4 Nisan 2016 Pazartesi

[GKBT] Zamansız Fırtına - Lında Howard - Yorum

06:58, BY Rabia Yentür -



       

       











 Merhaba! Bugün yeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Zamansız Fırtına, Martı yayınlarından yeni çıkan bir Lında kitabı. Yazarın adını duymuştum ama daha önce okumamıştım. İlk kitabı Zamansız Fırtına okuduğum ve bir an önce diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Yazarın dilini, anlatışını beğendim. Ha ufak bir sıkıntım oldu onu da yazacağım devamında zaten. Birazcık konusundan bahsedeyim şimdi. Angie Powell, küçük bir kasabada tek başına yaşayan, babasından kendisine kalan av rehberliği mesleği ile geçinmeye çalışan genç bir kadın. Otuzlu yaşlarında ve başından kötü sonuçlanan bir evlilik geçmiş. Bu yüzden erkeklere biraz mesafeli. Herifimiz Dare - ah aşkım ah annem- ise orduda ki görevinden ayrıldıktan sonra kasabaya geri dönen ve Angie işinde rakip olan çok yakışıklı bir adam. Öyle böyle değil... Ah ah... Kalbim sancıdı bir saniye.
         Hah tamam şuan iyiyim. Dare'in kasabaya gelmesinin ardından, Angie'nin işleri iyice kötüye gider ve sonunda evini satıp, başka bir yere taşınma kararı alır. O sıralarda ise hem Dare etkeni hem de kışın yaklaşması yüzünden işşiz kaldığı vakitlerdir. Eski müştelerinden olan Chad Krugman yanında patronu ile dağa siyah ayı vurmak için çıkma ister.

     Şimdi öncelikle Chad'i hiç sevmememiştim, haklılığımın gururunu yaşıyorum. Davis ise - Patron- en başından beri geberdiğim karakterler arasına girmişti. Olaylar spoisisiz az çok böyle. Biraz daha anlatırsam kesin girerim spoinin dibine, siz de beni linç edersiniz. :D

     Karakterleri genel anlamda sevdim. Kadın karakterimiz kendinden emin, güçlü böyle. Kendini korumayı biliyor. Bazı yerler de " yürü lan kızım!" dediğim oldu mesela. Zorluklarla başak çıkabiliyor ki, en taktir ettiği harekettir benim. Öyle saf, salak, güçsüz hatunları sevmem ben.
    Dare ise, aman Allah'ım derdirten türden. Eski ordu mensubu, güçlü, kuvvetli, seksi. :) Yer yer kızdıran, yer yer güldüren, bazen oha derdirten, ağzını burnunu ısırmalık bir herif tam anlamıyla. Angie, iki adamla dağa çıkınca endişelenip, Angie'nin yalnız olmadığını dağda gösteririm diye peşlerinden gidiyor. Hikayemiz de burada başlıyor aslında.

   Dediğim gibi Chad'i sevmeyin... Ben uyarayım da... Sonra Rabi neden uyarmadın demesin kimse. Neysem. Yazarın dili baya akıcıydı, çok sevdim. Hatta kitap okuyamıyorken bile götürdü kendini. Tek sevmediğim Angie ve Dare ikilisini kitabın bir 150 sayfa kadar sonrasında anca beraber gördük. Ama turda ki arkadaşım Sonsayfası'Hayat''ın' dediğine göre yazarın genel olayı buymuş zaten. Ondan pek önemsemedim. Ha tabii benim sahnelerim gelsin diye az da dua etmedim. <3 br="" nbsp="">
   Genel anlamda çok fazla sevdim. Bazı çeviri, dil hataları vardı ama olsun. Bin beterlerini gördüğümden bu kadar ufak şeylere takılmıyorum fazla. Ki Martı her zaman dikkat eder olur yani arada böyle şeyler. Ayrıca Kapak da çok hoş. İlk başta okurken kapak ne alaka modundaydım da sonradan daha anlamlı gelmeye başladı. Bence bir şans verin bu kitaba.

    Puanım 10/ 8



           Keyifli okumalar dilerim! 

