2 Kasım 2016 Çarşamba

Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut/ Ephesus Yayınları - Yorum

05:28, BY Rabia Yentür -




       
Aşk kitaplarını çok severim. Kütüphanemin büyük bir kısmını fantastik ve aşk kitapları oluşturuyor. Ama bana göre kitabın konusu aşk ise içinde mutlaka cinsellik, ihtiras artık nasıl tanımlarsanız işte olmalı. Aşkın oldu yerde tutkuda vardı muhakkak bana göre. Bu türün başarı basamaklarını tırmanan bir isim bana göre Aslı Karabulut. Daha önce Ateş ve Buz kitabını okumuş birisi olarak zaten kalemine güveniyordum. Kesinlikle kendini geliştirmekle kalmamış, çok daha iyi bir yere ulaşmış bu yolda. Yazım dili olsun, konunun işleyişi olsun kusursuzdu bana göre. 
    Bir sayfa daha okuyacağım, tamam bu son sayfa olacak artık yatacağım diye diye kitabı bitirdim. Komedi, aşk, tutku, kıskançlık ve daha bir sürü güzel duyguyu okumakla kalmıyorsunuz, o duygular size geçiyor. Eylül ayını da seven birisi olarak, kitap benim için yemede yanında yat kıvamındaydı.
      Eylül kendi halinde, ayaklarının üstünde durabilen ve kendine yetebilen güçlü bir kadın. Okumayı en sevdiğim şeydir güçlü kadınlar zaten. Bazen “ Sen yürek mi yedin kızım?” modunda okusam da kitabı, o savaşçı kız duruşunu sevdim. Bir de Poyraz'ımız var ki bir sevdim, bir sövdüm bir sen hayırdır birader moduna girdim onunla birlikte. Ama gene de sevdim. Poyraz ve adamlarının silahlı saldırıya uğramasıyla başlıyor hikayemiz. Eylül’ün şans eseri orada bulunmasıyla karışan işlerden sonra, aslında kızımızı kurtarmak maksadıyla yanlarına alıyor adamlar. Poyraz o ara yararı olduğu için pek farkında değil durumların ama Eylül adamın çekiciliğinin hemen farkına varıyor. Gözü kara kızım ya! Ne olursa olsun aşkının peşinde korkmadan duran kadınlar olmalı hep bu hayatta. Eylül de onlardan işte.
      Elbette bu kadarla sınır değil kalbimi hoplatan kişilerin sayısı. Genel olarak karakterlerin hepsini sevdim aslında zaten. Ama bir Menderes ve Harun var ki… Bir de Kadir var, Uras var… Kısaca ben hepsine tav oldum arkadaşlar. :D Ama Menderes ayrı şimdi. Ağır abi böyle. Onu okumak için sabırsızlanıyorum. Bir de Eylül’ümüzün biriciği Jülide var tabi. Çok sevdim ya ben o hatunu. Tam benim kafadan. Gerçekte olsaydı sanırım en yakın arkadaşım olabilirdi.
      Okurken aşırı keyif aldım, karakterlerin diyalogları falan çok güzeldi. Zaten kitabın baskısına diyecek sözüm yok. İçi dışı her şekilde mükemmel bir baskı olmuş. Ephesus bu anlamda çok aştı kendini. Bu güzel kitap ve baskısı için yazara ve yayın evine teşekkürler. Bol kitaplı bir kış dilerim hepinize.
         10/10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

2 Kasım 2016 Çarşamba

Eylül Çıkmazı/ Aslı Karabulut/ Ephesus Yayınları - Yorum





       
Aşk kitaplarını çok severim. Kütüphanemin büyük bir kısmını fantastik ve aşk kitapları oluşturuyor. Ama bana göre kitabın konusu aşk ise içinde mutlaka cinsellik, ihtiras artık nasıl tanımlarsanız işte olmalı. Aşkın oldu yerde tutkuda vardı muhakkak bana göre. Bu türün başarı basamaklarını tırmanan bir isim bana göre Aslı Karabulut. Daha önce Ateş ve Buz kitabını okumuş birisi olarak zaten kalemine güveniyordum. Kesinlikle kendini geliştirmekle kalmamış, çok daha iyi bir yere ulaşmış bu yolda. Yazım dili olsun, konunun işleyişi olsun kusursuzdu bana göre. 
    Bir sayfa daha okuyacağım, tamam bu son sayfa olacak artık yatacağım diye diye kitabı bitirdim. Komedi, aşk, tutku, kıskançlık ve daha bir sürü güzel duyguyu okumakla kalmıyorsunuz, o duygular size geçiyor. Eylül ayını da seven birisi olarak, kitap benim için yemede yanında yat kıvamındaydı.
      Eylül kendi halinde, ayaklarının üstünde durabilen ve kendine yetebilen güçlü bir kadın. Okumayı en sevdiğim şeydir güçlü kadınlar zaten. Bazen “ Sen yürek mi yedin kızım?” modunda okusam da kitabı, o savaşçı kız duruşunu sevdim. Bir de Poyraz'ımız var ki bir sevdim, bir sövdüm bir sen hayırdır birader moduna girdim onunla birlikte. Ama gene de sevdim. Poyraz ve adamlarının silahlı saldırıya uğramasıyla başlıyor hikayemiz. Eylül’ün şans eseri orada bulunmasıyla karışan işlerden sonra, aslında kızımızı kurtarmak maksadıyla yanlarına alıyor adamlar. Poyraz o ara yararı olduğu için pek farkında değil durumların ama Eylül adamın çekiciliğinin hemen farkına varıyor. Gözü kara kızım ya! Ne olursa olsun aşkının peşinde korkmadan duran kadınlar olmalı hep bu hayatta. Eylül de onlardan işte.
      Elbette bu kadarla sınır değil kalbimi hoplatan kişilerin sayısı. Genel olarak karakterlerin hepsini sevdim aslında zaten. Ama bir Menderes ve Harun var ki… Bir de Kadir var, Uras var… Kısaca ben hepsine tav oldum arkadaşlar. :D Ama Menderes ayrı şimdi. Ağır abi böyle. Onu okumak için sabırsızlanıyorum. Bir de Eylül’ümüzün biriciği Jülide var tabi. Çok sevdim ya ben o hatunu. Tam benim kafadan. Gerçekte olsaydı sanırım en yakın arkadaşım olabilirdi.
      Okurken aşırı keyif aldım, karakterlerin diyalogları falan çok güzeldi. Zaten kitabın baskısına diyecek sözüm yok. İçi dışı her şekilde mükemmel bir baskı olmuş. Ephesus bu anlamda çok aştı kendini. Bu güzel kitap ve baskısı için yazara ve yayın evine teşekkürler. Bol kitaplı bir kış dilerim hepinize.
         10/10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder