24 Aralık 2015 Perşembe

[MGOE] Dilek Taygun - Gelinim - Yorum

05:41, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





             


             
                   



                    "Sevgi bir kere kalbe düştü mü, dilde de fazla saklı kalamazdı…"




     

                                                        
                                              Kitaba puanım: 5


 

           Kitap yorumum


            Hepinize merhaba! Bugün çok cici bir kitap ile karşınızdayım. Tur kapsamında ki ilk yorumum da kendisidir. Bu yüzden biraz özel. Sanırım bir daha unutmam. 
             
           Yoruma başlamadan ilk önce ya benim bir Ömer takıntım vardır. Yani adamların bir şey yapmasına gerek yok, isimlerinin Ömer olması yetiyor. :D İşte bu kitap da da bir Ömer var. Hem de ne Ömer... Neyse oraya değineceğiz ama ilk önce yorum. Puhhuw!


          Doğan çok küçük yaşta ailesini kaybettiği kazanın ardından, Funda'nın ailesinin isteği ile evlerine taşındı. Ailenin Doğan'ın üstüne düşmesiyle, sürekli onu kayırmasıyla oluşan kıskançlık ile Funda sürekli Doğan'a kötü davrandı. Ondan nefret ettiğini söyledi, istemediğini...  - Kıyamam Doğanıma -_- -  Funda asi, ele avuca sığmaz, sürekli başını belaya sokan bir kız. Genelde bu tür karakterleri sevsem de Fundayı pek sevemedim bu sefer. Liseden sonra okumayıp, bizim Türklerin tabiriyle boş gezenin boş kalfası kafasında takılıyor.  Doğan ise aklı başında, Üniversiteyi bitirip Avukat olmuş, yakışıklı, kendine güvenen bir adam. - Ah ah...-  Funda'nın kaza geçirmesinin ardından babasının da zorlamasıyla Doğan ile evlilik yoluna giriyorlar. Funda Doğan'dan nefret ediyor, Doğan Funda'nın aklını başına getirmeye çalışıyor... Düşünün ne kadar renkli bir evlilik olur. Gerisini merak ediyorsanız siz kitaba ben de yorumuma geçiyorum.  
            

        Funda... Ah Funda yani. O asiliği, başına buyrukluğun yüzünden milletin ödünü az kopartmadın. Neydi canım şu Doğan'ın senden çektiği. -_- Sevemedim hatun seni, şimdi kusuruma bakma. 
     Doğan ise ayrı bir dünyaydı ya. Ah be adam ne güzel sevdin sen öyle. Böyle içine sokarcasına, kalbini eritircesine sevdin yani. O sabrın, düşünceli tavırların, Funda üzüldüğün de senin de üzülmen... Ne diyebilirim ki sana favori erkek karakterlerimin başındasın şuan. Cidden. Hem yakışıklı, hem aşık Allah'ım bulup da bunadı diyorlar Funda buna!  
      Ben severim aslında karakterlerin çekiştiği kitapları. Bu kitap da bolcana mevcut.

                  Spoi!

    Ama keşke Funda'nın ailesi ile Funda'nın bir konuşma yaşamasını görseydik. Funda ailesiyle içli dışlı olan bir kız değil. Seviyor ama aralarında bir soğukluk var. Annesini genelde gördük de, babasıyla arasında ki o meseleyi keşke çözüme kavuştursalardı. Bir eksiklik oldu bu bakımdan ama bazen bazı yaralar iyileşmez derler ya. Sanırım öyle bir şey oldu buda.  

                 
Spoi bitti!



       
Behiye ile Enes vardı yan karakterlerde. Ay ben sevdim ikisini de. Behiyeyi bile sevdim de cıks yok Funda olmadı sevemedim be hatunum seni.
      Evet asıl olaya geliyorum ben. :D Benim olayıma. Ömer yan karakterimiz ama sanırım onun da kitabı çıkacakmış. Wattpad'de de hikayesi varmış zaten. Son aylar da Wattpad'e girme yasağım olduğu için artık kısmet kitap'a ya da babamın insafına denk gelirsem...
    Bir de bu Ömer'in yeşil gözleri var... İki katı vuruldu kalbim. Yeşil göz aşığıyım zaten ben. Adam güçlü, erkeksi, seksi, biraz alaycı... Açık sözlü.  Ayh ta benim tipim. :D Sanırım ben Dilek Taygun'a bu Ömer için biraz ısrar edeceğim. Hafiften başının etini yiyeceğim. *.*

   Evet uzun bir yorum oldu biraz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kitabı almak isterseniz, D&R ve İnternet sitelerinden ulaşabilirsiniz.

    Son olarak, kitabın kapağı çok hoş. Tam olarak anlatamıyorum ama özellikle kızı ellerken - şşhht yanlış anlaşılma olmasın *.* - elime gelen o his çok hoş. İç tasarımı da aynı şekilde güzel. Ama beni asıl kalbimden vuran, bölüm başlarında ki gelinlikli kız resmi. Çok güzel bir çizimdi.
    Yazara emekleri için sonsuz teşekkür ediyorum ve yayın evine de kapak - iç, dış tasarımından dolayı kocaman bir kalp gönderiyorum.

    Bol kitaplı günler dilerim!

         

23 Aralık 2015 Çarşamba

[MGOE] - Dilek Taygun - Gelinim - Ön Okuma

04:15, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





                
                       

                                         






                                                   Dilek  
Taygun - Gelinim / Etkinlik takvimi 



                                                                  1. Gün


                                                Ön Okuma: Rabi'nin Güncesi
                                                Yorum: 
YabanCicegi'nin Gizli Dünyası

                                                                2. Gün
     
                                         Yazar tanıtımı: 
Sibel ve Büşra'nın Kitap Serüvenleri
                                        Yorum: Rabi'nin Güncesi

                                                               3. Gün

                                        Alıntı: 
YabanCicegi' nin Gizli Dünyası
                                       Yorum: Son Sayfası " Hayat"

                                                            4. Gün
                                     

                                         Cast&Müzik: Son Sayfası " Hayat"
                                        Yorum: 
Sibel ve Büşra'nın Kitap Serüvenleri






                                                             ***


           
        Hepinize merhabaa! Bugün ilk defa bir etkinlik kitabı ile çıkıyorum karşınıza. Artık Maskeli Günlükler İle Okuma Etkinlikleri kızları ile beraberim. Umarım uzun bir süre sürer. Çok teşekkür ediyorum beni böyle güzel bir tura ve aralarına davet ettikleri için. Gerçekten çok mutlu oldum. ^^  Sayfa da çekiliş var, görmeyen varsa koşsun bence. Kim bilir, belki de şans sizden yanadır. :)

 
                                                 
Kitap tanıtım

                         Sevgi bir kere kalbe düştü mü, dilde de fazla saklı kalamazdı...


              
                                              



 
         " Kalbimi çaldın, devedikeni... Yıllardır senden kurtarmaya çalıştığım kalbim artık senin esirin."
                           
        
Adam ve kız için geçmiş fazlasıyla karanlık ve puslu, gelecek ise geçmişin hayaletlerinin üzerine kuruluydu. Şimdiyse, kalpleri sevgiyle günden güne işlenirken, ya bu karanlığı aydınlığa çevirecek ya da geçmişin hayaletlerine mağlup olacaklardı.
      Geçmişin tüm acılarının üzerine yapılan bir evlilik, genç çifte cennetten bir bahçe bahşedebilecek miydi? Yoksa cehennemin en kuytu mahzenlerinden birini mi sunacaktı? Geçmiş tüm gerçekliğiyle kalplerini bir örümcek ağı gibi sarmışken, ya boğulacak ya da kendilerini sevginin kollarına bırakıp nefes almaya devam edeceklerdi.

    Gerçek sevgi, tüm geçmişin izlerini silebilir miydi? Peki, küçük bir çocukken döküle göz yaşlarını, yaşanılan kimsesizliği unutturabilir miydi? 

                      

19 Aralık 2015 Cumartesi

Devrimin Kızı - Amy Angel - Yorum + Playist

11:30, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:









                     Kitap tanıtım


                           
Ben Ivy Westfall.
                           Kurucunun kızı. 



               Nükleer bir savaş sonrası hayatta kalan az sayıdaki insandan biriyim. 16 yaşım da kendimi bir güç savaşının ortasında buldum. Annemin katilinin oğluyla evlenmeye zorlandım. Görevim o kadar da zor değildi. Devrime öncülük edebilmem için kocamı öldürüp ailemin yönetimi ele geçirmesini sağlamalıydım, o kadar...
         
           Ben Ivy Westfall. Artık sistemin kurbanı değilim. Görevim artık eskisinden daha zor. İnandığım şeyler uğruna, her şeyimi kaybetme pahasına savaşacağım...

               
   İsmim Ivy Westfall. Ben Devrimin Kızıyım.



          Kitap İsmi: Devrimin Kızı
         Yazarı: Amy Angel
         Yayın evi: Yabancı
         Çeviri: Aslı Tümerkan
         Sayfa sayısı: 264
         Kitaba puanım:  Kalpli bir beş *.*




               Kitap yorumum


               Uzun bir süreden sonra hepinize merhabaa! Evet, bu kitap için yorum yapmayı o kadar erteledim ki... Geçen ayın ortalarında bitti kitap. 2 gün süre içerisin de yalayıp yuttum ve bittiğine inanmak istemedim. Neden bitti ki zaten?
               Kitap ilk kitap da ki bıraktığımız noktadan başlıyor. Ivy hiç bilmediği dışarı da hayatta kalmak için mücadele etmeye hazırlanıyor ancak buna hazır değil! Ama hayatta kalmak için yeterli iç güdü ve cesarete sahip. Ve bu da bu karakteri sevmem için en büyük nedenlerden biri. Eskilerden bazı insanlar ile karşılaşıyor ve kendini dışarıda ki hayatta, bir anda bir sürü insanın yanında buluyor. Güzel dostlar kazanıyor.
 
            Kitap serisi iki kitapmış sadece. Emin değilim bu yüzden bilgisi olan varsa yazabilir mi lütfen? Ama eğer iki kitapsa  -ki öyledir diye düşünüyorum çünkü devamı çıkacak türde bir son yoktu.- İki kitap olmasın ve kitapların 300 sayfaya bile gelmemesine rağmen, o kadar doluydu ki kitaplar... Sonunda ne bir eksik, ne bir soru işareti... Mükemmel bir son tam olarak buydu.
 
          Herkes hak ettiği sonu aldı. Kitabın yarısına yakın bir yere kadar Bishop karakterini göremesek de - ölümdü o ölümm!! -_- Göremedim, okuyamadım sevdiceğimi :( :( -  gördüğümüz yerden itibaren öyle boldu ki, yazarcım affetirdi kendini. İlk kitabı okuyanlar bilir, Ivy'nin annesinin ölümünün nedenini. Bu kitap da bu konuya da yer verilmişti ve ciddi anlam da Ha? oldum.


      Spoi 


        İlk kitap yazımdan Ivy'nin ablasından ne kadar nefret ettiğimi biliyorsunuz. Bu kitap da herkes hak ettiği buldu dedim ya... İçimin yağları eridi o kadar diyeyim. Ve nefretim katlandı. -_-


 Spoi bu kadar



       
Eski aşklar gün yüzüne çıkarken, bir ara gözlerim doldu. Bishop'u okurken gözlerimden kalpler fışkırdı ve Ivy aslında hepimizin güçlü olabileceğini sadece hayat şartlarımızın daha iyi olduğunu anlattı bana. Eğer ölüm peşinizde ise, çok farklı olabiliyorsunuz. Bana göre çok güzel bir Distopya idi. Yani beğenmeyenler vardı Distopya kısmını ama benim hoşuma gitti.
       Bisho'un aşkı çok güzeldi. Sevdiği kadın için yapabilecekleri... Ya çok güzel işlemişti konuyu yazar ve karakterler de çok mükemmeldi. Sanki böyle okurken karşımda bir film sahnesi vardı ve ben okumak yerine film seyrediyordum. Çok açıktı kitap o bakımdan, çok hoşuma gitti. Zaten ben genelde böyle okunması kolay kitapları daha çok seviyorum. Ayrıca son olarak o ne güzel sondu be! Bishop'umuz istediği şeye yanında sevdiği kadın ile kavuştu. Her güzel şeyin bir sonu vardır ya... Keşke bunun sonu olmasaydı ama olması gerekiyordu. Umarım bir daha böyle güzel bir kitap ile karşılaşırım.

     Bu yazarın başka kitapları var mı bilmiyorum ama varsa bir an önce çevirin Yabancı. Ayrıca Yabancı Yayınlarına böyle güzel bir basımı bize sundukları için teşekkür ediyorum.

   

        Bol kitaplı günler dilerim!



     




         
                                          Alıntılar


              Bishop sadece birkaç aydır hayatımdaydı ama nasıl olduysa beraber geçirdiğimiz zamanın uzunluğuyla hiç ilgisi olmayan bir iz bırakmıştı.
     
                       ***


          Bishop'ı kaybetmenin acısının, onu tekrar bulmanın acısının yanında bir hiç gibi kalmasını anlayamıyordum.

               ***


        " Ama sevgi budur zaten, değil mi? Sırf biri seni hayal kırıklığına uğrattı diye onu sevmeyi bırakamazsın."

            ***

     " Gözlerin hala hüzünlü," dedi. " Ama ona baktığında bütün yüzün aydınlanıyor."

           ***

      Geve havası soğuktu, Bishop'un eli sıcaktı ve bütün vücudum alev aldı.


          ***


       "... Hepimiz bizim için önemli şeylerle ilgilenmek zorundayız." Bishop ellerimi sıktı. " Benim için bu sensin."
        " Biliyorum," diye fısıldadım.  " Benim için de öyle. "







               Playist




             Aslında bu kitap için bir liste hazırlamamıştım. Ama geçen günler de dinlediğim bir şarkı çok hoşuma gitti ve nedense dinlerken aklıma Devrimin Kızı'nın son sahnesi geldi. Sözlerin alakası olmayabilir ama müziği çok güzel. Bence yakıştı da bu sona.





                  

                Priscilla Ahn "Dream" (Lyrics)

                      

2 Aralık 2015 Çarşamba

Tutkulu Notalar - Olıvıa Cunnıng - Yorum

14:08, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:












 




Kitap tanıtım


                   Sahnelerin en seksi metal grubunun baş gitaristi Brian Sinclair, yaratıcılık kıvılcımlarını kaybettiğinde, bastırılmış dehasını ortaya çıkarabilmek için grubunu tutku dolu gecelere sürükleyecekti.

Tutkulu notaları ortaya çıkaran kadın...

         Seksi psikolog Myrna Evans " Günahkar" ile birlikte tura çıktığında, gruptaki herkes onu baştan çıkarmaya çalışır ama Myrna'nın elde etmek istediği tek adam Brian'dır. 

İki aşığın çılgın ve dizginlenemez tutkuları, onları yepyeni bir boyuta taşırken kendilerini sınırsız arzu ve günahlarla dolu bir turnede bulacakları...

Ve artık siz de bu ritmin esiri olacaksınız!




Kitap adı: Tutkulu Notalar
Yazarı: Olıvıa Cunnıng
Yayın evi: Ephesus yayınları
Çeviri: Tuba Özkat
Kitaba puanım: 5/5



Kitap yorumum


              Hepinize merhaba! İlk önce eğer erotik kitapları sevmiyorsanız koşa koşa uzaklaşmanızı öneririm. Çünkü bu erotik bir kitap. Hem de en ateşlisinden!

              Mryna bir psikolog. Seks psikologu. Eheh evet. *.* Güzel bir işe benziyor. İnsan cinselliği ile ilgili bir profesör. Bir gün yolu Günahkar grubu ile karşılaşıyor ve içlerinden Brian'a bir etkileşim duyuyor. Tabii ki karşılıklı bir etkileşim... Daha sonra kitap da okuyacağınız bir takım olaylar eşliğin de güzel Mryna, Günahkar ile turneye çıkma kararı alıyor ve biz de onlarla birlikte ateşli ve seksi bir yolculuğa çıkıyoruz. 
     İlk başta da dediğim gibi eğer cinsellik ile alakalı kitaplar sevmiyorsanız okumayın. Ciddi anlamda cinsellik ön planda. Wuhhu! Hemde nasıl! Yazım tarzı ciddi anlamda akıcıydı. Uzun süredir okumayı bekliyordum bu seriyi kısmet bu zamanaymış. Elimde toplam 4 kitabı var ve diğerlerini okumak için ölüyorum! Özellikle metal grupları sevenler için güzel bir seçim olur. Bolcana müzik, bolcana tutku ve aşk var. Su gibi akıp gitti sayfalar ve ben elimde kitaba bakarken " Hadi be!" dedim yani. Olay olduğuna değen bir kitaptı. Karakterler çok cüretkar, tutku fazla alevli... Ne diyebilirim ki, bu yazarın daha çok kitabı çıksın, alıp okuyayım. Brian'a bayıldım! Aslında hepsine bayıldım! Ah tatlı Eric, seni okumak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca serinin kapakları da çok hoş ya! Seveceğinizi düşünüyorum, bende ön yargıyla başlamıştım ama bu kesinlikle duyguyla hareket eden cinsellik içerikli kitaplardan. Boş bir şey değil yani. Bana göre en azından ki aksini iddia eden kimseyi de görmedim. 
Yeni bir kitap da görüşmek üzere, bol kitaplı günler dilerim hepinize!

***

" Çorap ve jartiyer?"
Brian ona bir bakış attı. " Evet. Onlar hoşuma gidiyor."
" Külot? Ya da giymekle hiç uğraşmayayım mı?"

( Ehem evet gösterip elletmemek oldu bu biraz sanki ama merak mı ediyorsunuz? Koşun kitaba. :D )







24 Aralık 2015 Perşembe

[MGOE] Dilek Taygun - Gelinim - Yorum






             


             
                   



                    "Sevgi bir kere kalbe düştü mü, dilde de fazla saklı kalamazdı…"




     

                                                        
                                              Kitaba puanım: 5


 

           Kitap yorumum


            Hepinize merhaba! Bugün çok cici bir kitap ile karşınızdayım. Tur kapsamında ki ilk yorumum da kendisidir. Bu yüzden biraz özel. Sanırım bir daha unutmam. 
             
           Yoruma başlamadan ilk önce ya benim bir Ömer takıntım vardır. Yani adamların bir şey yapmasına gerek yok, isimlerinin Ömer olması yetiyor. :D İşte bu kitap da da bir Ömer var. Hem de ne Ömer... Neyse oraya değineceğiz ama ilk önce yorum. Puhhuw!


          Doğan çok küçük yaşta ailesini kaybettiği kazanın ardından, Funda'nın ailesinin isteği ile evlerine taşındı. Ailenin Doğan'ın üstüne düşmesiyle, sürekli onu kayırmasıyla oluşan kıskançlık ile Funda sürekli Doğan'a kötü davrandı. Ondan nefret ettiğini söyledi, istemediğini...  - Kıyamam Doğanıma -_- -  Funda asi, ele avuca sığmaz, sürekli başını belaya sokan bir kız. Genelde bu tür karakterleri sevsem de Fundayı pek sevemedim bu sefer. Liseden sonra okumayıp, bizim Türklerin tabiriyle boş gezenin boş kalfası kafasında takılıyor.  Doğan ise aklı başında, Üniversiteyi bitirip Avukat olmuş, yakışıklı, kendine güvenen bir adam. - Ah ah...-  Funda'nın kaza geçirmesinin ardından babasının da zorlamasıyla Doğan ile evlilik yoluna giriyorlar. Funda Doğan'dan nefret ediyor, Doğan Funda'nın aklını başına getirmeye çalışıyor... Düşünün ne kadar renkli bir evlilik olur. Gerisini merak ediyorsanız siz kitaba ben de yorumuma geçiyorum.  
            

        Funda... Ah Funda yani. O asiliği, başına buyrukluğun yüzünden milletin ödünü az kopartmadın. Neydi canım şu Doğan'ın senden çektiği. -_- Sevemedim hatun seni, şimdi kusuruma bakma. 
     Doğan ise ayrı bir dünyaydı ya. Ah be adam ne güzel sevdin sen öyle. Böyle içine sokarcasına, kalbini eritircesine sevdin yani. O sabrın, düşünceli tavırların, Funda üzüldüğün de senin de üzülmen... Ne diyebilirim ki sana favori erkek karakterlerimin başındasın şuan. Cidden. Hem yakışıklı, hem aşık Allah'ım bulup da bunadı diyorlar Funda buna!  
      Ben severim aslında karakterlerin çekiştiği kitapları. Bu kitap da bolcana mevcut.

                  Spoi!

    Ama keşke Funda'nın ailesi ile Funda'nın bir konuşma yaşamasını görseydik. Funda ailesiyle içli dışlı olan bir kız değil. Seviyor ama aralarında bir soğukluk var. Annesini genelde gördük de, babasıyla arasında ki o meseleyi keşke çözüme kavuştursalardı. Bir eksiklik oldu bu bakımdan ama bazen bazı yaralar iyileşmez derler ya. Sanırım öyle bir şey oldu buda.  

                 
Spoi bitti!



       
Behiye ile Enes vardı yan karakterlerde. Ay ben sevdim ikisini de. Behiyeyi bile sevdim de cıks yok Funda olmadı sevemedim be hatunum seni.
      Evet asıl olaya geliyorum ben. :D Benim olayıma. Ömer yan karakterimiz ama sanırım onun da kitabı çıkacakmış. Wattpad'de de hikayesi varmış zaten. Son aylar da Wattpad'e girme yasağım olduğu için artık kısmet kitap'a ya da babamın insafına denk gelirsem...
    Bir de bu Ömer'in yeşil gözleri var... İki katı vuruldu kalbim. Yeşil göz aşığıyım zaten ben. Adam güçlü, erkeksi, seksi, biraz alaycı... Açık sözlü.  Ayh ta benim tipim. :D Sanırım ben Dilek Taygun'a bu Ömer için biraz ısrar edeceğim. Hafiften başının etini yiyeceğim. *.*

   Evet uzun bir yorum oldu biraz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kitabı almak isterseniz, D&R ve İnternet sitelerinden ulaşabilirsiniz.

    Son olarak, kitabın kapağı çok hoş. Tam olarak anlatamıyorum ama özellikle kızı ellerken - şşhht yanlış anlaşılma olmasın *.* - elime gelen o his çok hoş. İç tasarımı da aynı şekilde güzel. Ama beni asıl kalbimden vuran, bölüm başlarında ki gelinlikli kız resmi. Çok güzel bir çizimdi.
    Yazara emekleri için sonsuz teşekkür ediyorum ve yayın evine de kapak - iç, dış tasarımından dolayı kocaman bir kalp gönderiyorum.

    Bol kitaplı günler dilerim!

         

23 Aralık 2015 Çarşamba

[MGOE] - Dilek Taygun - Gelinim - Ön Okuma






                
                       

                                         






                                                   Dilek  
Taygun - Gelinim / Etkinlik takvimi 



                                                                  1. Gün


                                                Ön Okuma: Rabi'nin Güncesi
                                                Yorum: 
YabanCicegi'nin Gizli Dünyası

                                                                2. Gün
     
                                         Yazar tanıtımı: 
Sibel ve Büşra'nın Kitap Serüvenleri
                                        Yorum: Rabi'nin Güncesi

                                                               3. Gün

                                        Alıntı: 
YabanCicegi' nin Gizli Dünyası
                                       Yorum: Son Sayfası " Hayat"

                                                            4. Gün
                                     

                                         Cast&Müzik: Son Sayfası " Hayat"
                                        Yorum: 
Sibel ve Büşra'nın Kitap Serüvenleri






                                                             ***


           
        Hepinize merhabaa! Bugün ilk defa bir etkinlik kitabı ile çıkıyorum karşınıza. Artık Maskeli Günlükler İle Okuma Etkinlikleri kızları ile beraberim. Umarım uzun bir süre sürer. Çok teşekkür ediyorum beni böyle güzel bir tura ve aralarına davet ettikleri için. Gerçekten çok mutlu oldum. ^^  Sayfa da çekiliş var, görmeyen varsa koşsun bence. Kim bilir, belki de şans sizden yanadır. :)

 
                                                 
Kitap tanıtım

                         Sevgi bir kere kalbe düştü mü, dilde de fazla saklı kalamazdı...


              
                                              



 
         " Kalbimi çaldın, devedikeni... Yıllardır senden kurtarmaya çalıştığım kalbim artık senin esirin."
                           
        
Adam ve kız için geçmiş fazlasıyla karanlık ve puslu, gelecek ise geçmişin hayaletlerinin üzerine kuruluydu. Şimdiyse, kalpleri sevgiyle günden güne işlenirken, ya bu karanlığı aydınlığa çevirecek ya da geçmişin hayaletlerine mağlup olacaklardı.
      Geçmişin tüm acılarının üzerine yapılan bir evlilik, genç çifte cennetten bir bahçe bahşedebilecek miydi? Yoksa cehennemin en kuytu mahzenlerinden birini mi sunacaktı? Geçmiş tüm gerçekliğiyle kalplerini bir örümcek ağı gibi sarmışken, ya boğulacak ya da kendilerini sevginin kollarına bırakıp nefes almaya devam edeceklerdi.

    Gerçek sevgi, tüm geçmişin izlerini silebilir miydi? Peki, küçük bir çocukken döküle göz yaşlarını, yaşanılan kimsesizliği unutturabilir miydi? 

                      

19 Aralık 2015 Cumartesi

Devrimin Kızı - Amy Angel - Yorum + Playist










                     Kitap tanıtım


                           
Ben Ivy Westfall.
                           Kurucunun kızı. 



               Nükleer bir savaş sonrası hayatta kalan az sayıdaki insandan biriyim. 16 yaşım da kendimi bir güç savaşının ortasında buldum. Annemin katilinin oğluyla evlenmeye zorlandım. Görevim o kadar da zor değildi. Devrime öncülük edebilmem için kocamı öldürüp ailemin yönetimi ele geçirmesini sağlamalıydım, o kadar...
         
           Ben Ivy Westfall. Artık sistemin kurbanı değilim. Görevim artık eskisinden daha zor. İnandığım şeyler uğruna, her şeyimi kaybetme pahasına savaşacağım...

               
   İsmim Ivy Westfall. Ben Devrimin Kızıyım.



          Kitap İsmi: Devrimin Kızı
         Yazarı: Amy Angel
         Yayın evi: Yabancı
         Çeviri: Aslı Tümerkan
         Sayfa sayısı: 264
         Kitaba puanım:  Kalpli bir beş *.*




               Kitap yorumum


               Uzun bir süreden sonra hepinize merhabaa! Evet, bu kitap için yorum yapmayı o kadar erteledim ki... Geçen ayın ortalarında bitti kitap. 2 gün süre içerisin de yalayıp yuttum ve bittiğine inanmak istemedim. Neden bitti ki zaten?
               Kitap ilk kitap da ki bıraktığımız noktadan başlıyor. Ivy hiç bilmediği dışarı da hayatta kalmak için mücadele etmeye hazırlanıyor ancak buna hazır değil! Ama hayatta kalmak için yeterli iç güdü ve cesarete sahip. Ve bu da bu karakteri sevmem için en büyük nedenlerden biri. Eskilerden bazı insanlar ile karşılaşıyor ve kendini dışarıda ki hayatta, bir anda bir sürü insanın yanında buluyor. Güzel dostlar kazanıyor.
 
            Kitap serisi iki kitapmış sadece. Emin değilim bu yüzden bilgisi olan varsa yazabilir mi lütfen? Ama eğer iki kitapsa  -ki öyledir diye düşünüyorum çünkü devamı çıkacak türde bir son yoktu.- İki kitap olmasın ve kitapların 300 sayfaya bile gelmemesine rağmen, o kadar doluydu ki kitaplar... Sonunda ne bir eksik, ne bir soru işareti... Mükemmel bir son tam olarak buydu.
 
          Herkes hak ettiği sonu aldı. Kitabın yarısına yakın bir yere kadar Bishop karakterini göremesek de - ölümdü o ölümm!! -_- Göremedim, okuyamadım sevdiceğimi :( :( -  gördüğümüz yerden itibaren öyle boldu ki, yazarcım affetirdi kendini. İlk kitabı okuyanlar bilir, Ivy'nin annesinin ölümünün nedenini. Bu kitap da bu konuya da yer verilmişti ve ciddi anlam da Ha? oldum.


      Spoi 


        İlk kitap yazımdan Ivy'nin ablasından ne kadar nefret ettiğimi biliyorsunuz. Bu kitap da herkes hak ettiği buldu dedim ya... İçimin yağları eridi o kadar diyeyim. Ve nefretim katlandı. -_-


 Spoi bu kadar



       
Eski aşklar gün yüzüne çıkarken, bir ara gözlerim doldu. Bishop'u okurken gözlerimden kalpler fışkırdı ve Ivy aslında hepimizin güçlü olabileceğini sadece hayat şartlarımızın daha iyi olduğunu anlattı bana. Eğer ölüm peşinizde ise, çok farklı olabiliyorsunuz. Bana göre çok güzel bir Distopya idi. Yani beğenmeyenler vardı Distopya kısmını ama benim hoşuma gitti.
       Bisho'un aşkı çok güzeldi. Sevdiği kadın için yapabilecekleri... Ya çok güzel işlemişti konuyu yazar ve karakterler de çok mükemmeldi. Sanki böyle okurken karşımda bir film sahnesi vardı ve ben okumak yerine film seyrediyordum. Çok açıktı kitap o bakımdan, çok hoşuma gitti. Zaten ben genelde böyle okunması kolay kitapları daha çok seviyorum. Ayrıca son olarak o ne güzel sondu be! Bishop'umuz istediği şeye yanında sevdiği kadın ile kavuştu. Her güzel şeyin bir sonu vardır ya... Keşke bunun sonu olmasaydı ama olması gerekiyordu. Umarım bir daha böyle güzel bir kitap ile karşılaşırım.

     Bu yazarın başka kitapları var mı bilmiyorum ama varsa bir an önce çevirin Yabancı. Ayrıca Yabancı Yayınlarına böyle güzel bir basımı bize sundukları için teşekkür ediyorum.

   

        Bol kitaplı günler dilerim!



     




         
                                          Alıntılar


              Bishop sadece birkaç aydır hayatımdaydı ama nasıl olduysa beraber geçirdiğimiz zamanın uzunluğuyla hiç ilgisi olmayan bir iz bırakmıştı.
     
                       ***


          Bishop'ı kaybetmenin acısının, onu tekrar bulmanın acısının yanında bir hiç gibi kalmasını anlayamıyordum.

               ***


        " Ama sevgi budur zaten, değil mi? Sırf biri seni hayal kırıklığına uğrattı diye onu sevmeyi bırakamazsın."

            ***

     " Gözlerin hala hüzünlü," dedi. " Ama ona baktığında bütün yüzün aydınlanıyor."

           ***

      Geve havası soğuktu, Bishop'un eli sıcaktı ve bütün vücudum alev aldı.


          ***


       "... Hepimiz bizim için önemli şeylerle ilgilenmek zorundayız." Bishop ellerimi sıktı. " Benim için bu sensin."
        " Biliyorum," diye fısıldadım.  " Benim için de öyle. "







               Playist




             Aslında bu kitap için bir liste hazırlamamıştım. Ama geçen günler de dinlediğim bir şarkı çok hoşuma gitti ve nedense dinlerken aklıma Devrimin Kızı'nın son sahnesi geldi. Sözlerin alakası olmayabilir ama müziği çok güzel. Bence yakıştı da bu sona.





                  

                Priscilla Ahn "Dream" (Lyrics)

                      

2 Aralık 2015 Çarşamba

Tutkulu Notalar - Olıvıa Cunnıng - Yorum













 




Kitap tanıtım


                   Sahnelerin en seksi metal grubunun baş gitaristi Brian Sinclair, yaratıcılık kıvılcımlarını kaybettiğinde, bastırılmış dehasını ortaya çıkarabilmek için grubunu tutku dolu gecelere sürükleyecekti.

Tutkulu notaları ortaya çıkaran kadın...

         Seksi psikolog Myrna Evans " Günahkar" ile birlikte tura çıktığında, gruptaki herkes onu baştan çıkarmaya çalışır ama Myrna'nın elde etmek istediği tek adam Brian'dır. 

İki aşığın çılgın ve dizginlenemez tutkuları, onları yepyeni bir boyuta taşırken kendilerini sınırsız arzu ve günahlarla dolu bir turnede bulacakları...

Ve artık siz de bu ritmin esiri olacaksınız!




Kitap adı: Tutkulu Notalar
Yazarı: Olıvıa Cunnıng
Yayın evi: Ephesus yayınları
Çeviri: Tuba Özkat
Kitaba puanım: 5/5



Kitap yorumum


              Hepinize merhaba! İlk önce eğer erotik kitapları sevmiyorsanız koşa koşa uzaklaşmanızı öneririm. Çünkü bu erotik bir kitap. Hem de en ateşlisinden!

              Mryna bir psikolog. Seks psikologu. Eheh evet. *.* Güzel bir işe benziyor. İnsan cinselliği ile ilgili bir profesör. Bir gün yolu Günahkar grubu ile karşılaşıyor ve içlerinden Brian'a bir etkileşim duyuyor. Tabii ki karşılıklı bir etkileşim... Daha sonra kitap da okuyacağınız bir takım olaylar eşliğin de güzel Mryna, Günahkar ile turneye çıkma kararı alıyor ve biz de onlarla birlikte ateşli ve seksi bir yolculuğa çıkıyoruz. 
     İlk başta da dediğim gibi eğer cinsellik ile alakalı kitaplar sevmiyorsanız okumayın. Ciddi anlamda cinsellik ön planda. Wuhhu! Hemde nasıl! Yazım tarzı ciddi anlamda akıcıydı. Uzun süredir okumayı bekliyordum bu seriyi kısmet bu zamanaymış. Elimde toplam 4 kitabı var ve diğerlerini okumak için ölüyorum! Özellikle metal grupları sevenler için güzel bir seçim olur. Bolcana müzik, bolcana tutku ve aşk var. Su gibi akıp gitti sayfalar ve ben elimde kitaba bakarken " Hadi be!" dedim yani. Olay olduğuna değen bir kitaptı. Karakterler çok cüretkar, tutku fazla alevli... Ne diyebilirim ki, bu yazarın daha çok kitabı çıksın, alıp okuyayım. Brian'a bayıldım! Aslında hepsine bayıldım! Ah tatlı Eric, seni okumak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca serinin kapakları da çok hoş ya! Seveceğinizi düşünüyorum, bende ön yargıyla başlamıştım ama bu kesinlikle duyguyla hareket eden cinsellik içerikli kitaplardan. Boş bir şey değil yani. Bana göre en azından ki aksini iddia eden kimseyi de görmedim. 
Yeni bir kitap da görüşmek üzere, bol kitaplı günler dilerim hepinize!

***

" Çorap ve jartiyer?"
Brian ona bir bakış attı. " Evet. Onlar hoşuma gidiyor."
" Külot? Ya da giymekle hiç uğraşmayayım mı?"

( Ehem evet gösterip elletmemek oldu bu biraz sanki ama merak mı ediyorsunuz? Koşun kitaba. :D )