12 Mart 2016 Cumartesi

( GKBT) Matthew Quıck - Her İşte Bir Hayır var - Yorum + Playist

13:50, BY Rabia Yentür -


   




             Hepinize merhabaa! İkinci turumuzu Feniks yayınlarından çıkan Her İşte Bir Hayır Var kitabı ile yapıyoruz. İlk önce söylemeden geçemeyeceğim ki bütün tur grubu kızları olarak kapak da ki cips gibi gözüken aslında midye olan - evet ben hala inanamıyorum :D - o turuncu şeyler çok fazla zorladı bizi. Ama ben o mükemmel irademle yıkılmadım, diyetimi bozmadım! :D - Evet yazar burada diyette olduğunu vurguluyor-  

         Uzun zamandır okuduğum farklı bir tarz da kurguydu öncelikle iyi geldi bana. Hikayemiz mektuplardan oluşuyor. Bartholomew Neil, 38 yıl boyunca annesi ile yaşadıktan sonra ve son anlarında mış gibi yaptıktan sonra annesinin ölümü ile kendine yeni bir sayfa açmaya karar veriyor. Bir gün annesinin iç çamaşırı çekmecesinde bulduğu bir mektup ile hayatı da değişiyor. Mektup Richard Gere adılı bir ünlüden " Tibet'e Özgürlük" konulu bir yazı içeriyor. Annesi ise bu adama öyle hayran ki sadece bir kere alsa da, adamın ismini sayıklamaktan vazgeçememiş. Ve Bartholomew, bunun bir kozmik bağlantı olduğunu düşünür ve Richard'a mektuplar yazmaya başlar.

    Konu en kısa haliyle böyle. Bence kitap cidden çok iyiydi. Bir adamın hayatını eline alışını okuduk bu mektuplarda... Düşüncelerini, arkadaşlıkları, aşklarını, inançları vb bu tür duygularını dile getirmekten korkmayan cesur bir adamdı bence kahramanımız. Ben çok sevdim yani. Ve en önemlisi yalnızlıktan kurtulan bir adamın hikayesi çok etkileyici idi. Ben severim bu tür konuları. Erkeklerin o dünyası ilgimi çeker direk zaten. Biraz fazla küfür vardı ama beni o kadar da rahatsız etmedi. Göz ardı edilebilecek bir şey... Ve kendinizi kitaba tamamen bırakabilirsiniz.

      Son olarak kitap cidden çok iyi dersler veriyor. En önemlisi ise birbirinizin hayatına sihirler katın olur mu? Sevdiklerinize peri masalını yaşatın... Kendiniz olun bir kere. Mış gibi yapmayın, siz olun. Arkadaş edinin, sevgili yapın... Bu kitap sadece 38 yaşında olan ve şimdiye kadar annesi ile yaşamış bir adamın hayatı değil, sizin hayatınıza da bir ders bence. Çok etkilendim.

    Bol kitapları günler dilerim!









                         
Playist



  ( Neden Youtube videosu yükle yemediğimi anlayamadım ama ben size okurken dinlediğim, beni kitap ile bütünleştiren müziklerin isimlerini yazıyorum şimdilik.)


                  
   

                     James Vincent Mc Morrow - Higher Love


                    Saturn Missiles - Today İs The Day

                    Norah Jones - Sunrise



              Ben genelde playistimden bunları açarak dinledim. Umarım sizde beğenirsiniz. Sevgiyle kalın. ^^ 

                  




                






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

12 Mart 2016 Cumartesi

( GKBT) Matthew Quıck - Her İşte Bir Hayır var - Yorum + Playist



   




             Hepinize merhabaa! İkinci turumuzu Feniks yayınlarından çıkan Her İşte Bir Hayır Var kitabı ile yapıyoruz. İlk önce söylemeden geçemeyeceğim ki bütün tur grubu kızları olarak kapak da ki cips gibi gözüken aslında midye olan - evet ben hala inanamıyorum :D - o turuncu şeyler çok fazla zorladı bizi. Ama ben o mükemmel irademle yıkılmadım, diyetimi bozmadım! :D - Evet yazar burada diyette olduğunu vurguluyor-  

         Uzun zamandır okuduğum farklı bir tarz da kurguydu öncelikle iyi geldi bana. Hikayemiz mektuplardan oluşuyor. Bartholomew Neil, 38 yıl boyunca annesi ile yaşadıktan sonra ve son anlarında mış gibi yaptıktan sonra annesinin ölümü ile kendine yeni bir sayfa açmaya karar veriyor. Bir gün annesinin iç çamaşırı çekmecesinde bulduğu bir mektup ile hayatı da değişiyor. Mektup Richard Gere adılı bir ünlüden " Tibet'e Özgürlük" konulu bir yazı içeriyor. Annesi ise bu adama öyle hayran ki sadece bir kere alsa da, adamın ismini sayıklamaktan vazgeçememiş. Ve Bartholomew, bunun bir kozmik bağlantı olduğunu düşünür ve Richard'a mektuplar yazmaya başlar.

    Konu en kısa haliyle böyle. Bence kitap cidden çok iyiydi. Bir adamın hayatını eline alışını okuduk bu mektuplarda... Düşüncelerini, arkadaşlıkları, aşklarını, inançları vb bu tür duygularını dile getirmekten korkmayan cesur bir adamdı bence kahramanımız. Ben çok sevdim yani. Ve en önemlisi yalnızlıktan kurtulan bir adamın hikayesi çok etkileyici idi. Ben severim bu tür konuları. Erkeklerin o dünyası ilgimi çeker direk zaten. Biraz fazla küfür vardı ama beni o kadar da rahatsız etmedi. Göz ardı edilebilecek bir şey... Ve kendinizi kitaba tamamen bırakabilirsiniz.

      Son olarak kitap cidden çok iyi dersler veriyor. En önemlisi ise birbirinizin hayatına sihirler katın olur mu? Sevdiklerinize peri masalını yaşatın... Kendiniz olun bir kere. Mış gibi yapmayın, siz olun. Arkadaş edinin, sevgili yapın... Bu kitap sadece 38 yaşında olan ve şimdiye kadar annesi ile yaşamış bir adamın hayatı değil, sizin hayatınıza da bir ders bence. Çok etkilendim.

    Bol kitapları günler dilerim!









                         
Playist



  ( Neden Youtube videosu yükle yemediğimi anlayamadım ama ben size okurken dinlediğim, beni kitap ile bütünleştiren müziklerin isimlerini yazıyorum şimdilik.)


                  
   

                     James Vincent Mc Morrow - Higher Love


                    Saturn Missiles - Today İs The Day

                    Norah Jones - Sunrise



              Ben genelde playistimden bunları açarak dinledim. Umarım sizde beğenirsiniz. Sevgiyle kalın. ^^ 

                  




                






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder