflama Hikâyesi. Birazcık daha değişik versiyonu ile çocukluğumuzun günlerine dönmeye var mısınız?
       Ben bu kitabı okurken çok fazla şey geçirdi bana. Sadakat, dostluk, kötüler, iyiler ve yakışıklı bir prens vardı içinde. Ve bir kadının kendini değiştirmek istediğinde neler yapabileceğini okudum. Çok fazla ilham aldım okurken ve bende kendime küçük bir liste hazırladım.
       Kilolu bir kadının hikâyesini okuyoruz. Öykü, bir dergide köşe yazarlığı yapan, yemek yapmayı ve yemeği çok seven kendi halinde içimizden bir kadın… Kitap boyunca çok söveceğiniz Seçil’den intikam almak ve patronu Bora’yı tavlamak için zayıflama karar veriyor. Bir yandan da köşe yazarlığında ‘ Külkedisi’ ismi ile popülerliği artmaya devam ediyor.
     Yukarıda da dedim ya Öykü içimizden birisi. Ben, sen, bir başkası… Toplumun ön yargılarını ve kendi istediklerini dayattığı birçok kadından birisi. Bir prenses olmaya karar veriyor ve bu yolda ona destek olan insanlarla yeni bir Öykü yaratıyor. Kuzeni Melis, akıl hocası ve dostu olan Berk ve insanları Sihirli Kitap Dükkânında bir kahve ve kek eşliğinde, şömine kenarında güzel bir gün geçirmeye davet eden Tolga. ( Burada not eklemek istiyorum, umarım bir yerlerde bir Tolga beni bekliyordur. ) Yazarın dili kesinlikle çok güzeldi. Sıkılmadan çok güzel bir maceraya davet ediyor sizi. Keşke daha önce alıp okusaymışım dedim elimden bıraktığımda. Çünkü hayatımın gidişatı konusunda bana çok fazla ilham verdi. Yazara bol öpücüklerimi gönderiyorum bu noktada.
     Ve bir şey demek istiyorum sizlere. Nasıl olursanız olun eğer kendinizden mutluysanız bırakın öyle kalın. Bir gün sizi siz olduğunuz için sevecek birisini eminim bulacaksınız.
    
      Çok fazla güleceğiniz, bazı yerlerde sinirden delireceğiniz, Öykü ile birlikte bazen üzüleceğiniz bir maceraya evet diyorsanız hadi bir kitapçı dükkânına gidin ve bu kitaba sahip olun. Kim bilir, belki de sizin prensiniz/prensesiniz orada bekliyordur sizi?

                 Sihirli masallarla dolu günler dilerim hepinize :*
      

26 Kasım 2016 Cumartesi

[GKBT] Külkedisinin Zayıflama Hikayesi + Gizemli Erkek Avcısı / Aylem Güngördü / Nemesis Kitap - Yazar Tanıtımı

02:33, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:







               




                Herkese merhaba! Gevezeler olarak yeni bir tur ile karşınızdayız. Bu sefer ki 'konuklarımız' oldukça tatlı bir seri. Okurken biz çok eğlendik. Sosyal medyadan yeni tanıdığım, kısa sürede olsa kitapları kadar tatlı olduğunu düşündüğüm Aylem Güngördü'yü tanımak isterseniz hemen aşağıda bekliyorum sizleri. :) 



                       






        1992 doğumlu olan yazarımız İstanbul'da ikamet etmektedir. Selanik göçmeni olan yazar, Başak kadınıdır. Çocukluğundan beri yazmayı seven Aylem Wattpad'de yazmaya başlamıştır. İstanbul Üniversitesin de eğitim gören yazar, Az Mantıklı Konuş ile yazarlık kariyerinin ilk adımını atmış bulunmaktadır. Ardından gelen Külkedisinin Zayıflama Hikayesi ile başarılı bir çıkış yapan yazar raflardaki yerini almıştır. En yeni çıkan kitabı ise Külkedisinin Zayıflama Hikayesinin devam kitabı olan Gizemli Erkek Avcısıdır. 







       




    Bir gün en yakın arkadaşınız siz evde sürekli pinekleyip aşk filmleri izlerken, sizinle hayatınızı değiştirecek bir anlaşma yapsa ne derdiniz? Hatta biraz daha açalım... Bu anlaşmanın içeriği, tanımadığınız her adamın görüşme teklifini gerçek aşkı bulabilmek için kabul etmek zorunda olmanız olsa? Cevabınızı duyuyor gibiyim. Hayır değil mi? Ben ne yaptım? Kabul ettim! Gerçek aşkımı buldum mu sizce? Gelin size şunu baştan bir anlatayım...










Bir kadın kendini değiştirmek istediğinde, ona engel olabilecek hiçbir yemek yoktur





Öykü, hayatını zorlaştıracak her şeye sahipti.


Çalıştığı dergide gıcık bir müdire 
 İnsanın dikkatini dağıtacak türden yakışıklı bir patron √
Fazla kilolar √
Sürekli topuz yapılan saçlar √
Paçoz kıyafetler √

          Bu liste böyle uzayıp giderdi. Ancak bir gün bir şey oldu ve Öykü artık böyle devam edemeyeceğine karar verdi. Hayatını değiştirecekti. Ve buna, fazla kilolarından kurtularak başlamalıydı. Onlardan kurtulmak için ihtiyacı olan şeyler onda var mıydı peki?Fazlasıyla vardı. Azim √

     
Uyuz ve süper çekici müdiresi Seçil, ondan dergiye bir köşe hazırlamasını istemişti. Öykü, yeterince iyi yazılar yazamazsa işini kaybedeceğini biliyordu. İlham gelsin diye beklerken, aradığı şeyi aynada gördü. Kendini yazacaktı. Kendi zayıflama hikâyesini ve bugüne kadar neler yaşadığını… Bu büyük bir riskti çünkü ilgi çekici bir konu gibi görünmüyordu. Ancak ilk yazı yayınlandığında, herkesi şaşkına uğratacak gelişmeler oldu. Artık Öykü’nün hayatı, kontrol edemeyeceği bir şekilde değişmişti.

Külkedisi, küllerinden doğacaktı!







                                     EROS, KENDİ KAZDIĞI KUYUYA DÜŞERSE… 


      Özgür ruhlu, sert, alaycı ve iş arkadaşlarının deyimiyle “tam bir cadı” olan Seçil Kaya, erkeklerin önünde diz çökmesine alışıktır. Çünkü o seçilmez, sadece seçer. Üstelik uzun ilişki denen şey asla ona göre değildir.Yine de her zor kadını dize getirecek bir şövalye çıkar.Seçil’in karşısına da o şövalye çıkmak üzeredir: Baran.Baran’la karşılaştıktan sonra, hissettiği şeylerin adını koymakta zorlanan Seçil, yardım almaya karar verir. Çalıştığı dergideki köşe yazısında okuduğu Gizemli Erkek Avcısı, Seçil’in aklındaki soru işaretlerinin cevabını verebilecek gibi görünmektedir. Ancak Seçil bu cevaplara hazır mıdır?



11 Kasım 2016 Cuma

[GKBT] İki Mükemmel Hata/ Fatih Murat Arsal/ Ephesus Yayınları - Yorum

07:01, BY Rabia Yentür - 1 yorum:




                     Fatih Murat Arsal kalemi ile çok önceden Facebook sayfası vasıtasıyla tanışmıştım zaten. Kitaplarını kütüphanemde görmek, onları tekrar tekrar okumak çok büyük bir zevk oldu benim için. Özellikle yeni Ephesus baskıları kesinlikle şahane. Ciltli kitap hastası olarak kalp çıkartıyorum gözlerimden. Bir FMArsal klasiği olarak gene harika ötesi bir romanla karşı karşıyayız. Bir erkeğin kaleminden böyle güzel cümlelerin ve harika bir aşkın çıkması hem hayret verici hem de şahane. Bir yerlerde hala romantik adamların olduğunu bilmek güzel hissettiriyor. Daha önce bir FMArsal romanı okuduysanız, duyguların kitaptan size geçtiğini fark etmişsinizdir. Her türlü duyguyu son raddede okuyorsunuz çünkü. Kıskançlık, aşk, sevgi, nefret, tutku ve çekim… Aile ve arkadaşlık. Tüm bunlar sayfalardan içinize doğru akıyor. Ve elbette FMArsal erkeklerinin ve kadınlarının ne kadar kusursuz olduğunu da biliyorsunuzdur. Gerçekten dünyada olamayacak bir güzellikteler. Mükemmel bir hayal gücünden çıktıkları buradan belli aslında. Tasvirlerini okurken iç çekmeden edemiyorsunuz. Zaten yazım dili bir harika ve her seferinde çok daha geliştiriyor kendini. Bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama cümleleri kuruş tarzı çok farklı ve duygu yüklü. Her sahneyi okurken, beyninizde yaşatabiliyorsunuz yani. 
           İki Mükemmel Hata’yı okurken çok daha geliştiğini gördüm Fatih Bey’in. Bir sonraki kitabını sabırsızlıkla beklememe neden oldu bu elbette. Neresinden tutsam spoi vereceğimi hissediyorum o yüzden fazla konuya girmemeye çalışarak üstünden bir yorum yazacağım size. Ayça ile Ayhan’ı okuyoruz bu kitap da.  Ayça yaşadığı hüzünlere rağmen ayakta durmayı beceren ve onu seven insanlara sahip bir kadın. İyi bir işi, güzel bir ailesi var. İki Renk Aşk’ı okuyanlar az çok Ayça’nın olayını biliyordur, bilmeyenler için girmiyorum o taraflara. Ayhan ise nasıl seveyim bilemediğim, güzel yürekli, harika dokunuşlara sahip bir adam. Nasıl seveceğimi bilemedim çünkü o adamı sevmenin çok yolu var. Sevmemek zaten mümkün değil bence. Gerçi kızdığımda oldu ama o kadar. Sonra hemen geçti. :D Okuduğum en değişik adamlardan birisi olduğu da bir gerçek tabi.
           Ayrıca diğer kitaplarda ki karakterleri de görmek sevindirdi beni. Özlemişim hepsini. Bu kitapların en sevdiğim yanı illa konunun bir yerinde karakterlerin birbirleriyle bağlantılarını görüyoruz. Hem hafızamızı tazeliyoruz hem de eskileri yeniden okuyoruz. Klasik bir FMArsal romanında olduğu gibi bol bol ateşin sözünü verebilirim size. Ve gerçekten komik bir kitaptı. Okurken eğlendiğim sahneler oldu. Özellikle kitabın ilk yarısında. Ayhan’ın haşarı çocuk tavırları, Ayça’nın dik başlı ( Gerçi böyle dediğime bakmayın Ayhan’ın elleri altında bildiğin kuzu. Ateşli olanından.  *-* ) halleri falan derken ne ara elime aldım, ne ara bitirdim bilemedim. Özlemişim FMArsal okumayı. Umarım yeni kitabını hemen elimize alırız ve Fatih Bey ömrü yettikçe yazmaya devam eder.

            10/10         

[GKBT] İki Mükemmel Hata/ Fatih Murat Arsal/ Ephesus Yayınları - Kitap Tanıtımı - Tur Takvimi - Çekiliş Duyurusu

02:08, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:


       



        Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Bugün nasılsınız bakalım? Ben çok iyiyim çünkü harika bir kitaba tur yapıyoruz yine. İki Mükemmel Hata uzun zamandır beklediğim kitapların arasındaydı. Gerçekten de beklediğime değdi ve Fatih Bey'in yeni kitabını sabırsızlıkla beklemeye başladım bile.  






Kitap Tanıtımı




Genç kız için hayatı mükemmeldi. Hatasızdı…

Anlayışlı bir aileye, iyi bir kariyere sahipti.
Sevdiği adamdan başkası da umurunda değildi.
En azından öyle sanıyordu…
 
Ama karşısına böyle bir adamın çıkacağını bilemezdi!
Yapmayı düşünmediği hataların sahibi gibiydi.
Tehlikeli bir hayata, farklı bir dünyaya aitti.
Kollarında, olmadığı biri gibi davranmak çok kolaydı.
Keşke onunla hiç karşılaşmasaydı… Keşke dokunuşlarından etkilenmeseydi…
Keşke imkânsız isteklerine karşı koyabilseydi. Ve keşke… onun bir hata olduğunu fark edebilseydi.
 
Geç kalmıştı!
Sahiplenilmeyi, tehlikeyi ve arzulanmayı bir yabancının heyecan veren yakınlığında buldu.
Bu gülen gözlü adam onun tüm kalelerini yıkmıştı.
 
Bazı hataların engellenemez olduğu aşk yolculuğunda, bir genç kızın en mükemmel hatasına yenilişini destekleyeceğiniz bir FMArsal romanı daha!




Tur Takvimi



18. Blog Tur: İki Mükemmel Hata - Fatih Murat Arsal

10 Kasım - 14 Kasım Tarihleri Arasında

1. Gün
Kitap Tanıtımı + Tur Takvimi + Çekiliş Duyurusu || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Rabi'nin Güncesi
2. Gün
Yazar Tanıtımı || Rebellengels Read
Yorum || Dilarabook
3. Gün
Yorum || Rebellengels Read
Yazar Röportajı || Mor Düşler Kitaplığı
4. Gün
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
Alıntılar || Dilarabook







Çekiliş Duyurusu



Biri Facebook biri de Instagram'dan olmak üzere iki kişiye İki Mükemmel Hata kitabını hediye ediyoruz. Çekilişlere katılmak için sizleri de bekleriz. 

2 Kasım 2016 Çarşamba

Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut/ Ephesus Yayınları - Yorum

05:28, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:




       
Aşk kitaplarını çok severim. Kütüphanemin büyük bir kısmını fantastik ve aşk kitapları oluşturuyor. Ama bana göre kitabın konusu aşk ise içinde mutlaka cinsellik, ihtiras artık nasıl tanımlarsanız işte olmalı. Aşkın oldu yerde tutkuda vardı muhakkak bana göre. Bu türün başarı basamaklarını tırmanan bir isim bana göre Aslı Karabulut. Daha önce Ateş ve Buz kitabını okumuş birisi olarak zaten kalemine güveniyordum. Kesinlikle kendini geliştirmekle kalmamış, çok daha iyi bir yere ulaşmış bu yolda. Yazım dili olsun, konunun işleyişi olsun kusursuzdu bana göre. 
    Bir sayfa daha okuyacağım, tamam bu son sayfa olacak artık yatacağım diye diye kitabı bitirdim. Komedi, aşk, tutku, kıskançlık ve daha bir sürü güzel duyguyu okumakla kalmıyorsunuz, o duygular size geçiyor. Eylül ayını da seven birisi olarak, kitap benim için yemede yanında yat kıvamındaydı.
      Eylül kendi halinde, ayaklarının üstünde durabilen ve kendine yetebilen güçlü bir kadın. Okumayı en sevdiğim şeydir güçlü kadınlar zaten. Bazen “ Sen yürek mi yedin kızım?” modunda okusam da kitabı, o savaşçı kız duruşunu sevdim. Bir de Poyraz'ımız var ki bir sevdim, bir sövdüm bir sen hayırdır birader moduna girdim onunla birlikte. Ama gene de sevdim. Poyraz ve adamlarının silahlı saldırıya uğramasıyla başlıyor hikayemiz. Eylül’ün şans eseri orada bulunmasıyla karışan işlerden sonra, aslında kızımızı kurtarmak maksadıyla yanlarına alıyor adamlar. Poyraz o ara yararı olduğu için pek farkında değil durumların ama Eylül adamın çekiciliğinin hemen farkına varıyor. Gözü kara kızım ya! Ne olursa olsun aşkının peşinde korkmadan duran kadınlar olmalı hep bu hayatta. Eylül de onlardan işte.
      Elbette bu kadarla sınır değil kalbimi hoplatan kişilerin sayısı. Genel olarak karakterlerin hepsini sevdim aslında zaten. Ama bir Menderes ve Harun var ki… Bir de Kadir var, Uras var… Kısaca ben hepsine tav oldum arkadaşlar. :D Ama Menderes ayrı şimdi. Ağır abi böyle. Onu okumak için sabırsızlanıyorum. Bir de Eylül’ümüzün biriciği Jülide var tabi. Çok sevdim ya ben o hatunu. Tam benim kafadan. Gerçekte olsaydı sanırım en yakın arkadaşım olabilirdi.
      Okurken aşırı keyif aldım, karakterlerin diyalogları falan çok güzeldi. Zaten kitabın baskısına diyecek sözüm yok. İçi dışı her şekilde mükemmel bir baskı olmuş. Ephesus bu anlamda çok aştı kendini. Bu güzel kitap ve baskısı için yazara ve yayın evine teşekkürler. Bol kitaplı bir kış dilerim hepinize.
         10/10

29 Ekim 2016 Cumartesi

Ephesus Yayınları/ Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut + Kitap Tanıtımı ve Çekiliş duyurusu

03:26, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:


         Merhabalar. ^^ Yepyeni bir tur ile karşınızdayız. Bizim çok sevdiğimiz ve zevk aldığımız bir kitaptı. Eminim sizlerde aynı duyguları paylaşacaksınız. ^^

             
17. Blog Tur: Eylül Çıkmazı - Aslı Karabulut
29 Ekim - 02 Kasım Tarihleri Arasında
1. Gün
Kitap Tanıtımı + Tur Takvimi + Çekiliş Duyurusu || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Gonca'nın Dünyasından

2. Gün
Yazar Tanıtımı || Gonca'nın Dünyasından
Yorum || Son Sayfası "Hayat"
3. Gün
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
Karakter Tanıtımı || Son Sayfası "Hayat"
4. Gün
Yorum || Dilarabook
Yazar Röportajı || Mor Düşler Kitaplığı
5. Gün
Yorum || Rabi'nin Güncesi
Alıntılar || Dilarabook



               Kitap Tanıtımı



                 
NEFES NEFESE BİR İLK BAKIŞ...
TEHLİKELİ BİR YAKINLAŞMA...
KALPLERE DÜŞEN TUTKULU BİR AŞK...

Sakin hayatı bir gecede beklenmedik bir hızla değişen Eylül için aşk, mavi gözlerinde tehlikeler barındıran ve aynı zamanda ona tutkuyu vadeden adamdan ibaretti.
 
Ölümü her an ensesinde hisseden Poyraz, siyah parıltıların dans ettiği kuytu yeşilliklerle buluştuğunda, artık her şey için çok geçti. Direnmeye çalışsa da benliğine usulca sızan aşk, tüm savunmasını paramparça etti.
 
Zaman ilerledikçe gün yüzüne çıkan tehlikeler, bir nefes kadar yakınlarında dolaşırken, iki âşık zorlu bir sınava tutulacaktı...


POYRAZ, EN BÜYÜK KORKUSUYLA YÜZLEŞTİĞİNDE,

VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİREBİLECEK VE EYLÜL’Ü HAYATTA TUTMAYI BAŞARABİLECEK MİYDİ?

















        Ayrıca Facebook ve Instagram çekilişlerimize katılarak Eylül Çıkmazı kitabını kazanabilirsiniz. Bol şanslar dilerim. :* 

24 Ekim 2016 Pazartesi

Kağıttan Hayaller - Dawn O'porter - Novella Dinamik+ Yorum

04:27, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:









             Yeni bir yorum gününden hepinize tekrar merhaba. Gevezeler olarak sıradaki turumuz Novella Dinamik yayınlarından çıkan Kağıttan Hayaller kitabı oldu. Kağıttan Uçakların turunu biz yapmıştık ve ekipçe ilk kitabı oldukça beğenmiştik. Yorumum hemen şurada. İkinci kitabı da beğendiğimi söyleyebilirim. Biraz tereddütle başlamıştım, yazar nasıl yazdı, konuyu nasıl devam ettirdi diye ama hayal kırıklığına uğramadım. Renee ile Flo artık genç bir kadın olma yolunda ilerliyorlardı. Gençliğin verdiği heyecan, asilik, kafa karışıklığı ve tutkuyu işlemişti yazar. Bu tip olaylardan hepimiz geçtiği için, seriyi zaten kendime yakın buluyordum. İlk kitabın ardından dostluklarına daha sıkı bir şekilde sarılan ikili için birçok şey değişmek üzere. Gelecekleri için kaygılarının yanında, üniversite heyecanı ve kendilerini bulma çabalarını okuyoruz. Yeni arkadaşlıkları, aşklarını ve ilk kitabın sonrasında aileleri ile olan iletişimlerini görmek tatmin etti beni. Kağıttan Uçaklardan sonra bir boşluk hissi oluşmuştu bende çünkü. Bazı durumlarda yadırgasam da kültür farklılığı nedeniyle fazla umursamamaya çalıştım. Onun dışında hiçbir sorun yoktu kitap da. 
         Yazarın dili zaten oldukça akıcı. Hemen okuyabilirsiniz benim gibi kitap okuyamam durumundan muzdarip olmadığınız durumlarda. Evet, son zamanlarda neredeyse her tur aynı şeyden yakındım ama ne yapayım kitap okumak zor geliyor resmen. L
           İlk kitap gibi bence bununda kapağı çok hoştu ve uyumluydu. Güzel bir seri, hoş kapaklar ve her genç kadının hayatının belirli dönemlerinde yaşadıkları zorlukları ve karışıklıkları içeren güzel bir arkadaşlık hikayesini kaçırmayın derim.

         Puanım 10/8

15 Ekim 2016 Cumartesi

[GKBT] Aşktan Sabıkalı/ Merve Duman/ Mortena Yayınları

05:02, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:



             Yeni bir tur yorumundan merhaba hepinize. ^^ Aşktan Sabıkalının çıkacağını duyduğum andan beri merak ediyordum. Kitabı okumak için ilk elime aldığım anda da merakımı tatmin edeceğini anlamıştım. Kitap ilk sayfadan itibaren beni tam anlamıyla kendine bağlamıştı. Her bir sayfanın ardından merak içerisinde diğer kısma geçerken kitabın ne ara bittiğini anlamadım bile. Ki bu ara kitap okuyamadığımı düşünürsek beni kendine sıkı bağladı. 
         Kitap manyak Bihter’in operasyonuyla başlıyor. Kızımız cinayet masasında polis. Gelişen olaylar sonucu  aldığı uzaklaştırma ile tam bir oh ulan diyecekken ‘Kancalı’ lakaplı amirinin verdiği yeni görevi ile baya bir sövüyor. Gittiği evde bazı olaylar sonucu küçük, yaramaz ve en az Bihter kadar cadı bir kızın bakıcı olduğunu öğreniyor. Buradan sonra da olaylar başlıyor zaten. Buse’nin babası Savaş ile de karşılaşması ile evin içindeki elektrik arttıkça artıyor. E bize de çok eğlenceli bir kitabı okumak kalıyor geriye. Bihter ve Buse, Bihter ve Savaş, Savaş ve Atakan, Atakan ve Şebnem, Bihter ve Nazım, Sedef ve Serkan, Bihter ve Sedef ve elbette Kancalı ile olan yer yer eğlenceli, yer yer küfürlü sahneleri okumak cidden aşırı eğlenceliydi. Kahkahalara boğuldum okurken. Yazarın dilini aşırı sevdiğimi söylemeliyim. Çok eğlenceli bir, mükemmel ötesi karakterler derken ortaya baya iyi bir kitap çıkmış. Yan karakterleri aşırı derecede sevdim. Bu kitap daha uzun olsaydı seve seve okurdum bence.
       Mortena Yayınları yeni bir yayın evi çoğunuzun bildiği gibi. Ama çıkardıkları kitaplar cidden çok harika. Özellikle kapaklarına bayılıyorum ki Aşktan Sabıkalının da kapağı aşırı hoşuma gitti. 
          Ateşli bir polisiye komedisi okumak istiyorsanız sizi de şöyle alabilirim. Sevgiyle kalın. <3 o:p="">


                    10/10

14 Ekim 2016 Cuma

[GKBT] Aşktan Sabıkalı/ Merve Duman/ Mortena Yayınları - Karakter Tanıtımı

07:13, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





        Yepyeni bir tur gününden hepinize merhaba. Yeni turumuzda Mortena Yayınlarından çıkan Aşktan Sabıkalı kitabının karakterlerini beraber tanıyacağız. Keyifli okumalar dilerim. ^^


         



         







     Biraz manyak, biraz çatlak, çokcana deli ama esaslı kadınımız Bihter. Her ne kadar kitapta ki her Bihter isminde aklıma Aşk-ı Memnu da ki nefret ettiğim yuva yıkıcı gelse de polis Bihter'imiz resmen ismi bana geri sevdirdi. Delikanlı gibi hatundu yeminle. Ha kızı deli çıkaracaklardı o ayrı. Gerçi zaten deli de işte daha fazla deli çıkacaktı yavrucak. Gayet de üstlerinden geldi bence. Sevdim seni hatun desem duymayacaksın ama olsundu be güzelim ben sevdim seni.







         Ne desem ki? Öncelikle o güzel gözlerinden öperim. Bihter manyağını ne kadar sevdiysem şu herifi de aynı oranda sevmiş olabilirim. Gerçi Bihter bir adım önde ya hala. Boşuna mıknatıs demiyorum ben bu herife. Kendi gibi nerede arıza var çekiyor adam. Belki de bundan, bu kadar sevmem. Beni bilen bilir. Arıza adamları pek bir severim.






       


Esas kızımın yakın arkadaşı. Güzel, tuttuğunu koparan, birazcık deli dolu. Kendisini pek sevdim efenim. Özellikle Bihter ile sahnelerinde gül gül öldüğümü de dile getirmek isterim.






 Çapkın, esprili ve tam bir yenilesi kişidir kendisi. Huyunu suyunu sevdiğim adamlardandır. Bu tip adamlar dellendirir arada bilirsiniz ama sevmekten vazgeçemezsiniz ya hani... Hah tam onlardan Serkan'da. 

7 Ekim 2016 Cuma

[GKBT] Mekanik Aşk/ Zeliha Eren/ Ephesus Yayınları- Yorum

03:33, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:


           


             Bol bol güldüren bir kitapla karşınızdayım. Mekanik aşk yazarın okuduğum ilk kitabı ama siz siz olun benim hatama düşmeyin önce gidip ilk kitabı okuyun. Yoksa benim gibi bu nasıl olmuştu ya moduna girebilirsiniz. Neyse ki okuyanlar vardı da onlara sordum öğrendim. Ha spoi yedim ama olsundu hemen ilk kitabı alıp okuyacağım.

            Alex ve Julia'nın daha gençken tanıştığı dönemi görüyoruz. Julia ilk gördüğünde Alex'den ne kadar etkilense de daha sonra yaptıkları onu genç adamdan soğutuyor ve bir nefrete dönüştürüyor. Ve yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında Julia beklediğim gibi Alex'in canına okuyor.
                 Kitap ilerledikçe resmen kurgu sizi içine içine çekiyor. Sıradanlıktan uzak, heyecan ve macera dolu bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Yazarın dili de okunaklı ve rahat olunca bir solukta biten bir kitap çıkıyor ortaya elbette. O çekişmeleri ve birbirlerine çekilmeleri, Alex'in Julia'yı kızdırma sahneleri, Julia'nın Alex'e karşı koyan ama koyamayan atışmaları kitabı farklı bir boyuta taşımıştı. Romantik aşklar, deli dolu karakterler seviyorsanız bu kitap tam size göre.
               BİS ajanlarını çok sevdim. Sırf onlar için bile gidip kitabı alıp okuyacağım yani. Her biri ayrı güzel, ayrı renkli. Birbirlerine bağlılıkları çok hoşuma gitti. Zaten ajan vs tarzı konuları seven birisi olarak bu kitap serisi beni kendine bağladı. İç dünyaları olsun, olaylar olsun çok iyi aktarılmıştı.
             Kitabın kapak tasarımı da bir harikaydı ama ben özellikle içteki cildin tasarımına aşık oldum. İç tasarımı da çok hoştu ama cildin tasarımına bakıp bakıp iç çekiyorum. Ephesus yayınları son dönemde cidden harika işler çıkartmaya başladı Mekanik Aşk'da bir örnek. Sevdim, öneriyorum ve puanım 10 10 ve 10 :D

               Bol kitaplı günler dilerim! ^^

5 Ekim 2016 Çarşamba

[GKBT] Ephesus Yayınları/ Mekanik Aşk/ Zeliha Eren - Tur Takvimi + Kitap Tanıtımı

03:32, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:
 Merhabalar. ^^ Yepyeni bir tur ile karşınızdayız. Biz çok sevdik eminim sizlerde seversiniz. ^^


                                                  Tur Takvimi






            14. Blog Tur: Zeliha Eren - Mekanik Aşk - Tur Takvimi
 
            5 - 9 EKİM





1. Gün:
Tur Takvimi + Kitap Tanıtımı || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Gonca'nın Dünyasından
2. Gün:
Yazar Tanıtımı || Gonca'nın Dünyasından
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
3. Gün
Karakter Tanıtımı || Son Sayfası "Hayat"
Yorum || Rabi'nin Güncesi
4. Gün:
Röportaj || Mor Düşler Kitaplığı
Yorum || Rebellengels Read
5. Gün:
Alıntılar || Rebellengels Read
Yorum || Son Sayfası "Hayat"



              

                                              Kitap Tanıtımı

       Bilişim İstihbarat Servisi’nde macera hız kesmeden devam ediyor!
     Kemerlerinizi çıkarmadınız, değil mi?

 

     Gördüğü her güzele kur yapabilme yeteneği olan, Bilişim İstihbarat Servisi’nin cesur ve yakışıklı ajanı Alex Cavendish, dünya kadın popülasyonu içinde asla öpmemesi gereken tek kadının dudaklarına dokunurken, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinin farkında değildi.

      Julie Thompson, robotlarıyla mutlu mesut yaşayan, onlara nesli tükenmekte olan son panda yavrusu muamelesi yapan bir bilim insanıydı. Fakat evrenin onunla ilgili farklı planları vardı. Hayatı boyunca nefret ettiği adamın çekimine kapılıp bir yanardağa dönüşmüş, bu da yetmezmiş gibi bir anda ajan olup göreve gönderilmişti. Üstelik de onunla…

Alex, aristokrasinin beşiği olan İngiltere’de skandal haberler, renkli alışveriş poşetleri, işkence aletine dönüştürülmüş rujlar ve katil olma potansiyelini ortaya çıkaran futbolcuların arasında akıl sağlığını korumaya çalışırken, bir yandan da -kendide dâhil olmak üzere- dünya çapında birçok ajanın hayatını kurtarmayı amaçlayan görevde başarılı olmak için, geçmişinden gelen şeytanlarıyla savaşmak zorunda kalır.

     İki inatçı yüreğin baştan çıkarma oyunlarıyla süslenen doludizgin aşkına kahkahalarla eşlik ederken, tehlikeli maceralarla kalp atışlarınız yükselecek.


   
  Tavsiye: Kesinlikle sakin olmadan okuyun!

        Öfke hiç bu kadar ateşli olmamıştı. Tutku hiç bu kadar alev almamıştı. Ve aşk… Belki de hiç bu kadar eğlenmemişti bu iki delinin kalbine düşene dek.
                                 
                                    ( Tanıtım Bülteninden)


        









Kitabımızın çekilişlerine katılmak için sizi de Facebook ve İnstagram adreslerimize bekleriz. ^^

30 Eylül 2016 Cuma

[GKBT] Canan A. Düzgan/ İlham Perisi/ Gitane Kitap- Yorum

04:53, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:








Yeni bir tur yorumundan hepinize merhaba! İlham Perisi uzun bir süredir merak ettiğim ancak alamadığım kitaplar arasındaydı. Turunu alınca da ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz. Beklediğimden de iyi bir kitap çıktı diyemem doğrusu ama kesinlikle beklediğim kadar güzeldi. Konu olarak da hayalim olan bir olay işlenince haliyle daha bir güzel geldi.
     Helen’in gizemli bir İlham Perisi sayesinde yazdığı kitaba girmesiyle başlıyoruz. Ama bunun farkı kötü yan rolün yanında ortaya çıkı veriyor olmasıydı. Ramon ve Helen sahnelerini okurken sinir krizleri geçirsem de güldüğüm ve eğlendiğim çok yer oldu. Yazarın dili de sevdiğim gibi düz ve okunaklı olunca değmeyin keyfime tabi. Kitap ne zaman başladı ne zaman bitti anlamadım bile. Güzel yorumları okuyordum kitapla alakalı zaten.
     Özellikle ters köşelere bayıldım. Ağzım açık kaldı bazı yerlerde. Ramon’un sapıklıkları, kızımızın güçlü tavırları çok hoşuma gitti. Özellikle Ramon’un sapıklıkları. :D Yan karakterler de bence gayet iyi işlenmişti. Bir kitap da özellikle dikkat ettiğim yan karakterlerin nasıl işlendiğidir. Yazarımız bunu gayet iyi başarmıştı. Eğlenmeye ve kahkahalara varım diyorsanız sizi de İlham Perisinin dünyasına davet ediyorum.

         Ve elbette kitabın o güzel kapağını da eklemeden geçemeyeceğim. Gitane Kitabı tebrik ediyorum, emeklerine sağlık. 


       10/9

           

28 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] İlham Perisi/ Canan A Düzgan/ Gitane Yayınları - Karakter Tanıtımı

07:48, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:




            Merhabalar! Yeni turumuzda birçok yazar adayanın hayali olmaya aday konusuyla İham Perisini okuyoruz. Kitabımızın biraz çatlak, biraz manyak, çokça da eğlenceli karakterlerini tanıtacağım bugün. :)
             



             









   Kitabımızın ana karakter kadını. Kendisi Helen Nam-ı diğer Koca Göt ya da Pijamalı-_- Evet sinir oldum. Helen güçlü duruşuyla beni etkileyen karakterlerden birisi oldu. Tabi akla hayale gelmeyecek cesareti ve manyaklıkları da öyle. :D :D Bir de hayalimi yaşıyor olması da çeken etkenlerden olabilir. -_- Yürü kızım diye bağırmama sebep de olduğu bir gerçek. :P







Ve erkek karakterimiz Ramon efendi. Nam-ı diğer Şeytan ya da Fındık Göt :D Resmen kitapta ki karaktere oturmuş bu adam bence. Onun gibi piç piç sırıtıyor. :D :D Zengin ve tam bir çapkın. Kitap boyu beni deli etse de sevmeden yapamıyorsunuz herifi. :D










Ve güzel çok güzel Mery *-* Şahsen kendisine zaten bayılırım ben. Çok güzel bir kadın değil mi ya? Kitap güzel, alımlı, başarılı ve her erkeğin hayali olarak geçen bir kadın karakter.






Gamzesinde boğulacağım adam... Karşınızda Brad. Ramon ve Mary'nin arkadaşı olur kendisi. Ah alıp saklayasım var o gamzeleri, o sıfatı. *-* Neyse...

21 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] Çilek Mevsimi/ Burcu BüyükYıldız/ Ephesus Yayınları - Kitap Yorumu

03:17, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:







        Çilek kokulu bir aşk ile geldik bu tur. Eski baskısı yüzünden birazcık çekinsem de Ephesus yayınları kesinlikle harika bir iş çıkarmış. Baskı olsun, kalite olsun özellikle eski baskısında olan ve Ephesus baskısında olmayan o italik yazının olmaması olsun. Gözlerim bozuk arkadaş benim gelemiyorum o yazıları okumaya ne yapayım. :D Ephesuscuğumu anlından öpüyorum bu nedenle. :D Ve kesinlikle Burcu Büyükyıldız’ın yazımını geliştirdiğini görüyoruz yeni basımda.
          Yağız ve Mira aşkı gene tutkulu, gene fazla seksi. *-* Bu kitaplar bir gün sonum olacak bakalım. :D Bu çiftin tutkusu daha ilk anda başlıyor. Ve ben ilk anda başlayan tutkulara ya da aşklara bayılırım. O yüzden benim için çok daha güzel oldu.
            Yağız’ın gizemli ve tehlikeli hallerini görüp de kapılmamak elde değil doğrusu. Elbette o güzel sevmesi ve sevişmesi de biz kadınları ona çeken etkenlerden biri olabilir. Ah ah…
          Mira ise ailesinin tek kızı, tam olarak bir prenses gibi büyümüş, güzeller güzeli ve naif bir genç kız. Tabi, Yağızcığım onun içindeki “ dişli” kaplanı ortaya çıkartıyor ileriki zamanlarda o ayrı. Ama Mira’nın güçlü duruşunu çok takdir ettim kitap boyunca. Böyle kadınlara kitap da olsa bile ihtiyacımız var bence. Geçmiş ve günümüzde geçen, törelerin insanların hayatlarını karartan etkilerinin yanında tutkulu bir de aşk hikayesi okuyarak kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap. Aslında çok daha fazla şey yazmak istiyorum ama her an spoi verebilirmişim gibi hissettiğim için kısa keseceğim yorumumu. Okuyun, okutun arkadaşlar. *-*
           

                             

20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj

02:29, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:










                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.

30 Kasım 2016 Çarşamba

Gizemli Erkek Avcısı / Aylem Güngördü/ Nemesis Kitap - Yorum








    Masallar mutlu sonla bitse bile sonrasında neler olduğunu merak etmiyor musunuz? Ben ediyorum. Külkedisinin Zayıflama Hikayesinin devam kitabı olan Gizemli Erkek Avcısında Öykü, Tolga ve diğer karakterlerin neler yaptığını öğrenirken ilk kitaptan hatırlayacağımız ve kesinlikle nefretimizi kazanan Seçil karakterini okuyoruz baş rolde. İlk kitabı okumadıysanız buradan sonra sizi dışarıya almam gerekecek. Spoi yeme olasılığınız var Gerçi elimden geldiğince vermemeye çalışacağım ama siz gene de yaklaşmayın.
       Bildiğiniz üzere Seçil’in gerçek kimliğini sonlara doğru çözmüştük. Koca kitap boyunca ağız burun dalmak istediğim hatuna kitabın sonlarında bir ısındım bir ısındım öyle böyle değil. Gizemli Erkek Avcısında ise ağzını burnunu yiyesim geldi. Bence Seçil çok harika bir karakter olarak yaratılmış. İçinde yatan o küçük kadını tanımak güzeldi. Gerçekten sevilmeyi hak edenlerden.
          Baran ile – burada Baran'ın Tolga'nın kardeşi olması dışında herhangi bir spoi vermeyeceğim, hala ilk kitabı okumayıp da bu yoruma devam eden canımlar varsa okusunlar görsünler. :* - ilk kitabın sonunda tanışan ve etkilenen kızımızın hikayesini okuyoruz. Kendisi de bir yerde çok fazla kabul etmese de bal gibi de aşık oluyor adama. Ama hak veriyorum şimdi. Baran aşık olunacak adam şimdi. İki kardeş gönlümü çaldılar resmen. :D Kitap bence aşırı kısaydı bu anlamda sevmedim. 600 sayfa olsa okurdum yani. Onun haricinde ilk kitapta Öykü’den de çok şey saklandı farkındayım ama bu kitap da Öykü’nün Seçil'e arkadaşım deyip de bir şeyler saklaması kızdırdı beni. Tolga ve Öykü de dahil olmak üzere herkes Gizemli Erkek Avcısının kim olduğunu bilirken, Seçil’den saklanması hiç hoş değildi. Ben Seçil’in yerinde olsam daha büyük tepki verirdim.
         Ah Baran… Çok sevdim ya Baran’ı. Cidden favori kitap karakterlerim arasına girdi. Keşke daha uzun olsaydı kitap diyorum ya. Bence Baran’ın düşüncelerini falan da bolcana okumalıydık. Kesinlikle Baran ve Seçil ikilisi birbirine aşırı yakışan çiftler arasında. Kimya var abi bir kere aralarında.
        Bir tane daha devam kitabı gelir mi bilmiyorum ama gelirse de süper olur. – Yazar burada kitabın yazarına alttan tatliş bir rica da bulunuyor. *-* -
      
             Masallardan kopmamanız dileği ile sihirli günler dilerim. 



           

Külkedisinin Zayıflama Hikayesi / Aylem Güngördü / Nemesis Kitap - Yorum






     


                             






         


     Hangimiz masalları sevmezdi ki küçükken? Büyüdüklerinde bile sevmeye devam eden insanlar vardır eminim. Bende onlardanım. Masalların büyülü dünyasında kaybolmak, gerçek dünyada olmaktan çok daha iyi bana göre. Biz masal severler için tam burada işte bu kitap devreye giriyor. Külkedisinin Zayıflama Hikâyesi. Birazcık daha değişik versiyonu ile çocukluğumuzun günlerine dönmeye var mısınız?
       Ben bu kitabı okurken çok fazla şey geçirdi bana. Sadakat, dostluk, kötüler, iyiler ve yakışıklı bir prens vardı içinde. Ve bir kadının kendini değiştirmek istediğinde neler yapabileceğini okudum. Çok fazla ilham aldım okurken ve bende kendime küçük bir liste hazırladım.
       Kilolu bir kadının hikâyesini okuyoruz. Öykü, bir dergide köşe yazarlığı yapan, yemek yapmayı ve yemeği çok seven kendi halinde içimizden bir kadın… Kitap boyunca çok söveceğiniz Seçil’den intikam almak ve patronu Bora’yı tavlamak için zayıflama karar veriyor. Bir yandan da köşe yazarlığında ‘ Külkedisi’ ismi ile popülerliği artmaya devam ediyor.
     Yukarıda da dedim ya Öykü içimizden birisi. Ben, sen, bir başkası… Toplumun ön yargılarını ve kendi istediklerini dayattığı birçok kadından birisi. Bir prenses olmaya karar veriyor ve bu yolda ona destek olan insanlarla yeni bir Öykü yaratıyor. Kuzeni Melis, akıl hocası ve dostu olan Berk ve insanları Sihirli Kitap Dükkânında bir kahve ve kek eşliğinde, şömine kenarında güzel bir gün geçirmeye davet eden Tolga. ( Burada not eklemek istiyorum, umarım bir yerlerde bir Tolga beni bekliyordur. ) Yazarın dili kesinlikle çok güzeldi. Sıkılmadan çok güzel bir maceraya davet ediyor sizi. Keşke daha önce alıp okusaymışım dedim elimden bıraktığımda. Çünkü hayatımın gidişatı konusunda bana çok fazla ilham verdi. Yazara bol öpücüklerimi gönderiyorum bu noktada.
     Ve bir şey demek istiyorum sizlere. Nasıl olursanız olun eğer kendinizden mutluysanız bırakın öyle kalın. Bir gün sizi siz olduğunuz için sevecek birisini eminim bulacaksınız.
    
      Çok fazla güleceğiniz, bazı yerlerde sinirden delireceğiniz, Öykü ile birlikte bazen üzüleceğiniz bir maceraya evet diyorsanız hadi bir kitapçı dükkânına gidin ve bu kitaba sahip olun. Kim bilir, belki de sizin prensiniz/prensesiniz orada bekliyordur sizi?

                 Sihirli masallarla dolu günler dilerim hepinize :*
      

26 Kasım 2016 Cumartesi

[GKBT] Külkedisinin Zayıflama Hikayesi + Gizemli Erkek Avcısı / Aylem Güngördü / Nemesis Kitap - Yazar Tanıtımı








               




                Herkese merhaba! Gevezeler olarak yeni bir tur ile karşınızdayız. Bu sefer ki 'konuklarımız' oldukça tatlı bir seri. Okurken biz çok eğlendik. Sosyal medyadan yeni tanıdığım, kısa sürede olsa kitapları kadar tatlı olduğunu düşündüğüm Aylem Güngördü'yü tanımak isterseniz hemen aşağıda bekliyorum sizleri. :) 



                       






        1992 doğumlu olan yazarımız İstanbul'da ikamet etmektedir. Selanik göçmeni olan yazar, Başak kadınıdır. Çocukluğundan beri yazmayı seven Aylem Wattpad'de yazmaya başlamıştır. İstanbul Üniversitesin de eğitim gören yazar, Az Mantıklı Konuş ile yazarlık kariyerinin ilk adımını atmış bulunmaktadır. Ardından gelen Külkedisinin Zayıflama Hikayesi ile başarılı bir çıkış yapan yazar raflardaki yerini almıştır. En yeni çıkan kitabı ise Külkedisinin Zayıflama Hikayesinin devam kitabı olan Gizemli Erkek Avcısıdır. 







       




    Bir gün en yakın arkadaşınız siz evde sürekli pinekleyip aşk filmleri izlerken, sizinle hayatınızı değiştirecek bir anlaşma yapsa ne derdiniz? Hatta biraz daha açalım... Bu anlaşmanın içeriği, tanımadığınız her adamın görüşme teklifini gerçek aşkı bulabilmek için kabul etmek zorunda olmanız olsa? Cevabınızı duyuyor gibiyim. Hayır değil mi? Ben ne yaptım? Kabul ettim! Gerçek aşkımı buldum mu sizce? Gelin size şunu baştan bir anlatayım...










Bir kadın kendini değiştirmek istediğinde, ona engel olabilecek hiçbir yemek yoktur





Öykü, hayatını zorlaştıracak her şeye sahipti.


Çalıştığı dergide gıcık bir müdire 
 İnsanın dikkatini dağıtacak türden yakışıklı bir patron √
Fazla kilolar √
Sürekli topuz yapılan saçlar √
Paçoz kıyafetler √

          Bu liste böyle uzayıp giderdi. Ancak bir gün bir şey oldu ve Öykü artık böyle devam edemeyeceğine karar verdi. Hayatını değiştirecekti. Ve buna, fazla kilolarından kurtularak başlamalıydı. Onlardan kurtulmak için ihtiyacı olan şeyler onda var mıydı peki?Fazlasıyla vardı. Azim √

     
Uyuz ve süper çekici müdiresi Seçil, ondan dergiye bir köşe hazırlamasını istemişti. Öykü, yeterince iyi yazılar yazamazsa işini kaybedeceğini biliyordu. İlham gelsin diye beklerken, aradığı şeyi aynada gördü. Kendini yazacaktı. Kendi zayıflama hikâyesini ve bugüne kadar neler yaşadığını… Bu büyük bir riskti çünkü ilgi çekici bir konu gibi görünmüyordu. Ancak ilk yazı yayınlandığında, herkesi şaşkına uğratacak gelişmeler oldu. Artık Öykü’nün hayatı, kontrol edemeyeceği bir şekilde değişmişti.

Külkedisi, küllerinden doğacaktı!







                                     EROS, KENDİ KAZDIĞI KUYUYA DÜŞERSE… 


      Özgür ruhlu, sert, alaycı ve iş arkadaşlarının deyimiyle “tam bir cadı” olan Seçil Kaya, erkeklerin önünde diz çökmesine alışıktır. Çünkü o seçilmez, sadece seçer. Üstelik uzun ilişki denen şey asla ona göre değildir.Yine de her zor kadını dize getirecek bir şövalye çıkar.Seçil’in karşısına da o şövalye çıkmak üzeredir: Baran.Baran’la karşılaştıktan sonra, hissettiği şeylerin adını koymakta zorlanan Seçil, yardım almaya karar verir. Çalıştığı dergideki köşe yazısında okuduğu Gizemli Erkek Avcısı, Seçil’in aklındaki soru işaretlerinin cevabını verebilecek gibi görünmektedir. Ancak Seçil bu cevaplara hazır mıdır?



11 Kasım 2016 Cuma

[GKBT] İki Mükemmel Hata/ Fatih Murat Arsal/ Ephesus Yayınları - Yorum





                     Fatih Murat Arsal kalemi ile çok önceden Facebook sayfası vasıtasıyla tanışmıştım zaten. Kitaplarını kütüphanemde görmek, onları tekrar tekrar okumak çok büyük bir zevk oldu benim için. Özellikle yeni Ephesus baskıları kesinlikle şahane. Ciltli kitap hastası olarak kalp çıkartıyorum gözlerimden. Bir FMArsal klasiği olarak gene harika ötesi bir romanla karşı karşıyayız. Bir erkeğin kaleminden böyle güzel cümlelerin ve harika bir aşkın çıkması hem hayret verici hem de şahane. Bir yerlerde hala romantik adamların olduğunu bilmek güzel hissettiriyor. Daha önce bir FMArsal romanı okuduysanız, duyguların kitaptan size geçtiğini fark etmişsinizdir. Her türlü duyguyu son raddede okuyorsunuz çünkü. Kıskançlık, aşk, sevgi, nefret, tutku ve çekim… Aile ve arkadaşlık. Tüm bunlar sayfalardan içinize doğru akıyor. Ve elbette FMArsal erkeklerinin ve kadınlarının ne kadar kusursuz olduğunu da biliyorsunuzdur. Gerçekten dünyada olamayacak bir güzellikteler. Mükemmel bir hayal gücünden çıktıkları buradan belli aslında. Tasvirlerini okurken iç çekmeden edemiyorsunuz. Zaten yazım dili bir harika ve her seferinde çok daha geliştiriyor kendini. Bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama cümleleri kuruş tarzı çok farklı ve duygu yüklü. Her sahneyi okurken, beyninizde yaşatabiliyorsunuz yani. 
           İki Mükemmel Hata’yı okurken çok daha geliştiğini gördüm Fatih Bey’in. Bir sonraki kitabını sabırsızlıkla beklememe neden oldu bu elbette. Neresinden tutsam spoi vereceğimi hissediyorum o yüzden fazla konuya girmemeye çalışarak üstünden bir yorum yazacağım size. Ayça ile Ayhan’ı okuyoruz bu kitap da.  Ayça yaşadığı hüzünlere rağmen ayakta durmayı beceren ve onu seven insanlara sahip bir kadın. İyi bir işi, güzel bir ailesi var. İki Renk Aşk’ı okuyanlar az çok Ayça’nın olayını biliyordur, bilmeyenler için girmiyorum o taraflara. Ayhan ise nasıl seveyim bilemediğim, güzel yürekli, harika dokunuşlara sahip bir adam. Nasıl seveceğimi bilemedim çünkü o adamı sevmenin çok yolu var. Sevmemek zaten mümkün değil bence. Gerçi kızdığımda oldu ama o kadar. Sonra hemen geçti. :D Okuduğum en değişik adamlardan birisi olduğu da bir gerçek tabi.
           Ayrıca diğer kitaplarda ki karakterleri de görmek sevindirdi beni. Özlemişim hepsini. Bu kitapların en sevdiğim yanı illa konunun bir yerinde karakterlerin birbirleriyle bağlantılarını görüyoruz. Hem hafızamızı tazeliyoruz hem de eskileri yeniden okuyoruz. Klasik bir FMArsal romanında olduğu gibi bol bol ateşin sözünü verebilirim size. Ve gerçekten komik bir kitaptı. Okurken eğlendiğim sahneler oldu. Özellikle kitabın ilk yarısında. Ayhan’ın haşarı çocuk tavırları, Ayça’nın dik başlı ( Gerçi böyle dediğime bakmayın Ayhan’ın elleri altında bildiğin kuzu. Ateşli olanından.  *-* ) halleri falan derken ne ara elime aldım, ne ara bitirdim bilemedim. Özlemişim FMArsal okumayı. Umarım yeni kitabını hemen elimize alırız ve Fatih Bey ömrü yettikçe yazmaya devam eder.

            10/10         

[GKBT] İki Mükemmel Hata/ Fatih Murat Arsal/ Ephesus Yayınları - Kitap Tanıtımı - Tur Takvimi - Çekiliş Duyurusu



       



        Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Bugün nasılsınız bakalım? Ben çok iyiyim çünkü harika bir kitaba tur yapıyoruz yine. İki Mükemmel Hata uzun zamandır beklediğim kitapların arasındaydı. Gerçekten de beklediğime değdi ve Fatih Bey'in yeni kitabını sabırsızlıkla beklemeye başladım bile.  






Kitap Tanıtımı




Genç kız için hayatı mükemmeldi. Hatasızdı…

Anlayışlı bir aileye, iyi bir kariyere sahipti.
Sevdiği adamdan başkası da umurunda değildi.
En azından öyle sanıyordu…
 
Ama karşısına böyle bir adamın çıkacağını bilemezdi!
Yapmayı düşünmediği hataların sahibi gibiydi.
Tehlikeli bir hayata, farklı bir dünyaya aitti.
Kollarında, olmadığı biri gibi davranmak çok kolaydı.
Keşke onunla hiç karşılaşmasaydı… Keşke dokunuşlarından etkilenmeseydi…
Keşke imkânsız isteklerine karşı koyabilseydi. Ve keşke… onun bir hata olduğunu fark edebilseydi.
 
Geç kalmıştı!
Sahiplenilmeyi, tehlikeyi ve arzulanmayı bir yabancının heyecan veren yakınlığında buldu.
Bu gülen gözlü adam onun tüm kalelerini yıkmıştı.
 
Bazı hataların engellenemez olduğu aşk yolculuğunda, bir genç kızın en mükemmel hatasına yenilişini destekleyeceğiniz bir FMArsal romanı daha!




Tur Takvimi



18. Blog Tur: İki Mükemmel Hata - Fatih Murat Arsal

10 Kasım - 14 Kasım Tarihleri Arasında

1. Gün
Kitap Tanıtımı + Tur Takvimi + Çekiliş Duyurusu || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Rabi'nin Güncesi
2. Gün
Yazar Tanıtımı || Rebellengels Read
Yorum || Dilarabook
3. Gün
Yorum || Rebellengels Read
Yazar Röportajı || Mor Düşler Kitaplığı
4. Gün
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
Alıntılar || Dilarabook







Çekiliş Duyurusu



Biri Facebook biri de Instagram'dan olmak üzere iki kişiye İki Mükemmel Hata kitabını hediye ediyoruz. Çekilişlere katılmak için sizleri de bekleriz. 

2 Kasım 2016 Çarşamba

Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut/ Ephesus Yayınları - Yorum





       
Aşk kitaplarını çok severim. Kütüphanemin büyük bir kısmını fantastik ve aşk kitapları oluşturuyor. Ama bana göre kitabın konusu aşk ise içinde mutlaka cinsellik, ihtiras artık nasıl tanımlarsanız işte olmalı. Aşkın oldu yerde tutkuda vardı muhakkak bana göre. Bu türün başarı basamaklarını tırmanan bir isim bana göre Aslı Karabulut. Daha önce Ateş ve Buz kitabını okumuş birisi olarak zaten kalemine güveniyordum. Kesinlikle kendini geliştirmekle kalmamış, çok daha iyi bir yere ulaşmış bu yolda. Yazım dili olsun, konunun işleyişi olsun kusursuzdu bana göre. 
    Bir sayfa daha okuyacağım, tamam bu son sayfa olacak artık yatacağım diye diye kitabı bitirdim. Komedi, aşk, tutku, kıskançlık ve daha bir sürü güzel duyguyu okumakla kalmıyorsunuz, o duygular size geçiyor. Eylül ayını da seven birisi olarak, kitap benim için yemede yanında yat kıvamındaydı.
      Eylül kendi halinde, ayaklarının üstünde durabilen ve kendine yetebilen güçlü bir kadın. Okumayı en sevdiğim şeydir güçlü kadınlar zaten. Bazen “ Sen yürek mi yedin kızım?” modunda okusam da kitabı, o savaşçı kız duruşunu sevdim. Bir de Poyraz'ımız var ki bir sevdim, bir sövdüm bir sen hayırdır birader moduna girdim onunla birlikte. Ama gene de sevdim. Poyraz ve adamlarının silahlı saldırıya uğramasıyla başlıyor hikayemiz. Eylül’ün şans eseri orada bulunmasıyla karışan işlerden sonra, aslında kızımızı kurtarmak maksadıyla yanlarına alıyor adamlar. Poyraz o ara yararı olduğu için pek farkında değil durumların ama Eylül adamın çekiciliğinin hemen farkına varıyor. Gözü kara kızım ya! Ne olursa olsun aşkının peşinde korkmadan duran kadınlar olmalı hep bu hayatta. Eylül de onlardan işte.
      Elbette bu kadarla sınır değil kalbimi hoplatan kişilerin sayısı. Genel olarak karakterlerin hepsini sevdim aslında zaten. Ama bir Menderes ve Harun var ki… Bir de Kadir var, Uras var… Kısaca ben hepsine tav oldum arkadaşlar. :D Ama Menderes ayrı şimdi. Ağır abi böyle. Onu okumak için sabırsızlanıyorum. Bir de Eylül’ümüzün biriciği Jülide var tabi. Çok sevdim ya ben o hatunu. Tam benim kafadan. Gerçekte olsaydı sanırım en yakın arkadaşım olabilirdi.
      Okurken aşırı keyif aldım, karakterlerin diyalogları falan çok güzeldi. Zaten kitabın baskısına diyecek sözüm yok. İçi dışı her şekilde mükemmel bir baskı olmuş. Ephesus bu anlamda çok aştı kendini. Bu güzel kitap ve baskısı için yazara ve yayın evine teşekkürler. Bol kitaplı bir kış dilerim hepinize.
         10/10

29 Ekim 2016 Cumartesi

Ephesus Yayınları/ Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut + Kitap Tanıtımı ve Çekiliş duyurusu



         Merhabalar. ^^ Yepyeni bir tur ile karşınızdayız. Bizim çok sevdiğimiz ve zevk aldığımız bir kitaptı. Eminim sizlerde aynı duyguları paylaşacaksınız. ^^

             
17. Blog Tur: Eylül Çıkmazı - Aslı Karabulut
29 Ekim - 02 Kasım Tarihleri Arasında
1. Gün
Kitap Tanıtımı + Tur Takvimi + Çekiliş Duyurusu || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Gonca'nın Dünyasından

2. Gün
Yazar Tanıtımı || Gonca'nın Dünyasından
Yorum || Son Sayfası "Hayat"
3. Gün
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
Karakter Tanıtımı || Son Sayfası "Hayat"
4. Gün
Yorum || Dilarabook
Yazar Röportajı || Mor Düşler Kitaplığı
5. Gün
Yorum || Rabi'nin Güncesi
Alıntılar || Dilarabook



               Kitap Tanıtımı



                 
NEFES NEFESE BİR İLK BAKIŞ...
TEHLİKELİ BİR YAKINLAŞMA...
KALPLERE DÜŞEN TUTKULU BİR AŞK...

Sakin hayatı bir gecede beklenmedik bir hızla değişen Eylül için aşk, mavi gözlerinde tehlikeler barındıran ve aynı zamanda ona tutkuyu vadeden adamdan ibaretti.
 
Ölümü her an ensesinde hisseden Poyraz, siyah parıltıların dans ettiği kuytu yeşilliklerle buluştuğunda, artık her şey için çok geçti. Direnmeye çalışsa da benliğine usulca sızan aşk, tüm savunmasını paramparça etti.
 
Zaman ilerledikçe gün yüzüne çıkan tehlikeler, bir nefes kadar yakınlarında dolaşırken, iki âşık zorlu bir sınava tutulacaktı...


POYRAZ, EN BÜYÜK KORKUSUYLA YÜZLEŞTİĞİNDE,

VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİREBİLECEK VE EYLÜL’Ü HAYATTA TUTMAYI BAŞARABİLECEK MİYDİ?

















        Ayrıca Facebook ve Instagram çekilişlerimize katılarak Eylül Çıkmazı kitabını kazanabilirsiniz. Bol şanslar dilerim. :* 

24 Ekim 2016 Pazartesi

Kağıttan Hayaller - Dawn O'porter - Novella Dinamik+ Yorum










             Yeni bir yorum gününden hepinize tekrar merhaba. Gevezeler olarak sıradaki turumuz Novella Dinamik yayınlarından çıkan Kağıttan Hayaller kitabı oldu. Kağıttan Uçakların turunu biz yapmıştık ve ekipçe ilk kitabı oldukça beğenmiştik. Yorumum hemen şurada. İkinci kitabı da beğendiğimi söyleyebilirim. Biraz tereddütle başlamıştım, yazar nasıl yazdı, konuyu nasıl devam ettirdi diye ama hayal kırıklığına uğramadım. Renee ile Flo artık genç bir kadın olma yolunda ilerliyorlardı. Gençliğin verdiği heyecan, asilik, kafa karışıklığı ve tutkuyu işlemişti yazar. Bu tip olaylardan hepimiz geçtiği için, seriyi zaten kendime yakın buluyordum. İlk kitabın ardından dostluklarına daha sıkı bir şekilde sarılan ikili için birçok şey değişmek üzere. Gelecekleri için kaygılarının yanında, üniversite heyecanı ve kendilerini bulma çabalarını okuyoruz. Yeni arkadaşlıkları, aşklarını ve ilk kitabın sonrasında aileleri ile olan iletişimlerini görmek tatmin etti beni. Kağıttan Uçaklardan sonra bir boşluk hissi oluşmuştu bende çünkü. Bazı durumlarda yadırgasam da kültür farklılığı nedeniyle fazla umursamamaya çalıştım. Onun dışında hiçbir sorun yoktu kitap da. 
         Yazarın dili zaten oldukça akıcı. Hemen okuyabilirsiniz benim gibi kitap okuyamam durumundan muzdarip olmadığınız durumlarda. Evet, son zamanlarda neredeyse her tur aynı şeyden yakındım ama ne yapayım kitap okumak zor geliyor resmen. L
           İlk kitap gibi bence bununda kapağı çok hoştu ve uyumluydu. Güzel bir seri, hoş kapaklar ve her genç kadının hayatının belirli dönemlerinde yaşadıkları zorlukları ve karışıklıkları içeren güzel bir arkadaşlık hikayesini kaçırmayın derim.

         Puanım 10/8

15 Ekim 2016 Cumartesi

[GKBT] Aşktan Sabıkalı/ Merve Duman/ Mortena Yayınları




             Yeni bir tur yorumundan merhaba hepinize. ^^ Aşktan Sabıkalının çıkacağını duyduğum andan beri merak ediyordum. Kitabı okumak için ilk elime aldığım anda da merakımı tatmin edeceğini anlamıştım. Kitap ilk sayfadan itibaren beni tam anlamıyla kendine bağlamıştı. Her bir sayfanın ardından merak içerisinde diğer kısma geçerken kitabın ne ara bittiğini anlamadım bile. Ki bu ara kitap okuyamadığımı düşünürsek beni kendine sıkı bağladı. 
         Kitap manyak Bihter’in operasyonuyla başlıyor. Kızımız cinayet masasında polis. Gelişen olaylar sonucu  aldığı uzaklaştırma ile tam bir oh ulan diyecekken ‘Kancalı’ lakaplı amirinin verdiği yeni görevi ile baya bir sövüyor. Gittiği evde bazı olaylar sonucu küçük, yaramaz ve en az Bihter kadar cadı bir kızın bakıcı olduğunu öğreniyor. Buradan sonra da olaylar başlıyor zaten. Buse’nin babası Savaş ile de karşılaşması ile evin içindeki elektrik arttıkça artıyor. E bize de çok eğlenceli bir kitabı okumak kalıyor geriye. Bihter ve Buse, Bihter ve Savaş, Savaş ve Atakan, Atakan ve Şebnem, Bihter ve Nazım, Sedef ve Serkan, Bihter ve Sedef ve elbette Kancalı ile olan yer yer eğlenceli, yer yer küfürlü sahneleri okumak cidden aşırı eğlenceliydi. Kahkahalara boğuldum okurken. Yazarın dilini aşırı sevdiğimi söylemeliyim. Çok eğlenceli bir, mükemmel ötesi karakterler derken ortaya baya iyi bir kitap çıkmış. Yan karakterleri aşırı derecede sevdim. Bu kitap daha uzun olsaydı seve seve okurdum bence.
       Mortena Yayınları yeni bir yayın evi çoğunuzun bildiği gibi. Ama çıkardıkları kitaplar cidden çok harika. Özellikle kapaklarına bayılıyorum ki Aşktan Sabıkalının da kapağı aşırı hoşuma gitti. 
          Ateşli bir polisiye komedisi okumak istiyorsanız sizi de şöyle alabilirim. Sevgiyle kalın. <3 o:p="">


                    10/10

14 Ekim 2016 Cuma

[GKBT] Aşktan Sabıkalı/ Merve Duman/ Mortena Yayınları - Karakter Tanıtımı






        Yepyeni bir tur gününden hepinize merhaba. Yeni turumuzda Mortena Yayınlarından çıkan Aşktan Sabıkalı kitabının karakterlerini beraber tanıyacağız. Keyifli okumalar dilerim. ^^


         



         







     Biraz manyak, biraz çatlak, çokcana deli ama esaslı kadınımız Bihter. Her ne kadar kitapta ki her Bihter isminde aklıma Aşk-ı Memnu da ki nefret ettiğim yuva yıkıcı gelse de polis Bihter'imiz resmen ismi bana geri sevdirdi. Delikanlı gibi hatundu yeminle. Ha kızı deli çıkaracaklardı o ayrı. Gerçi zaten deli de işte daha fazla deli çıkacaktı yavrucak. Gayet de üstlerinden geldi bence. Sevdim seni hatun desem duymayacaksın ama olsundu be güzelim ben sevdim seni.







         Ne desem ki? Öncelikle o güzel gözlerinden öperim. Bihter manyağını ne kadar sevdiysem şu herifi de aynı oranda sevmiş olabilirim. Gerçi Bihter bir adım önde ya hala. Boşuna mıknatıs demiyorum ben bu herife. Kendi gibi nerede arıza var çekiyor adam. Belki de bundan, bu kadar sevmem. Beni bilen bilir. Arıza adamları pek bir severim.






       


Esas kızımın yakın arkadaşı. Güzel, tuttuğunu koparan, birazcık deli dolu. Kendisini pek sevdim efenim. Özellikle Bihter ile sahnelerinde gül gül öldüğümü de dile getirmek isterim.






 Çapkın, esprili ve tam bir yenilesi kişidir kendisi. Huyunu suyunu sevdiğim adamlardandır. Bu tip adamlar dellendirir arada bilirsiniz ama sevmekten vazgeçemezsiniz ya hani... Hah tam onlardan Serkan'da. 

7 Ekim 2016 Cuma

[GKBT] Mekanik Aşk/ Zeliha Eren/ Ephesus Yayınları- Yorum



           


             Bol bol güldüren bir kitapla karşınızdayım. Mekanik aşk yazarın okuduğum ilk kitabı ama siz siz olun benim hatama düşmeyin önce gidip ilk kitabı okuyun. Yoksa benim gibi bu nasıl olmuştu ya moduna girebilirsiniz. Neyse ki okuyanlar vardı da onlara sordum öğrendim. Ha spoi yedim ama olsundu hemen ilk kitabı alıp okuyacağım.

            Alex ve Julia'nın daha gençken tanıştığı dönemi görüyoruz. Julia ilk gördüğünde Alex'den ne kadar etkilense de daha sonra yaptıkları onu genç adamdan soğutuyor ve bir nefrete dönüştürüyor. Ve yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında Julia beklediğim gibi Alex'in canına okuyor.
                 Kitap ilerledikçe resmen kurgu sizi içine içine çekiyor. Sıradanlıktan uzak, heyecan ve macera dolu bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Yazarın dili de okunaklı ve rahat olunca bir solukta biten bir kitap çıkıyor ortaya elbette. O çekişmeleri ve birbirlerine çekilmeleri, Alex'in Julia'yı kızdırma sahneleri, Julia'nın Alex'e karşı koyan ama koyamayan atışmaları kitabı farklı bir boyuta taşımıştı. Romantik aşklar, deli dolu karakterler seviyorsanız bu kitap tam size göre.
               BİS ajanlarını çok sevdim. Sırf onlar için bile gidip kitabı alıp okuyacağım yani. Her biri ayrı güzel, ayrı renkli. Birbirlerine bağlılıkları çok hoşuma gitti. Zaten ajan vs tarzı konuları seven birisi olarak bu kitap serisi beni kendine bağladı. İç dünyaları olsun, olaylar olsun çok iyi aktarılmıştı.
             Kitabın kapak tasarımı da bir harikaydı ama ben özellikle içteki cildin tasarımına aşık oldum. İç tasarımı da çok hoştu ama cildin tasarımına bakıp bakıp iç çekiyorum. Ephesus yayınları son dönemde cidden harika işler çıkartmaya başladı Mekanik Aşk'da bir örnek. Sevdim, öneriyorum ve puanım 10 10 ve 10 :D

               Bol kitaplı günler dilerim! ^^

5 Ekim 2016 Çarşamba

[GKBT] Ephesus Yayınları/ Mekanik Aşk/ Zeliha Eren - Tur Takvimi + Kitap Tanıtımı

 Merhabalar. ^^ Yepyeni bir tur ile karşınızdayız. Biz çok sevdik eminim sizlerde seversiniz. ^^


                                                  Tur Takvimi






            14. Blog Tur: Zeliha Eren - Mekanik Aşk - Tur Takvimi
 
            5 - 9 EKİM





1. Gün:
Tur Takvimi + Kitap Tanıtımı || Rabi'nin Güncesi
Yorum || Gonca'nın Dünyasından
2. Gün:
Yazar Tanıtımı || Gonca'nın Dünyasından
Yorum || Mor Düşler Kitaplığı
3. Gün
Karakter Tanıtımı || Son Sayfası "Hayat"
Yorum || Rabi'nin Güncesi
4. Gün:
Röportaj || Mor Düşler Kitaplığı
Yorum || Rebellengels Read
5. Gün:
Alıntılar || Rebellengels Read
Yorum || Son Sayfası "Hayat"



              

                                              Kitap Tanıtımı

       Bilişim İstihbarat Servisi’nde macera hız kesmeden devam ediyor!
     Kemerlerinizi çıkarmadınız, değil mi?

 

     Gördüğü her güzele kur yapabilme yeteneği olan, Bilişim İstihbarat Servisi’nin cesur ve yakışıklı ajanı Alex Cavendish, dünya kadın popülasyonu içinde asla öpmemesi gereken tek kadının dudaklarına dokunurken, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinin farkında değildi.

      Julie Thompson, robotlarıyla mutlu mesut yaşayan, onlara nesli tükenmekte olan son panda yavrusu muamelesi yapan bir bilim insanıydı. Fakat evrenin onunla ilgili farklı planları vardı. Hayatı boyunca nefret ettiği adamın çekimine kapılıp bir yanardağa dönüşmüş, bu da yetmezmiş gibi bir anda ajan olup göreve gönderilmişti. Üstelik de onunla…

Alex, aristokrasinin beşiği olan İngiltere’de skandal haberler, renkli alışveriş poşetleri, işkence aletine dönüştürülmüş rujlar ve katil olma potansiyelini ortaya çıkaran futbolcuların arasında akıl sağlığını korumaya çalışırken, bir yandan da -kendide dâhil olmak üzere- dünya çapında birçok ajanın hayatını kurtarmayı amaçlayan görevde başarılı olmak için, geçmişinden gelen şeytanlarıyla savaşmak zorunda kalır.

     İki inatçı yüreğin baştan çıkarma oyunlarıyla süslenen doludizgin aşkına kahkahalarla eşlik ederken, tehlikeli maceralarla kalp atışlarınız yükselecek.


   
  Tavsiye: Kesinlikle sakin olmadan okuyun!

        Öfke hiç bu kadar ateşli olmamıştı. Tutku hiç bu kadar alev almamıştı. Ve aşk… Belki de hiç bu kadar eğlenmemişti bu iki delinin kalbine düşene dek.
                                 
                                    ( Tanıtım Bülteninden)


        









Kitabımızın çekilişlerine katılmak için sizi de Facebook ve İnstagram adreslerimize bekleriz. ^^

30 Eylül 2016 Cuma

[GKBT] Canan A. Düzgan/ İlham Perisi/ Gitane Kitap- Yorum









Yeni bir tur yorumundan hepinize merhaba! İlham Perisi uzun bir süredir merak ettiğim ancak alamadığım kitaplar arasındaydı. Turunu alınca da ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz. Beklediğimden de iyi bir kitap çıktı diyemem doğrusu ama kesinlikle beklediğim kadar güzeldi. Konu olarak da hayalim olan bir olay işlenince haliyle daha bir güzel geldi.
     Helen’in gizemli bir İlham Perisi sayesinde yazdığı kitaba girmesiyle başlıyoruz. Ama bunun farkı kötü yan rolün yanında ortaya çıkı veriyor olmasıydı. Ramon ve Helen sahnelerini okurken sinir krizleri geçirsem de güldüğüm ve eğlendiğim çok yer oldu. Yazarın dili de sevdiğim gibi düz ve okunaklı olunca değmeyin keyfime tabi. Kitap ne zaman başladı ne zaman bitti anlamadım bile. Güzel yorumları okuyordum kitapla alakalı zaten.
     Özellikle ters köşelere bayıldım. Ağzım açık kaldı bazı yerlerde. Ramon’un sapıklıkları, kızımızın güçlü tavırları çok hoşuma gitti. Özellikle Ramon’un sapıklıkları. :D Yan karakterler de bence gayet iyi işlenmişti. Bir kitap da özellikle dikkat ettiğim yan karakterlerin nasıl işlendiğidir. Yazarımız bunu gayet iyi başarmıştı. Eğlenmeye ve kahkahalara varım diyorsanız sizi de İlham Perisinin dünyasına davet ediyorum.

         Ve elbette kitabın o güzel kapağını da eklemeden geçemeyeceğim. Gitane Kitabı tebrik ediyorum, emeklerine sağlık. 


       10/9

           

28 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] İlham Perisi/ Canan A Düzgan/ Gitane Yayınları - Karakter Tanıtımı





            Merhabalar! Yeni turumuzda birçok yazar adayanın hayali olmaya aday konusuyla İham Perisini okuyoruz. Kitabımızın biraz çatlak, biraz manyak, çokça da eğlenceli karakterlerini tanıtacağım bugün. :)
             



             









   Kitabımızın ana karakter kadını. Kendisi Helen Nam-ı diğer Koca Göt ya da Pijamalı-_- Evet sinir oldum. Helen güçlü duruşuyla beni etkileyen karakterlerden birisi oldu. Tabi akla hayale gelmeyecek cesareti ve manyaklıkları da öyle. :D :D Bir de hayalimi yaşıyor olması da çeken etkenlerden olabilir. -_- Yürü kızım diye bağırmama sebep de olduğu bir gerçek. :P







Ve erkek karakterimiz Ramon efendi. Nam-ı diğer Şeytan ya da Fındık Göt :D Resmen kitapta ki karaktere oturmuş bu adam bence. Onun gibi piç piç sırıtıyor. :D :D Zengin ve tam bir çapkın. Kitap boyu beni deli etse de sevmeden yapamıyorsunuz herifi. :D










Ve güzel çok güzel Mery *-* Şahsen kendisine zaten bayılırım ben. Çok güzel bir kadın değil mi ya? Kitap güzel, alımlı, başarılı ve her erkeğin hayali olarak geçen bir kadın karakter.






Gamzesinde boğulacağım adam... Karşınızda Brad. Ramon ve Mary'nin arkadaşı olur kendisi. Ah alıp saklayasım var o gamzeleri, o sıfatı. *-* Neyse...

21 Eylül 2016 Çarşamba

[GKBT] Çilek Mevsimi/ Burcu BüyükYıldız/ Ephesus Yayınları - Kitap Yorumu








        Çilek kokulu bir aşk ile geldik bu tur. Eski baskısı yüzünden birazcık çekinsem de Ephesus yayınları kesinlikle harika bir iş çıkarmış. Baskı olsun, kalite olsun özellikle eski baskısında olan ve Ephesus baskısında olmayan o italik yazının olmaması olsun. Gözlerim bozuk arkadaş benim gelemiyorum o yazıları okumaya ne yapayım. :D Ephesuscuğumu anlından öpüyorum bu nedenle. :D Ve kesinlikle Burcu Büyükyıldız’ın yazımını geliştirdiğini görüyoruz yeni basımda.
          Yağız ve Mira aşkı gene tutkulu, gene fazla seksi. *-* Bu kitaplar bir gün sonum olacak bakalım. :D Bu çiftin tutkusu daha ilk anda başlıyor. Ve ben ilk anda başlayan tutkulara ya da aşklara bayılırım. O yüzden benim için çok daha güzel oldu.
            Yağız’ın gizemli ve tehlikeli hallerini görüp de kapılmamak elde değil doğrusu. Elbette o güzel sevmesi ve sevişmesi de biz kadınları ona çeken etkenlerden biri olabilir. Ah ah…
          Mira ise ailesinin tek kızı, tam olarak bir prenses gibi büyümüş, güzeller güzeli ve naif bir genç kız. Tabi, Yağızcığım onun içindeki “ dişli” kaplanı ortaya çıkartıyor ileriki zamanlarda o ayrı. Ama Mira’nın güçlü duruşunu çok takdir ettim kitap boyunca. Böyle kadınlara kitap da olsa bile ihtiyacımız var bence. Geçmiş ve günümüzde geçen, törelerin insanların hayatlarını karartan etkilerinin yanında tutkulu bir de aşk hikayesi okuyarak kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap. Aslında çok daha fazla şey yazmak istiyorum ama her an spoi verebilirmişim gibi hissettiğim için kısa keseceğim yorumumu. Okuyun, okutun arkadaşlar. *-*
           

                             

20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj











                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.