             

2 yorum:

  1. Kapağı çok sönük gibi geldi... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ilk elime aldığımda bende sevememiştim. Daha sonradan hoşuma gitmeye başladı baya. :)

      Sil

4 Nisan 2016 Pazartesi

[GKBT] Zamansız Fırtına - Lında Howard - Yorum




       

       











 Merhaba! Bugün yeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Zamansız Fırtına, Martı yayınlarından yeni çıkan bir Lında kitabı. Yazarın adını duymuştum ama daha önce okumamıştım. İlk kitabı Zamansız Fırtına okuduğum ve bir an önce diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Yazarın dilini, anlatışını beğendim. Ha ufak bir sıkıntım oldu onu da yazacağım devamında zaten. Birazcık konusundan bahsedeyim şimdi. Angie Powell, küçük bir kasabada tek başına yaşayan, babasından kendisine kalan av rehberliği mesleği ile geçinmeye çalışan genç bir kadın. Otuzlu yaşlarında ve başından kötü sonuçlanan bir evlilik geçmiş. Bu yüzden erkeklere biraz mesafeli. Herifimiz Dare - ah aşkım ah annem- ise orduda ki görevinden ayrıldıktan sonra kasabaya geri dönen ve Angie işinde rakip olan çok yakışıklı bir adam. Öyle böyle değil... Ah ah... Kalbim sancıdı bir saniye.
         Hah tamam şuan iyiyim. Dare'in kasabaya gelmesinin ardından, Angie'nin işleri iyice kötüye gider ve sonunda evini satıp, başka bir yere taşınma kararı alır. O sıralarda ise hem Dare etkeni hem de kışın yaklaşması yüzünden işşiz kaldığı vakitlerdir. Eski müştelerinden olan Chad Krugman yanında patronu ile dağa siyah ayı vurmak için çıkma ister.

     Şimdi öncelikle Chad'i hiç sevmememiştim, haklılığımın gururunu yaşıyorum. Davis ise - Patron- en başından beri geberdiğim karakterler arasına girmişti. Olaylar spoisisiz az çok böyle. Biraz daha anlatırsam kesin girerim spoinin dibine, siz de beni linç edersiniz. :D

     Karakterleri genel anlamda sevdim. Kadın karakterimiz kendinden emin, güçlü böyle. Kendini korumayı biliyor. Bazı yerler de " yürü lan kızım!" dediğim oldu mesela. Zorluklarla başak çıkabiliyor ki, en taktir ettiği harekettir benim. Öyle saf, salak, güçsüz hatunları sevmem ben.
    Dare ise, aman Allah'ım derdirten türden. Eski ordu mensubu, güçlü, kuvvetli, seksi. :) Yer yer kızdıran, yer yer güldüren, bazen oha derdirten, ağzını burnunu ısırmalık bir herif tam anlamıyla. Angie, iki adamla dağa çıkınca endişelenip, Angie'nin yalnız olmadığını dağda gösteririm diye peşlerinden gidiyor. Hikayemiz de burada başlıyor aslında.

   Dediğim gibi Chad'i sevmeyin... Ben uyarayım da... Sonra Rabi neden uyarmadın demesin kimse. Neysem. Yazarın dili baya akıcıydı, çok sevdim. Hatta kitap okuyamıyorken bile götürdü kendini. Tek sevmediğim Angie ve Dare ikilisini kitabın bir 150 sayfa kadar sonrasında anca beraber gördük. Ama turda ki arkadaşım Sonsayfası'Hayat''ın' dediğine göre yazarın genel olayı buymuş zaten. Ondan pek önemsemedim. Ha tabii benim sahnelerim gelsin diye az da dua etmedim. <3 br="" nbsp="">
   Genel anlamda çok fazla sevdim. Bazı çeviri, dil hataları vardı ama olsun. Bin beterlerini gördüğümden bu kadar ufak şeylere takılmıyorum fazla. Ki Martı her zaman dikkat eder olur yani arada böyle şeyler. Ayrıca Kapak da çok hoş. İlk başta okurken kapak ne alaka modundaydım da sonradan daha anlamlı gelmeye başladı. Bence bir şans verin bu kitaba.

    Puanım 10/ 8



           Keyifli okumalar dilerim! 

             

2 yorum:

  1. Kapağı çok sönük gibi geldi... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ilk elime aldığımda bende sevememiştim. Daha sonradan hoşuma gitmeye başladı baya. :)

      Sil