14 Temmuz 2017 Cuma

Tadımlık Aşk / İlknur Birdal / Mortena Yayınları - Yorum

14:11, BY Rabia Yentür -



                                                    KİTAP YORUMU



   
 İlknur Birdal zaten yazımını çok sevdiğim nadir Türk yazarlardandır. Konuları da, yazımı da etkiler beni. Tadımlık Aşk daha aşağı kalmadı, tepelere çıktı. Genelde romanlarda evliliğe kadar olan okunur. Şu sonsuza kadar mutlu yaşadılar meselesi işte. Gerçekten de öyle mi? Burçak ve Dinçer hızlı bir flört döneminden sonra dünya evine adım attılar. Ama bu bir son değil başlangıçtı. Zaten hep böyle değil midir aslında? Neden hikayenin sonu bitmiş gibi davranırız anlamam.
      Cicim ayları biter, aşkın o kalbi hızlandıran zamanları geçer ve asıl karakterler ortaya çıkar. Dinçer de Burçak da birbirine her konuda zıt iki karakter olarak çıkıyor karşımıza. Mutlu başlayan birlikteliğin trajikomik hikayesini okuyoruz. Birisi ayakkabı manyağı, diğeri kravat. İkisi de inat, ikisi de aşık. Eğlenceli ve komik diyaloglar zaten kitap boyu gülümsetti beni. Genelde işe giderken ya da dönerken okumaya fırsat bulduğumdan otobüs ve metroda ki tüm insanlar manyak sırıtışıma şahit oldu. :D
    İkisi de birbirini çok yanlış anlıyor. Hatalarını göremeyip, suçu hep karşısındakinde arıyorlar. İkisi de haklı ama ikisi de haksız. Belki Dinçer gözüm de bir tık daha haksız. Arka kapak yazısında da dediği gibi " Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?" Emin olun çoook fazla. Harika bir yazım, harika karakterler. Masalın devamı olduğunu da gösteren bir kitap. Maalesef evlenip de sonsuza dek mutlu yaşayamıyoruz. Ama asıl olay bu ya. Zıtlıklarımız ile de olsa birbirimize saygı duymak. Ben bu kitabı da, çifti de çok sevdim. Sizin de seveceğinizden eminim. Ellerine sağlık İlknur ablam. Yeni kitabını dört gözle bekliyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

14 Temmuz 2017 Cuma

Tadımlık Aşk / İlknur Birdal / Mortena Yayınları - Yorum




                                                    KİTAP YORUMU



   
 İlknur Birdal zaten yazımını çok sevdiğim nadir Türk yazarlardandır. Konuları da, yazımı da etkiler beni. Tadımlık Aşk daha aşağı kalmadı, tepelere çıktı. Genelde romanlarda evliliğe kadar olan okunur. Şu sonsuza kadar mutlu yaşadılar meselesi işte. Gerçekten de öyle mi? Burçak ve Dinçer hızlı bir flört döneminden sonra dünya evine adım attılar. Ama bu bir son değil başlangıçtı. Zaten hep böyle değil midir aslında? Neden hikayenin sonu bitmiş gibi davranırız anlamam.
      Cicim ayları biter, aşkın o kalbi hızlandıran zamanları geçer ve asıl karakterler ortaya çıkar. Dinçer de Burçak da birbirine her konuda zıt iki karakter olarak çıkıyor karşımıza. Mutlu başlayan birlikteliğin trajikomik hikayesini okuyoruz. Birisi ayakkabı manyağı, diğeri kravat. İkisi de inat, ikisi de aşık. Eğlenceli ve komik diyaloglar zaten kitap boyu gülümsetti beni. Genelde işe giderken ya da dönerken okumaya fırsat bulduğumdan otobüs ve metroda ki tüm insanlar manyak sırıtışıma şahit oldu. :D
    İkisi de birbirini çok yanlış anlıyor. Hatalarını göremeyip, suçu hep karşısındakinde arıyorlar. İkisi de haklı ama ikisi de haksız. Belki Dinçer gözüm de bir tık daha haksız. Arka kapak yazısında da dediği gibi " Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?" Emin olun çoook fazla. Harika bir yazım, harika karakterler. Masalın devamı olduğunu da gösteren bir kitap. Maalesef evlenip de sonsuza dek mutlu yaşayamıyoruz. Ama asıl olay bu ya. Zıtlıklarımız ile de olsa birbirimize saygı duymak. Ben bu kitabı da, çifti de çok sevdim. Sizin de seveceğinizden eminim. Ellerine sağlık İlknur ablam. Yeni kitabını dört gözle bekliyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder