26 Kasım 2015 Perşembe

The Originals Yükseliş - Julie Plec - Yorum + Playist

18:38, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:





         




Kitap Tanıtım



AİLE GÜÇTÜR

            Köken vampir ailesi bin sene evvel birbirlerine bir söz verdi. Her zaman ve sonsuza dek bir arada kalacaklardı. Ama verilen sözleri tutmak ölümsüzken bile kolay değildi.

***


             1722 yılında New Orleans'a ayak basan Köken Vampiler Klaus, Elijiah ve Rebekah Mikaelson tehlikeli geçmişlerini arkalarında bıraktıklarını zannederler. Ne var ki bölgelerini kimseyle paylaşmak istemeyen cadılar ve kurt adamlar bu kanunsuz şehirde cirit atmaktadır. Üstelik çok yakında gerçekleşmesi planlanan bir evlilikle birlikte aralarındaki ittifak sonsuza dek mühürlenecektir. Ama düşmanları birbirine düştüğünde kendilerini çok daha güvende hisseden Köken Vampirlerin şehri bu iki klana teslim etmeye hiç niyeti yoktur. Özellikle de müstakbel gelin Vivianne'e gönlünü kaptıran Klaus'un. Elijiah ailesi ile birlikte güvende olabilecekleri bir yuva aramakla, Rebekah da Fransız ordusunu kendi saflarına katmakla uğraşırken aşk sarhoşu Klaus hem kendisini hem de ailesini büyük bir tehlikeye atacak olayların içine sürüklenmektedir.



Kitap adı: The Originals
Yazarı: Julie Plec 
Yayın evi: Go Yayınları
Sayfa sayısı: 303



Kitap yorumum



          Gözlerimden fışkıran kalpler ile yazıyorum bu yazıyı. *.*  Fuar'a gider gitmez uçarak gittiğim ikinci yayın eviydi Go. İlki Tabii ki Yabancı.  Aslında Go beni biraz hayal kırıklığına uğrattı ama bu konuya fuar yazım da değineceğim. Onu da en kısa süre de ekleyeceğim.

         Arka kapak tanıtımı aslında her şeyi anlatsana da kısaca konudan bahsedeyim. Kökenlerimizin - Koll ve Finn hariç, onlar tabutta -_- - geçmişini okuyoruz bu kitap da. İlk New Orleans'a geldikleri zamanı ve ondan yıllar sonrasını. 9 yıldır kaldıkları şehir de artık kendilerinin de hakları olmaları gerektiğini savunuyorlar ki haklılar. Yani hadi ama bende dünyanın korktuğu Köken Vampir olsam söz hakkı isterdim. :D Üçlümüz bu konuya el atıyorlar ve olaylar başlıyor.




Şans eseri verilen posterden Klaus'un çıkması nasıl da bir şanstır böyle! Yirim yir *.*



             İlk önce kitaba böyle delicesine beklentilerle başlamayın. Yoksa benim gibi hayal kırıklığına uğrarsınız. Eğer kitaba düşük beklentiyle başlarsanız, eminim hayal kırıklığı olmadan okuyup, bitirip, bayılacaksınız!
         Bir kere şu var; Tarihi bir dönem de geçiyor ve tarihi dönem kitaplarının dili azcık daha ağır olur. Yani ağırdan kastım belli bir havası olurdu ama ben bu kitap da onu alamadım. Betimleme çok azdı. Ama sakin olun! Hey bu kitap da Kökenler var, asla en kötü duruma düşmez. Julie yazsa bile. -.- Ehem evet, fazla sevmem kendisini de...

          Klaus'un aşık olunca nasıl bir mükemmel olduğunu dizileri izleyen herkes bilir. Ve evet bu kitap da Klaus'un o aşık hallerini okuyoruz. Tutkulu, korumacı ve kendinden beklenmeyecek derecede centilmen. <3 Bunlar gözümden kalpler fışkırması için yeterli sebepler. :D  Kitap olaylı başlayıp, sakin devam edip, çıtayı fazla yükseltiyor sonlara doğru. Öyle ki, ikinci kitap çıksın diye çatlıyorum, çünkü bir devir kapanıyor bir devir açılıyor. Vivianne, Kurtlar ve Cadılar arasında anlaşma sağlayacak kişi. Tabii Klaus izin verirse! Okuyun görün bence Klaus gene ne işler açacak başlarına. Ayrıca Rebekah'ı bolcana okumak çok güzeldi ki ben Rebekah hayranıyım. Gene sevdim, gene bayıldımm... Elijiah, her zaman ki centilmenliğin de... Ya bir adam nasıl bu kadar yenilesi olabilir ki? Genler de var bunların arkadaş! :D


         Okuduğum yorumlar da fazla bu konuya giren olmamış ya da fark etmemişlerdir bilemiyorum ama ben dikkat ettim ve değineceğim. Vivianne bana birazcık Caroline'ı hatırlattı. Davranışları falan... Bilemiyorum Julie'nin amacı neydi acaba ama birazcık sinirlendim ben.Zaten büyük bir Klaroline hayranıyım ben. Neyse ben bu konuya girersem baya sayarım, susuyorum. Eğer bu ayrıntıyı fark eden varsa yazsın lütfen, sadece bana mı öyle geldi diye merak ediyorum.


           Her bölüm de farklı Kökenlerimizden bölümleri okuduğumuz kısmı da çok sevdim. Genel anlam da kitap bu şekilde devam etti. Fazlasıyla akıcıydı, bir oturuşta okunacaklar arasında olan bir kitap'dı. Ha benim gibi hastalığın pençesine tutul duysanız, bir kaç güne de yayılabilir bu süre.

        Şiddetle tavsiye ediyorum aslında. Eksikleri vardı ama ortada bir Köken ailesi var. Onlar için değer. :D Ve zaten dediğim gibi akıcı yani seversiniz. Ben belki diziyi izlediğim için böyle oldu. Dizi sanki daha ayrıntılıydı. Genelde tam tersi olur ya ondan belki biracık yadırgamışımdır. Yorumuma burada son veriyorum ve TO'nun biriktirdiğim bölümlerine dönmek istiyorum. Aslında sezon bitimine kadar bekleyecektim ama... Bilemiyorum belki beklerim. Toptan bir Klaus seyretmek çok hoş oluyor çünkü.


Bol kitaplı günler dilerim hepinize!



***


" Balo dansını sevdiğiniz kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi."
" Benim de gelmezdi."

*

" Aile bir nimettir," dedi dalgın dalgın, " ama nimet çok farklı şekiller de ortaya çıkabilir."

*

" Bir keresinde uzun bir süre hasta yattım. Uyanıp hayatın bensiz devam ettiğini gördüğüm de deli olmuştum."

*

" Seninle tanıştığımdan beri, yalnızca ölümsüzlük istemiyorum. Onu seninle paylaşmak istiyorum."

***

                                       Dark Waves - I Don't Wanna Be In Love

20 Kasım 2015 Cuma

Yakışıklı Bakıcı - Aleyna Daşkıran

12:27, BY Rabia Yentür - Hiç yorum yok:




                 

                                                                                                            

                                                                                     



Kitap Tanıtım


Masal dünyalarının kapılarını kapatabilir miyiz? Açık olunca prensler bu tarafa geçiyor.


                Hayatımın en güzel zamanlarını beş yaşındaki kardeşime - ki ben ona Küçük Şeytan diyorum- bakmakla sınanıyordum. Eva'nın bitmek bilmeyen istekleri, sonsuz kaprisi ve hiçbir şeyden memnun olmayan kişiliği ile boğuşurken aklıma gelen fikirle bir kere daha ne kadar harika olduğumu fark ettim. Neden bir bakıcı tutmuyordum ki?

               Bakıcı ilanı verip beklemeye başladığım o saatlerde gelen yaşlı ve huysuz teyzeler yüzünden umutlarım tükenmek üzereyken kapı çaldı. Gözleri bir metre ötesini görmeyen ya da kulakları duymayan yaşlı bir teyzeyi daha görmeyi yüreğim kaldırmayacaktı. Ama yanıldığımı çok geçmeden fark ettim!

                Şu an karşımda sakallı bir bakıcı duruyordu. Ah hayır hayır, gelen kişi kesinlikle sakallı bir teyze değildi. Derrek tüm karizmasıyla önümde dikilirken, hayatımdaki hiçbir şeyin eskisi gibi devam edemeyeceğini fark etmem uzun sürmedi! Ama yine de benden size ufak bir tavsiye, sakın erkek bir bakıcıyı işe almayın. Alıyorsanız da bir yıl boyunca onu işten kovamayacağınıza dair bir anlaşma imzalamayın! 


                                                            Kitap ismi: Yakışıklı Bakıcı
Yazar: Aleyna Daşkıran
Yayın evi: Mendirek
Sayfa sayısı: 269
Liste fiyatı: 18tl
Kitaba puanım: 5/3,5


                                                             Kitap yorumum                                   




                   Uzun bir zaman sonra hepinize merhaba. Tüyap kitap fuarı yazımı yavaştan yazarken, bu arada giremediğim yorumları da hemencecik gireyim. Yakışıklı Bakıcı gene bir Wattpad yazarının tatlı bir kitabı. Hem de imzalı. *-* Aleyna'ya kocaman sevgilerimi gönderiyorum burada. Kendisi de ve sohbeti çok tatlı. 
                Jade, 20 yaşlarında genç bir kız ve her genç kız gibi bir hayatı olsun istiyor. Ancak ailesinin dünya turuna çıkması ile küçük kardeşinin bakımı ona kalıyor. Eva ciddi anlam da aşırı yaramaz, inatçı, küçük bir cadı. Jade bir gün dayanamıyor ve bakıcı tutma kararı alıyor. Efendim, bir sürü yaşlı bakıcı geliyor, gidiyor ancak bir sonuç çıkmıyor. Sonunda pes edecekken, bir bakıcı daha geliyor ancak bu bakıcı çok yakışıklı bir adam.


           Evet, konumuz bu şekilde. Yorumuma gelecek olursak; Eğlenceliydi kitap. Yer yer güldüm, çok fazla kızdım... Böyle kesinlikle Reading Slump'dan çıkmanızı sağlar. Çerezlik, eğer o anlık kısa bir kitap arıyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğleneceksiniz. Ancak hikaye biraz hızlı ilerliyor. Yazarın dili güzel ama keşke birazcık daha duygu katılsaydı dedim ama böyle de kötü değildi. Zaten ilk kitabı yazarın. Normaldir küçük hatalar. Komedi dili olan bir kitap olduğu için pek sorun olamayacak. Doğrusu kitap da Derrek dışın da karakterleri pek sevemedim ben. Ehehe kesinlikle Derek'in yakışılılığı ile alakalı değil. :D Özellikle baş karakterimizin yani Jade'in yakın bir arkadaşı var ki... Anne. Belki siz sevebilirsiniz ama benim hoşuma gitmeyen karakterler arasında yer aldı kendisi. Jade'di de sevemedim. -_- Hayır, ben  de ne çok sevmemezlik yaptım be! Küçük Eva'yı hem sevdim hem sevmedim... Çocuk olmasından yırttı biraz aslında. Ama bu kitap sırf Derrek için okunur bakın. Genel anlam da güzel, eğlenceli, okunaklı bir kitaptı. Tavsiye eder miyim, evet. Derrek'e sulanmak yok baştan anlaşalım. :P

                                                           Bol kitaplı günler dilerim!





                                                            ***


         Kendini beğenmiş, bencil ve çocuk ruhlu da olsa filmlerde ki sakar kızın bile bir mutlu sonu oluyordu.


                                                                   ***




                                             

                                                               Kalsın şöyle. :)



5 Kasım 2015 Perşembe

Kurucunun kızı - Amy Angel - Alıntılar + Playist

02:59, BY Rabia Yentür - 3 yorum:





                 


                                                              Kitap Tanıtım

               Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.      
          ,
                Bu yıl benim sıram gelmişti.

        Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkanın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücü geri kazanmasını sağlamaktı.

     Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değildi. Hatta beni bu dünyada anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkan yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim.

            Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren kişi ben olmalıyım...



                         
                             Kitap adı: Kurucunun kızı                         
                             Kitap yazarı: Amy Angel                         
                            Yayın evi: Yabancı 

                         
                            Çeviri: Merve Özcan                         
                            Sayfa sayısı: 270                         
                            Liste fiyatı: 23Tl                       
                            Kitaba puanım: 5




             
                                Kitap yorumum


               Kurucunun kızı benim okuduğum ilk ciltli roman. Elimde bir sürü ciltli roman olmasına karşın, ilk defa elim birisine gitti ve okudum. Neden daha önce okumadım bilmiyorum ama artık elimdeki ciltlilere daha bir özen göstereceğim.

           Ivy 16 yaşında ki her genç kız gibi insan soyunun devamı için için evlenmek zorundadır. Her yıl yapılan evlilik töreninde bu yıl onunda ismi yazılmıştır. Diğer kızlardan farklı olarak onun evleneceği kişi önceden bilinmektedir. Kurucunun kızı, Başkanın oğlu ile evlenecektir. Aslında ablasının olan bu görev, Bishop'un istemesi üzerine Ivy'e geçmiştir. Merak etmeyin spoi değil zaten kitabın başlarında görüyoruz bunu. Ama bu evliliği altında asıl yatan gerçeği sadece üç kişi bilmektedir. Westfall ailesi. Ivy'nin görevi çocuklar doğurup, kocasını mutlu etmek değil, Bishop'un hayatını çalmaktır.

       Kitabı alırken birazcık tereddüt etmiştim. Beğenene çok fazlaydı ama beğenmeyen bir kısımda vardı ve o kısım da ciddi anlamda hiç beğenmemişti. Bu kitap genel de ya çok fazla beğenilmiş ya da hiç beğenilmemiş. Ortası olmayan bir kurgu. Uzun bir sürede kitaplığımda beklemişti. Kitabı okuduktan sonra ' Ya neden bekletmişim ben bunu bu kadar!' da dedim ' Ay iyi ki de bekletmişim be!' de dedim. Kitap zaten çok kısa. Bir oturuşta, kitaba kendinizi verirseniz bir kaç saate biter. Ama yazar öyle bir kurgulamış ki dolu doluydu ayrıca. Çok güzeldi ya uzun süredir bir kitaptan bu denli zevk almamıştım. Neyse ki ikinci kitabın çıkmasına bir kaç gün kala başlayıp bitirdim de, sinirden kafayı yemeyeceğim!
   
     O kadar harika bir kitaptı ki... Ya ciddi anlamda bayıldım! Ivy'i ayrı sevdim, çok güçlü bir karakter. Babası ve ablasının gölgesinde yaşamış olsa da o gücünü yazar hissettirmişti. Ivy ne kadar sevdiysem ablasını da aynı derecede sevmedim!

                  Dikkat burası spoi! 

           
        Ya bir insan nasıl bu kadar sinir bozucu olabiliyor? Ay kitabı okurken, kafayı yedim onun yüzünden! İyilik meleği görünümlü şeytan! O kadar diyorum size. Ben hemen çözdüm ama onu. Gerçi çözülmeyecek bir yapısı da yoktu ya neyse... Belliydi aslında her şey bizim kızın salaklığı biraz. Neyse kısaca o kız beni dellendirdi! 
                        Spoi bu kadar


            Ahh Bishop... Ya o kadar mükemmel ötesi bir karakterdi ki... Niye bana bir Bishop yok be dedim. Bad boy değil, nazik, düşünceli, tatlı... Ya öylesine bir harika yani.
        Yazarın dünyası çok başarılıydı. Savaş sonucu insanlığın büyük bir kısmı yok oluyor ve kalanlar kendilerine bir dünya kuruyor. Etrafı çitlerle çevirili bir dünya. İnsanlar yataklarında güvenli, karınları tok olduğu için merak etseler de çitin dışına hiç çıkmamışlar. Dışarıda bambaşka bir dünya var. Çitlerin gerisine dışarıdan hiç bir şey giremez. İçeriden isteyenler çıkabilir ancak kimse kalkışmamış şimdiye kadar. 
     İnsanların soyunun devam etmesi için kızların ve oğlanların erken yaşta evlenmesi gerek. Kızların çalışması istenmiyor ancak isteyenler olursa çalışabiliyor. Ivy sevme sebebim özellikle buydu. Kızların küçümsenmesini istemiyordu ve bunu dile getirebiliyordu. Birazcık yazarın dünyasını Türkiye'ye benzettim bilemiyorum. Okurken belki ne demek istediğimi sizde görürsünüz. 
    Ayrıca kapağı çok hoş kitabın. Ciltli kapakları arada elime alıp sevme gibi huyum vardır zaten :D Evet şimdi bunu unutuyoruz...    

       
   
                           
   



       





















İçi dışı çok, çok güzel... Alın okuyun bence kaçırmayın bu kitabı. Tüyap'a 2 gün kaldı. İlk gün sırf Devrimin Kızı için gideceğim. Ayrıca Tüyap sonrası alışverişi yazmak için sabırsızlanıyorum da... Umarım bol kitaplı bir Tüyap geçirirsiniz, gidebilenler olarak. Gidemeyenler de hiç üzülmesin umarım onlar da bu ortamı bir gün tadacak. 

Bol kitaplı günler dilerim! 




Alıntılar





Kaderin önceden çizilmişse, pamuklarla sarmalanmanın pek bir yararı olmazdı.


***


Bana kırk yılda bir bulunan Barbie bebeklerini hatırlatıyordu; Mükemmeliyet için plastikleşmişti.


***


" Çünkü herkesin güvenecek birine ihtiyacı vardır." Dedi Bishop. " Öbür türlü hayat çok yalnız olurdu. Ve bende sana güveniyorum."

***


" Evet," dedi, sesi alçaktı. " Bir şeyler hissediyorum." Yeşil gözleri alev alevdi. Bu şimdiye dek onda gördüğüm en şiddetli duyguydu ve yeterince derin nefes almakta zorlanıyordum, ciğerlerim gerilim yüzünden sıkışmıştı. " Sorun da bu Ivy, senin de onları hissetmeni istiyorum."


 ( Benim best alıntım dır kendisi *-* )



Playist


                                  When Marnie Was There | Fine On The Outside




***

                                            Hailee Steinfeld - Love Myself




***

                                      BIRDY + RHODES - Let It All Go [Official]


26 Kasım 2015 Perşembe

The Originals Yükseliş - Julie Plec - Yorum + Playist






         




Kitap Tanıtım



AİLE GÜÇTÜR

            Köken vampir ailesi bin sene evvel birbirlerine bir söz verdi. Her zaman ve sonsuza dek bir arada kalacaklardı. Ama verilen sözleri tutmak ölümsüzken bile kolay değildi.

***


             1722 yılında New Orleans'a ayak basan Köken Vampiler Klaus, Elijiah ve Rebekah Mikaelson tehlikeli geçmişlerini arkalarında bıraktıklarını zannederler. Ne var ki bölgelerini kimseyle paylaşmak istemeyen cadılar ve kurt adamlar bu kanunsuz şehirde cirit atmaktadır. Üstelik çok yakında gerçekleşmesi planlanan bir evlilikle birlikte aralarındaki ittifak sonsuza dek mühürlenecektir. Ama düşmanları birbirine düştüğünde kendilerini çok daha güvende hisseden Köken Vampirlerin şehri bu iki klana teslim etmeye hiç niyeti yoktur. Özellikle de müstakbel gelin Vivianne'e gönlünü kaptıran Klaus'un. Elijiah ailesi ile birlikte güvende olabilecekleri bir yuva aramakla, Rebekah da Fransız ordusunu kendi saflarına katmakla uğraşırken aşk sarhoşu Klaus hem kendisini hem de ailesini büyük bir tehlikeye atacak olayların içine sürüklenmektedir.



Kitap adı: The Originals
Yazarı: Julie Plec 
Yayın evi: Go Yayınları
Sayfa sayısı: 303



Kitap yorumum



          Gözlerimden fışkıran kalpler ile yazıyorum bu yazıyı. *.*  Fuar'a gider gitmez uçarak gittiğim ikinci yayın eviydi Go. İlki Tabii ki Yabancı.  Aslında Go beni biraz hayal kırıklığına uğrattı ama bu konuya fuar yazım da değineceğim. Onu da en kısa süre de ekleyeceğim.

         Arka kapak tanıtımı aslında her şeyi anlatsana da kısaca konudan bahsedeyim. Kökenlerimizin - Koll ve Finn hariç, onlar tabutta -_- - geçmişini okuyoruz bu kitap da. İlk New Orleans'a geldikleri zamanı ve ondan yıllar sonrasını. 9 yıldır kaldıkları şehir de artık kendilerinin de hakları olmaları gerektiğini savunuyorlar ki haklılar. Yani hadi ama bende dünyanın korktuğu Köken Vampir olsam söz hakkı isterdim. :D Üçlümüz bu konuya el atıyorlar ve olaylar başlıyor.




Şans eseri verilen posterden Klaus'un çıkması nasıl da bir şanstır böyle! Yirim yir *.*



             İlk önce kitaba böyle delicesine beklentilerle başlamayın. Yoksa benim gibi hayal kırıklığına uğrarsınız. Eğer kitaba düşük beklentiyle başlarsanız, eminim hayal kırıklığı olmadan okuyup, bitirip, bayılacaksınız!
         Bir kere şu var; Tarihi bir dönem de geçiyor ve tarihi dönem kitaplarının dili azcık daha ağır olur. Yani ağırdan kastım belli bir havası olurdu ama ben bu kitap da onu alamadım. Betimleme çok azdı. Ama sakin olun! Hey bu kitap da Kökenler var, asla en kötü duruma düşmez. Julie yazsa bile. -.- Ehem evet, fazla sevmem kendisini de...

          Klaus'un aşık olunca nasıl bir mükemmel olduğunu dizileri izleyen herkes bilir. Ve evet bu kitap da Klaus'un o aşık hallerini okuyoruz. Tutkulu, korumacı ve kendinden beklenmeyecek derecede centilmen. <3 Bunlar gözümden kalpler fışkırması için yeterli sebepler. :D  Kitap olaylı başlayıp, sakin devam edip, çıtayı fazla yükseltiyor sonlara doğru. Öyle ki, ikinci kitap çıksın diye çatlıyorum, çünkü bir devir kapanıyor bir devir açılıyor. Vivianne, Kurtlar ve Cadılar arasında anlaşma sağlayacak kişi. Tabii Klaus izin verirse! Okuyun görün bence Klaus gene ne işler açacak başlarına. Ayrıca Rebekah'ı bolcana okumak çok güzeldi ki ben Rebekah hayranıyım. Gene sevdim, gene bayıldımm... Elijiah, her zaman ki centilmenliğin de... Ya bir adam nasıl bu kadar yenilesi olabilir ki? Genler de var bunların arkadaş! :D


         Okuduğum yorumlar da fazla bu konuya giren olmamış ya da fark etmemişlerdir bilemiyorum ama ben dikkat ettim ve değineceğim. Vivianne bana birazcık Caroline'ı hatırlattı. Davranışları falan... Bilemiyorum Julie'nin amacı neydi acaba ama birazcık sinirlendim ben.Zaten büyük bir Klaroline hayranıyım ben. Neyse ben bu konuya girersem baya sayarım, susuyorum. Eğer bu ayrıntıyı fark eden varsa yazsın lütfen, sadece bana mı öyle geldi diye merak ediyorum.


           Her bölüm de farklı Kökenlerimizden bölümleri okuduğumuz kısmı da çok sevdim. Genel anlam da kitap bu şekilde devam etti. Fazlasıyla akıcıydı, bir oturuşta okunacaklar arasında olan bir kitap'dı. Ha benim gibi hastalığın pençesine tutul duysanız, bir kaç güne de yayılabilir bu süre.

        Şiddetle tavsiye ediyorum aslında. Eksikleri vardı ama ortada bir Köken ailesi var. Onlar için değer. :D Ve zaten dediğim gibi akıcı yani seversiniz. Ben belki diziyi izlediğim için böyle oldu. Dizi sanki daha ayrıntılıydı. Genelde tam tersi olur ya ondan belki biracık yadırgamışımdır. Yorumuma burada son veriyorum ve TO'nun biriktirdiğim bölümlerine dönmek istiyorum. Aslında sezon bitimine kadar bekleyecektim ama... Bilemiyorum belki beklerim. Toptan bir Klaus seyretmek çok hoş oluyor çünkü.


Bol kitaplı günler dilerim hepinize!



***


" Balo dansını sevdiğiniz kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi."
" Benim de gelmezdi."

*

" Aile bir nimettir," dedi dalgın dalgın, " ama nimet çok farklı şekiller de ortaya çıkabilir."

*

" Bir keresinde uzun bir süre hasta yattım. Uyanıp hayatın bensiz devam ettiğini gördüğüm de deli olmuştum."

*

" Seninle tanıştığımdan beri, yalnızca ölümsüzlük istemiyorum. Onu seninle paylaşmak istiyorum."

***

                                       Dark Waves - I Don't Wanna Be In Love

20 Kasım 2015 Cuma

Yakışıklı Bakıcı - Aleyna Daşkıran





                 

                                                                                                            

                                                                                     



Kitap Tanıtım


Masal dünyalarının kapılarını kapatabilir miyiz? Açık olunca prensler bu tarafa geçiyor.


                Hayatımın en güzel zamanlarını beş yaşındaki kardeşime - ki ben ona Küçük Şeytan diyorum- bakmakla sınanıyordum. Eva'nın bitmek bilmeyen istekleri, sonsuz kaprisi ve hiçbir şeyden memnun olmayan kişiliği ile boğuşurken aklıma gelen fikirle bir kere daha ne kadar harika olduğumu fark ettim. Neden bir bakıcı tutmuyordum ki?

               Bakıcı ilanı verip beklemeye başladığım o saatlerde gelen yaşlı ve huysuz teyzeler yüzünden umutlarım tükenmek üzereyken kapı çaldı. Gözleri bir metre ötesini görmeyen ya da kulakları duymayan yaşlı bir teyzeyi daha görmeyi yüreğim kaldırmayacaktı. Ama yanıldığımı çok geçmeden fark ettim!

                Şu an karşımda sakallı bir bakıcı duruyordu. Ah hayır hayır, gelen kişi kesinlikle sakallı bir teyze değildi. Derrek tüm karizmasıyla önümde dikilirken, hayatımdaki hiçbir şeyin eskisi gibi devam edemeyeceğini fark etmem uzun sürmedi! Ama yine de benden size ufak bir tavsiye, sakın erkek bir bakıcıyı işe almayın. Alıyorsanız da bir yıl boyunca onu işten kovamayacağınıza dair bir anlaşma imzalamayın! 


                                                            Kitap ismi: Yakışıklı Bakıcı
Yazar: Aleyna Daşkıran
Yayın evi: Mendirek
Sayfa sayısı: 269
Liste fiyatı: 18tl
Kitaba puanım: 5/3,5


                                                             Kitap yorumum                                   




                   Uzun bir zaman sonra hepinize merhaba. Tüyap kitap fuarı yazımı yavaştan yazarken, bu arada giremediğim yorumları da hemencecik gireyim. Yakışıklı Bakıcı gene bir Wattpad yazarının tatlı bir kitabı. Hem de imzalı. *-* Aleyna'ya kocaman sevgilerimi gönderiyorum burada. Kendisi de ve sohbeti çok tatlı. 
                Jade, 20 yaşlarında genç bir kız ve her genç kız gibi bir hayatı olsun istiyor. Ancak ailesinin dünya turuna çıkması ile küçük kardeşinin bakımı ona kalıyor. Eva ciddi anlam da aşırı yaramaz, inatçı, küçük bir cadı. Jade bir gün dayanamıyor ve bakıcı tutma kararı alıyor. Efendim, bir sürü yaşlı bakıcı geliyor, gidiyor ancak bir sonuç çıkmıyor. Sonunda pes edecekken, bir bakıcı daha geliyor ancak bu bakıcı çok yakışıklı bir adam.


           Evet, konumuz bu şekilde. Yorumuma gelecek olursak; Eğlenceliydi kitap. Yer yer güldüm, çok fazla kızdım... Böyle kesinlikle Reading Slump'dan çıkmanızı sağlar. Çerezlik, eğer o anlık kısa bir kitap arıyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğleneceksiniz. Ancak hikaye biraz hızlı ilerliyor. Yazarın dili güzel ama keşke birazcık daha duygu katılsaydı dedim ama böyle de kötü değildi. Zaten ilk kitabı yazarın. Normaldir küçük hatalar. Komedi dili olan bir kitap olduğu için pek sorun olamayacak. Doğrusu kitap da Derrek dışın da karakterleri pek sevemedim ben. Ehehe kesinlikle Derek'in yakışılılığı ile alakalı değil. :D Özellikle baş karakterimizin yani Jade'in yakın bir arkadaşı var ki... Anne. Belki siz sevebilirsiniz ama benim hoşuma gitmeyen karakterler arasında yer aldı kendisi. Jade'di de sevemedim. -_- Hayır, ben  de ne çok sevmemezlik yaptım be! Küçük Eva'yı hem sevdim hem sevmedim... Çocuk olmasından yırttı biraz aslında. Ama bu kitap sırf Derrek için okunur bakın. Genel anlam da güzel, eğlenceli, okunaklı bir kitaptı. Tavsiye eder miyim, evet. Derrek'e sulanmak yok baştan anlaşalım. :P

                                                           Bol kitaplı günler dilerim!





                                                            ***


         Kendini beğenmiş, bencil ve çocuk ruhlu da olsa filmlerde ki sakar kızın bile bir mutlu sonu oluyordu.


                                                                   ***




                                             

                                                               Kalsın şöyle. :)



5 Kasım 2015 Perşembe

Kurucunun kızı - Amy Angel - Alıntılar + Playist






                 


                                                              Kitap Tanıtım

               Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.      
          ,
                Bu yıl benim sıram gelmişti.

        Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkanın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücü geri kazanmasını sağlamaktı.

     Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değildi. Hatta beni bu dünyada anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkan yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim.

            Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren kişi ben olmalıyım...



                         
                             Kitap adı: Kurucunun kızı                         
                             Kitap yazarı: Amy Angel                         
                            Yayın evi: Yabancı 

                         
                            Çeviri: Merve Özcan                         
                            Sayfa sayısı: 270                         
                            Liste fiyatı: 23Tl                       
                            Kitaba puanım: 5




             
                                Kitap yorumum


               Kurucunun kızı benim okuduğum ilk ciltli roman. Elimde bir sürü ciltli roman olmasına karşın, ilk defa elim birisine gitti ve okudum. Neden daha önce okumadım bilmiyorum ama artık elimdeki ciltlilere daha bir özen göstereceğim.

           Ivy 16 yaşında ki her genç kız gibi insan soyunun devamı için için evlenmek zorundadır. Her yıl yapılan evlilik töreninde bu yıl onunda ismi yazılmıştır. Diğer kızlardan farklı olarak onun evleneceği kişi önceden bilinmektedir. Kurucunun kızı, Başkanın oğlu ile evlenecektir. Aslında ablasının olan bu görev, Bishop'un istemesi üzerine Ivy'e geçmiştir. Merak etmeyin spoi değil zaten kitabın başlarında görüyoruz bunu. Ama bu evliliği altında asıl yatan gerçeği sadece üç kişi bilmektedir. Westfall ailesi. Ivy'nin görevi çocuklar doğurup, kocasını mutlu etmek değil, Bishop'un hayatını çalmaktır.

       Kitabı alırken birazcık tereddüt etmiştim. Beğenene çok fazlaydı ama beğenmeyen bir kısımda vardı ve o kısım da ciddi anlamda hiç beğenmemişti. Bu kitap genel de ya çok fazla beğenilmiş ya da hiç beğenilmemiş. Ortası olmayan bir kurgu. Uzun bir sürede kitaplığımda beklemişti. Kitabı okuduktan sonra ' Ya neden bekletmişim ben bunu bu kadar!' da dedim ' Ay iyi ki de bekletmişim be!' de dedim. Kitap zaten çok kısa. Bir oturuşta, kitaba kendinizi verirseniz bir kaç saate biter. Ama yazar öyle bir kurgulamış ki dolu doluydu ayrıca. Çok güzeldi ya uzun süredir bir kitaptan bu denli zevk almamıştım. Neyse ki ikinci kitabın çıkmasına bir kaç gün kala başlayıp bitirdim de, sinirden kafayı yemeyeceğim!
   
     O kadar harika bir kitaptı ki... Ya ciddi anlamda bayıldım! Ivy'i ayrı sevdim, çok güçlü bir karakter. Babası ve ablasının gölgesinde yaşamış olsa da o gücünü yazar hissettirmişti. Ivy ne kadar sevdiysem ablasını da aynı derecede sevmedim!

                  Dikkat burası spoi! 

           
        Ya bir insan nasıl bu kadar sinir bozucu olabiliyor? Ay kitabı okurken, kafayı yedim onun yüzünden! İyilik meleği görünümlü şeytan! O kadar diyorum size. Ben hemen çözdüm ama onu. Gerçi çözülmeyecek bir yapısı da yoktu ya neyse... Belliydi aslında her şey bizim kızın salaklığı biraz. Neyse kısaca o kız beni dellendirdi! 
                        Spoi bu kadar


            Ahh Bishop... Ya o kadar mükemmel ötesi bir karakterdi ki... Niye bana bir Bishop yok be dedim. Bad boy değil, nazik, düşünceli, tatlı... Ya öylesine bir harika yani.
        Yazarın dünyası çok başarılıydı. Savaş sonucu insanlığın büyük bir kısmı yok oluyor ve kalanlar kendilerine bir dünya kuruyor. Etrafı çitlerle çevirili bir dünya. İnsanlar yataklarında güvenli, karınları tok olduğu için merak etseler de çitin dışına hiç çıkmamışlar. Dışarıda bambaşka bir dünya var. Çitlerin gerisine dışarıdan hiç bir şey giremez. İçeriden isteyenler çıkabilir ancak kimse kalkışmamış şimdiye kadar. 
     İnsanların soyunun devam etmesi için kızların ve oğlanların erken yaşta evlenmesi gerek. Kızların çalışması istenmiyor ancak isteyenler olursa çalışabiliyor. Ivy sevme sebebim özellikle buydu. Kızların küçümsenmesini istemiyordu ve bunu dile getirebiliyordu. Birazcık yazarın dünyasını Türkiye'ye benzettim bilemiyorum. Okurken belki ne demek istediğimi sizde görürsünüz. 
    Ayrıca kapağı çok hoş kitabın. Ciltli kapakları arada elime alıp sevme gibi huyum vardır zaten :D Evet şimdi bunu unutuyoruz...    

       
   
                           
   



       





















İçi dışı çok, çok güzel... Alın okuyun bence kaçırmayın bu kitabı. Tüyap'a 2 gün kaldı. İlk gün sırf Devrimin Kızı için gideceğim. Ayrıca Tüyap sonrası alışverişi yazmak için sabırsızlanıyorum da... Umarım bol kitaplı bir Tüyap geçirirsiniz, gidebilenler olarak. Gidemeyenler de hiç üzülmesin umarım onlar da bu ortamı bir gün tadacak. 

Bol kitaplı günler dilerim! 




Alıntılar





Kaderin önceden çizilmişse, pamuklarla sarmalanmanın pek bir yararı olmazdı.


***


Bana kırk yılda bir bulunan Barbie bebeklerini hatırlatıyordu; Mükemmeliyet için plastikleşmişti.


***


" Çünkü herkesin güvenecek birine ihtiyacı vardır." Dedi Bishop. " Öbür türlü hayat çok yalnız olurdu. Ve bende sana güveniyorum."

***


" Evet," dedi, sesi alçaktı. " Bir şeyler hissediyorum." Yeşil gözleri alev alevdi. Bu şimdiye dek onda gördüğüm en şiddetli duyguydu ve yeterince derin nefes almakta zorlanıyordum, ciğerlerim gerilim yüzünden sıkışmıştı. " Sorun da bu Ivy, senin de onları hissetmeni istiyorum."


 ( Benim best alıntım dır kendisi *-* )



Playist


                                  When Marnie Was There | Fine On The Outside




***

                                            Hailee Steinfeld - Love Myself




***

                                      BIRDY + RHODES - Let It All Go [Official]