1 Mayıs 2016 Pazar

[GKBT] Yorum: Kılıç ve Çiçek - Kathryn Kramer

07:18, BY Rabia Yentür -




          Orijinal adı: Flame From The Sea
          Yayın evi: Novella yayınları
          Çeviri: A. Arzu Şensoy

          Sayfa sayısı: 512
          Kitaba puanım: 10/ 8.5



        






        Hepinize merhaba! Yeni bir tur yorumu ile karşınızdayım. Novella yayınları farkıyla çıkan Kılıç ve Çiçek kitabı turunun ilk günündeyiz.  Öncelikle kitap tasarımına bayıldığımı söylemeliyim. Zaten ilk an kapağına aşık olmuştum, elime geçtiğinde de kitap içininde dışı kadar güzel olduğunu gördüm.




Bazen sadece tasarımı için alınan kitaplar olur, işte bu onlardan bence. Bir kaç tane olmuştur böyle konusuna bakmadan sırf kapağı için aldığım.





         Benim gibi Viking sever birisi için kitap bir nimetti diyebilirim. Tarihi olan bir çok şeye açımdır ama Vikingler ve İskoçlar bu liste de baş sıralarda duruyor genelde. Kitap üç kısımdan oluşuyor. Söylemem gerekirse ilk kısmı daha çok sevdim ikinci ve üçüncü kısma göre ama genel anlamda kitaba aşık oldum tabii.
     Wolfram daha çok genç iken, gemiyle çıktığı bir yolculukta esir düşüyor ve daha sonra barış anlaşmasının parçası olarak İrlandalılara satılıyor ancak satıldığı efendisi çok zalim ve Vikinglere olan bütün öfkesini Wolfram'dan çıkartıyor. Ona eziyet ederken, akrabası olan ve daha çok küçük olan Deidre bu genç Viking'in böylesine eziyet görmesine dayanamıyor ve sürekli onu korumaya çalışıyor. Kendi payından yemek götürüyor ve sonunda bir gece adamı serbest bırakıyor. O geceden sonra yolları ayrılıyor ve bir gün Viking baskınında tekrar karşılaşıyorlar.

    Kısaca konumuz böyle. Yorumuma gelirsek kitabı cidden çok sevdim, çok güzeldi. Bolcana Viking vardı ki bu zaten sevmem için ayrı bir nokta. Wolfram çok harika bir herifti ya. Sarışın, mavi gözlü, iri yarı, güçlü, sahiplenici. Bazı yerler de deli gibi sinir olmadım değil ama iyi yanları daha fazlaydı neyse ki.
   Deidre ise yer yer sevdiğim ancak gıcık olmaktan da geri duramadığım bir kadındı. Tamam yazar güçlü bir kadın yaratmaya çalışmış, dik başlı, uzun dilli falan. Buraya kadar sevdim de bazı davranışları beni çileden çıkardı. Bir şeyi istiyor ama sonra pişman olup, hayır diyor ve ya istemiyor ama sonra onun içinde pişman oluyor. Çok kafası karışık birisiydi bana göre bazı yerlerde. Bir de çok kolayca affetmesine sinir olmadığım değil bir sahnede. Neyse gerisini girmeyeyim spoi olur ama beni çıldırttığı noktalar vardı. 
   Reading Slump zamanında olmama rağmen hızlıca biten bir kitap oldu. Yazarın dilinin sadeliğini sevdim ve Viking tanrıları hakkında da birçok şey öğrenebilirsiniz. Adetleri hakkında falan yazar yer yer bilgilerde vermişti. Eğer daha önce Vikingler hakkında hiç bir kitap falan okumadıysanız, başlamak için güzel bir seçim olur. Neden ilk kısmı daha çok sevdiğime gelirsek de; Bence aralarında ki o tutku, sevgi, aşk daha güzel anlatılmıştı. Ayrıca ikinci kısımda çok gereksiz, sadece saçmalamak için var olan karakter tiplemesinde birisi vardı. Yani ne gerek vardı yazarcığım? Biraz gereksizce uzatıldığını düşünsem de kendisini okuttuğu sürece problem yok. Severek okudum, çok fazla beğendim. Bence bir şans verin bu kitaba.
       Bol kitaplı günler dilerim! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1 Mayıs 2016 Pazar

[GKBT] Yorum: Kılıç ve Çiçek - Kathryn Kramer





          Orijinal adı: Flame From The Sea
          Yayın evi: Novella yayınları
          Çeviri: A. Arzu Şensoy

          Sayfa sayısı: 512
          Kitaba puanım: 10/ 8.5



        






        Hepinize merhaba! Yeni bir tur yorumu ile karşınızdayım. Novella yayınları farkıyla çıkan Kılıç ve Çiçek kitabı turunun ilk günündeyiz.  Öncelikle kitap tasarımına bayıldığımı söylemeliyim. Zaten ilk an kapağına aşık olmuştum, elime geçtiğinde de kitap içininde dışı kadar güzel olduğunu gördüm.




Bazen sadece tasarımı için alınan kitaplar olur, işte bu onlardan bence. Bir kaç tane olmuştur böyle konusuna bakmadan sırf kapağı için aldığım.





         Benim gibi Viking sever birisi için kitap bir nimetti diyebilirim. Tarihi olan bir çok şeye açımdır ama Vikingler ve İskoçlar bu liste de baş sıralarda duruyor genelde. Kitap üç kısımdan oluşuyor. Söylemem gerekirse ilk kısmı daha çok sevdim ikinci ve üçüncü kısma göre ama genel anlamda kitaba aşık oldum tabii.
     Wolfram daha çok genç iken, gemiyle çıktığı bir yolculukta esir düşüyor ve daha sonra barış anlaşmasının parçası olarak İrlandalılara satılıyor ancak satıldığı efendisi çok zalim ve Vikinglere olan bütün öfkesini Wolfram'dan çıkartıyor. Ona eziyet ederken, akrabası olan ve daha çok küçük olan Deidre bu genç Viking'in böylesine eziyet görmesine dayanamıyor ve sürekli onu korumaya çalışıyor. Kendi payından yemek götürüyor ve sonunda bir gece adamı serbest bırakıyor. O geceden sonra yolları ayrılıyor ve bir gün Viking baskınında tekrar karşılaşıyorlar.

    Kısaca konumuz böyle. Yorumuma gelirsek kitabı cidden çok sevdim, çok güzeldi. Bolcana Viking vardı ki bu zaten sevmem için ayrı bir nokta. Wolfram çok harika bir herifti ya. Sarışın, mavi gözlü, iri yarı, güçlü, sahiplenici. Bazı yerler de deli gibi sinir olmadım değil ama iyi yanları daha fazlaydı neyse ki.
   Deidre ise yer yer sevdiğim ancak gıcık olmaktan da geri duramadığım bir kadındı. Tamam yazar güçlü bir kadın yaratmaya çalışmış, dik başlı, uzun dilli falan. Buraya kadar sevdim de bazı davranışları beni çileden çıkardı. Bir şeyi istiyor ama sonra pişman olup, hayır diyor ve ya istemiyor ama sonra onun içinde pişman oluyor. Çok kafası karışık birisiydi bana göre bazı yerlerde. Bir de çok kolayca affetmesine sinir olmadığım değil bir sahnede. Neyse gerisini girmeyeyim spoi olur ama beni çıldırttığı noktalar vardı. 
   Reading Slump zamanında olmama rağmen hızlıca biten bir kitap oldu. Yazarın dilinin sadeliğini sevdim ve Viking tanrıları hakkında da birçok şey öğrenebilirsiniz. Adetleri hakkında falan yazar yer yer bilgilerde vermişti. Eğer daha önce Vikingler hakkında hiç bir kitap falan okumadıysanız, başlamak için güzel bir seçim olur. Neden ilk kısmı daha çok sevdiğime gelirsek de; Bence aralarında ki o tutku, sevgi, aşk daha güzel anlatılmıştı. Ayrıca ikinci kısımda çok gereksiz, sadece saçmalamak için var olan karakter tiplemesinde birisi vardı. Yani ne gerek vardı yazarcığım? Biraz gereksizce uzatıldığını düşünsem de kendisini okuttuğu sürece problem yok. Severek okudum, çok fazla beğendim. Bence bir şans verin bu kitaba.
       Bol kitaplı günler dilerim! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder