20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj

02:29, BY Rabia Yentür -










                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

20 Eylül 2016 Salı

GKBT 12. TUR | Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız | Röportaj











                    Yeni bir tur gününden hepinize merhaba! ^^ Çok sevdiğim bir kitabın turunda bulunmanın yanında, sevdiğim yazarı ile keyifli bir röportaj geçirdim. Keyifli okumalar dilerim. :)


                 
                 Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Burcu Büyükyıldız kimdir, neler yapar?

        29 yaşında, doğma büyüme İstanbulluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunum. 5 yıllık evliyim. 2010 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmaya başladım. 2012 yılından beri de aktif olarak romanlarımı yazıyorum.


             
          İşletme okumayı kendin mi seçtin?

       

        Evet, kendim seçtim. Aslında lisede Fen bölümünde okudum. Ama sınav zamanım yaklaştığında seçebileceğim bölümleri aslında istemediğime karar verdim. Sınava son bir hafta kala da eşit ağırlık bölümlerinden birini seçeceğimi kafamda netleştirmiştim.

               
          Yazmaya ne zaman başladınız ve kurgularınızı aklınıza getiren olaylar ya da benzeri şeyler var mı?
            
Yazmaya değil de kurguları oluşturmaya başlamak benim için epey eskilere dayanıyor. Tam olarak kaç yaşında olduğumu anımsamıyorum. Ama bir kitap okuduğumda, bir film ya da dizi izlediğimde kendi zihnimde kurguya ve olay örgüsüne müdahale ederdim. "Ben olsam şöyle yapardım," diye düşünürdüm. Ama yıllarca hiç bunu yazıya dökmek aklıma gelmemişti. Beni neyin tetiklediğini bilmiyorum. 2012 yılında kendimi bir anda boş bir word sayfasının karşısında buldum. Kurgularıma gerçek hayatta karşılaşabiliriz elbette. Ancak kendi yaşadıklarımdan esinlenerek yazmıyorum.
                


                    Yazmak dışındaki en büyük tutkun nedir?



                            Alışveriş yapmak olabilir sanırım. :D 


           
Ah biz kadınlar. :D😁 Kitaplarını yazarken konuda sıkıntı çektiğin hiç oldu mu? Böyle durumlarda ne yapıyordun?
Genelde yazmakta ya da kurgulamakta sıkıntı çeken biri değilim. Aklımda not aldığım, taslak olarak da beklettiğim bir sürü kurgum var diyebilirim. Ama bazen insan ne yazacağını bilse ve emin olsa da, kelimelere dökmekte zorlanabiliyor. Öyle zamanlarda karakterlerin ve kurgunun benimle konuşmasını beklerim genelde. Sırf yazmış olmak için yazmak pek bana göre değil. Bu konuda doğru zamanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Birazda karakterlerinden bahsetmek istiyorum ben. Şahsım adına konuşmam gerekirse hepsi ayrı bir harika. Karakterlerini kurgularken nasıl bir süreçten geçiyorsun? Çok teşekkür ederim. Kurguya göre şekilleniyor karakterlerim aslında. Her kurgunun kaldırabileceği ya da kaldıramayacağı bazı noktalar oluyor. Onları belirleyerek ilerliyorum. Daha açık olmam gerekirse... Örneğin Bir Günah Gibi'nin kurgusunda Sarp yerine Demir gibi bir karakter olsaydı... Ortaya iyi bir şey çıkmazdı. Erkek karakterlerine aşık birisi olarak sormalıyım. Onları oluştururken yukarıda yazdığın süreçten daha mı zor oluyor yoksa daha mı kolay? Okuduğumuz kadarıyla pek de kolay adamlar değiller. Ve biz kadınlar için en önemlisi elbette onlarda mı hayal dünyanın getirisi yoksa çevrende böyle insanlar ya da benzerleri var mı? Erkek karakterlerimi yazarken hiç zorlanmıyorum desem beni döver misiniz bilemedim. Ama özellikle "ben dili"nde yazarken, erkek karakterin bakış açısından yazmayı çok seviyorum. İlahi bakışta da aynı şekilde... Sanırım bu konuda en önemli şeylerden biri karakterlerin istikrarlı olması. Adam tek bölümde 180 derece dönüp, inanılmaz sert bir karakterden yumoşa çevrilirse sıkıntı. Ben kadın karakterleri yazarken daha çok zorlanıyorum. Sanırım tek bölümde öyle bir dönüş yapsa bile onları sevebilirim. Kitabı okurken en merak ettiklerim arasındadır bu. Yağız ve Mira çiftinin tutkusuna bayıldım. Çevrenden ilham aldığın insanlar oldu mu onları yazarken? ( Lütfen öyle olsun. 😁) Haha :D Valla bilmiyorum ki. Ben nasıl bir aşk okumak istiyorsam o şekilde yazıyorum. Ve tutku benim için aşk romanlarında olmazsa olmaz. 29 yaşındayım ve takdir edersin ki tutkunun eksik olduğu aşkı anlamsız ve yetersiz buluyorum. Ben her zaman aşkın dokunmayı gerektirdiğini düşündüm. O nedenle de benim çiftlerim her zaman alev almaya devam edecek. Ama şunlardan esinlendim diyemem. :D Yanmaya ve bizleri de yakmaya devam o zaman. Bizim için bence sorun yok. :D Romantik kitapların kraliçelerinden birisisin bana göre. Fakat aklında başka tür yazmak var mı? Bence o güzel hayal gücünden çok harika şeyler çıkabilir. Daha gizemli ve aksiyonu bol bir seri planlıyorum. :) Kitaplardan biri Bir Günah Gibi'de yan karakter olan Arhavili'nin hikayesi... İkincisi ise Çilek Mevsimi'nde yan karakter olan Kuzgun'un... Üçüncü kitap ise sürpriz. Yine elbette romantizm ve tutku olacak. Ama o seri biraz daha karanlık olacak gibi görünüyor. Sormak istediğin tamamen apayrı bir tür yazmak ise... Açıkçası düşünmüyorum. Ben Romance, Historical Romance ve Dark/Erotik Romance okuruyum. Ve bu türlerde aksiyonlu, tutkulu ve aşk dolu kitaplar yazmayı sürdüreceğim. Benim en merak ettiğim konu bu aslında. Malum senin kitaplarının yakıcı bir etkisi var bizler üzerinde. Gerek duygular olsun, gerek sahneler. Ailenden birileri okudu mu kitaplarını? Okuduysa yorumları ne oldu? Evet okudular. :D Annem, kuzenlerim, eşim... Hatta kayın validem. :D Ailemde kimse ahlak polisi olmadığı için, açıkçası tutkulu sahnelerle ilgili kötü bir yorum almadım. Her zaman beni desteklediler. :D Bir sorum daha var, Mira gibi sende mutfak tutkunumusundur? Gerçi senden aldığım ufak tüyolar'dan öyle olduğunu düşünüyorum ama sen ne diyorsun bu konuda? Mutfakta becerikliyimdir. :D Elim epey yatkındır hem yemeklere hem de tatlılar pastalara... En büyük hayalim kendime vanilya kokulu bir kafe açmaktı üniversitede okuduğum süre boyunca. Ama şartlar beni özel sektöre sürükledi. :D Sanırım Mira biraz da benim içimde kalan o hevesin sonucu oluşan bir karakter oldu. Yazarların da kendilerine örnek aldıkları, hayranı olduğu kalemler vardır. Seninde “evet o benim idolüm” diyebileceğin bir yazar var mı? Çok beğeniyorum, bayılarak okuyorum dediğim sayamayacağım kadar çok yazar var. Ama idol olarak aldığım kimse yok sanırım. :) Kendim olmaya çalışıyorum.
Kısa Kısa Peki en sevdiğin dizi/filmler nelerdir? Çok eskiden Buffy the Vampire Slayer fanıydım. Hem bölümleri hem de gecenin bir yarısı tekrarını izlerdim. Çizgi romanları, her türlü yorumu vs bilirdim. O zamandan beri inanılmaz bağlandığım bir dizi olmadı. Artık 50 dakikalık diziler bile beni boğuyor sanırım. Çok çabuk sıkılıyorum. Ben kitap insanıyım daha çok. Evdeki televizyon kumandasının nasıl çalıştığını bile bilmiyorum. Bir yerde iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım. :D Romanlar dışında çizgi roman gibi şeyler okumaktan zevk alır mısın? Çok sevdalısı olduğumu söyleyemem.
Ayrım yapabilirsen en sevdiğin roman hangisidir? Çok fazla var aslında... Ama klasiklerden söyleyeceğim. Uğultulu Tepeler en sevdiğim klasiktir. Saplantılı erkek karakterleri seviyorum sanırım. Eh, Heathcliff de onların kralı malum. :D Okumadım ama çok okumak istiyorum. Saplantılı adamları seven birisi olarak tavsiyene bende uyacağım yakın zamanda. :D Peki en son okuduğun kitabın ismi nedir? En son Juliet Paramparça'yı okudum. Kitaplarını okuma şansına erişemeyenler için biraz özetleyebilir misin?

Basılı üç kitabımdan bahsetmem gerekirse... Aşk Her Şeyi Affeder mi, Çilek Mevsimi ve Bir Günah Gibi karakterleri birbiriyle bağlantılı bir aile serisi... Aşk Her Şeyi Affeder mi, kıskançlık ve güvensizlikle örülü yakıcı bir aşkı anlatıyor.

Bir Günah Gibi ise evli bir kadına âşık olan bir adamın ve âşık olduğu kadını aşkını... Bıçak sırtı bir konu... Ama Sarp bunun üstesinden çok iyi geliyor.

Çilek Mevsimin de ise geçmişinden kaçan bir adamın, tasasız, mutlu ve her şeye sahip bir genç kızla olan aşkı...

Çok kısa özetledim sanırım. Ama arka kapak yazıları çok iyi anlatıyor kitapları. :D Son olarak hiç " Acaba" ile başlayan düşüncelere kapıldın mı? Elbette her insan gibi... Acabalarım, keşkelerim çokça var. Ama onların hayatıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bu güzel ilk röportaj için çoook teşekkür ederim. ^^ İlk heyecanımı seninle attım sanırım. Kurgularında ve hayatında başarılar dilerim ve dört gözle diğer kitaplarını beklediğimi bilmeni isterim. ^^ Canım benim ben teşekkür ederim. ^^ Nice kitaplarda buluşmak dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder