6 Mart 2016 Pazar

Evrenin Ötesi ( Evrenin Ötesi 1) - Beth Revıs - Yorum

07:23, BY Rabia Yentür -




   

            Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.

     Amy uyandırılışının bir teknik arıza olmadığını anladığı andan itibaren onun neredeyse ölümüne sebep olan kişiyi bulmak için zamana karşı bir yarışa girer. Çünkü donma haznesinin fişi çekilmiştir ve şüpheliler listesindeki isimler ise sadece birkaç bin kişilik gemi sakinlerine aittir. Gemide birisi donma haznelerinin fişlerini çekip kaçıyor ve vaktinde çözüldükleri fark edilmeyen kurbanlar dondurucu sıvıda boğuluyor. Eğer Amy hemen bir şeyler yapmazsa ailesi bir sonraki kurbanlar olabilir.

    Ama şüpheli listesindeki isimlerden biri Amy için farklı anlamlar ifade ediyor: genç, asi ve zeki Çırak, geminin gelecekteki lideri ve hazırlıksız yakalandığı bir aşk.

                                                               

                                                     





                       Orjinal adı: Across The Universe
                       Yayın evi: Olimpos
                       Yazar: Beth Revis
                       Puanım: 10 




                Uzun zaman sonra kitap yorumuyla tekrar buradayım. Hepinize kocaman merhabalar! Bu ara hem - tekrar- YGS stresi, hem de birazcık kitap okuyamam durumumdan dolayı pek yanaşamadım bu taraflara. Ocak ve Şubat ayında toplasanız 11 kitap falan okumuşumdur. Ne yapacağım derken, kütüphanem de Tüyap'dan beri duran - 4 ay kadar geçti üzerinden - seri gözüme çarptı ve hemen başlayayım dedim. Üç kitabı 30 tl gibi bir rakama almıştım... İyi ki de başlamışım diyorum şuan. An itibarıyla bitti ve gerisini okumak için sabırsızlanıyorum. Ben genelde içinde aşk, sevgi olmayan bilim kurgu tarzı kitapları fazla sevmem. Bunun için de hem aşk vardı, hem bolcana maceralar. Güzel bir Bilim kurgu, Distopya olmuştu. 
            





İnsanlığın yaşaması için bir grup bilim adamı, ordudan alanlarında başarılı  insanlar dondurularak uzay da yeni bir gezene gönderiliyorlar. Bu 301 yıl sürecek bir yolculuk... Dondurma işlemi biraz sıkıntılı, okurken kötü hissettim biraz. İşkence gibi resmen, düşünemiyorum üstümde denendiğini... Esas kızımız Amy ise kitapta ki tabir ile 'Önemsiz kargo' Annesi bir genetik uzmanı ve babası da savaş analizi uzmanı. Annesi kızının kendileri ile gelmesini çok istiyor ama babası dondurulmadan önce Amy'e bir şans veriyor. İstersen çıkıp gidebilirsin. Tabi Amy gitmiyor ve o da yüz yıllar sonra başka bir gezen de uyandırılmak üzere donduruluyor.


       Kitabımız Amy'nin bakış açısından anlatılmasının yanında, bir de çok önemli ve benim çok sevdiğim karakterler arasında olan Çırak'ın ağzından anlatılıyor. Bir bölüm Amy ve bir bölüm Çırak. Gemi de sükunetin sağlaması için, insanların barışçıl yaşaması için Bilge var. Ve onun eğittiği gelecek nesile lider olacak kişi de Çırak. Her şey yolunda giderken, Amy bir anda uyandırılıyor. Genetik olarak gemide ki insanlardan çok farklı bir yapıda. Gemidekiler tek tip insanlar olmasına karşın o Güneş-Dünya'dan - Dünya'ya bu şekilde hitap ediliyor- gelen kızıl saçlı, yeşil gözlü birisi. Ve buradan sonrası zaten su gibi akıyor gidiyor... Baya heyecanlı. Geminin içinde ki sistem şok edecek şekilde... Yazar cidden hayal gücünü kullanmış. Ama kim  uyandırdı ve neden uyandırıldığı bilinmiyor. Gemide ki insanların çoğu Amy karşı ön yarılı. Ama zaten ailesi ve diğer dondurulan insanlar tehlike de. Çırak ve Harley - bu çocuğa çok üzülüyorum ve çok seviyorum- ile gemide ki saklanan sırları ortaya çıkartıyorlar. Harley'in pek etkisi yok aslında ama Amy'nin yanında duran iki insandan birisi sadece. O yüzden de bu karaktere karşı ayrı bir sempatim oluştu.

       Ayrıca gemi - 
Godspeed ismi - cidden harika bir yapı. Devasa denilen tür de. İçin de sahte de olsa bir güneş bile var. Hayvan çiftlikleri, tarlalar, hastane...  Yazarın kurguyu işleyişi çok güzeldi. Tabi kim demiş sorunsuz bir şekilde, vaktin de yeni dünya'ya ulaşacaklarını? Sorunlar olmadan olur mu? Asla. :D Okumalısınız bu seriyi. İkincisine geçmek için sabırsızlanıyorum.


Bol kitaplı günler dilerim!




Kendi kendime işte yıldızların sırrı da bu, dedim. Sonunda, hepimiz yalnızız. Ne kadar yakın görünürseniz görünün, size kimse dokunamaz. - Amy





                       

                                                      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

6 Mart 2016 Pazar

Evrenin Ötesi ( Evrenin Ötesi 1) - Beth Revıs - Yorum





   

            Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.

     Amy uyandırılışının bir teknik arıza olmadığını anladığı andan itibaren onun neredeyse ölümüne sebep olan kişiyi bulmak için zamana karşı bir yarışa girer. Çünkü donma haznesinin fişi çekilmiştir ve şüpheliler listesindeki isimler ise sadece birkaç bin kişilik gemi sakinlerine aittir. Gemide birisi donma haznelerinin fişlerini çekip kaçıyor ve vaktinde çözüldükleri fark edilmeyen kurbanlar dondurucu sıvıda boğuluyor. Eğer Amy hemen bir şeyler yapmazsa ailesi bir sonraki kurbanlar olabilir.

    Ama şüpheli listesindeki isimlerden biri Amy için farklı anlamlar ifade ediyor: genç, asi ve zeki Çırak, geminin gelecekteki lideri ve hazırlıksız yakalandığı bir aşk.

                                                               

                                                     





                       Orjinal adı: Across The Universe
                       Yayın evi: Olimpos
                       Yazar: Beth Revis
                       Puanım: 10 




                Uzun zaman sonra kitap yorumuyla tekrar buradayım. Hepinize kocaman merhabalar! Bu ara hem - tekrar- YGS stresi, hem de birazcık kitap okuyamam durumumdan dolayı pek yanaşamadım bu taraflara. Ocak ve Şubat ayında toplasanız 11 kitap falan okumuşumdur. Ne yapacağım derken, kütüphanem de Tüyap'dan beri duran - 4 ay kadar geçti üzerinden - seri gözüme çarptı ve hemen başlayayım dedim. Üç kitabı 30 tl gibi bir rakama almıştım... İyi ki de başlamışım diyorum şuan. An itibarıyla bitti ve gerisini okumak için sabırsızlanıyorum. Ben genelde içinde aşk, sevgi olmayan bilim kurgu tarzı kitapları fazla sevmem. Bunun için de hem aşk vardı, hem bolcana maceralar. Güzel bir Bilim kurgu, Distopya olmuştu. 
            





İnsanlığın yaşaması için bir grup bilim adamı, ordudan alanlarında başarılı  insanlar dondurularak uzay da yeni bir gezene gönderiliyorlar. Bu 301 yıl sürecek bir yolculuk... Dondurma işlemi biraz sıkıntılı, okurken kötü hissettim biraz. İşkence gibi resmen, düşünemiyorum üstümde denendiğini... Esas kızımız Amy ise kitapta ki tabir ile 'Önemsiz kargo' Annesi bir genetik uzmanı ve babası da savaş analizi uzmanı. Annesi kızının kendileri ile gelmesini çok istiyor ama babası dondurulmadan önce Amy'e bir şans veriyor. İstersen çıkıp gidebilirsin. Tabi Amy gitmiyor ve o da yüz yıllar sonra başka bir gezen de uyandırılmak üzere donduruluyor.


       Kitabımız Amy'nin bakış açısından anlatılmasının yanında, bir de çok önemli ve benim çok sevdiğim karakterler arasında olan Çırak'ın ağzından anlatılıyor. Bir bölüm Amy ve bir bölüm Çırak. Gemi de sükunetin sağlaması için, insanların barışçıl yaşaması için Bilge var. Ve onun eğittiği gelecek nesile lider olacak kişi de Çırak. Her şey yolunda giderken, Amy bir anda uyandırılıyor. Genetik olarak gemide ki insanlardan çok farklı bir yapıda. Gemidekiler tek tip insanlar olmasına karşın o Güneş-Dünya'dan - Dünya'ya bu şekilde hitap ediliyor- gelen kızıl saçlı, yeşil gözlü birisi. Ve buradan sonrası zaten su gibi akıyor gidiyor... Baya heyecanlı. Geminin içinde ki sistem şok edecek şekilde... Yazar cidden hayal gücünü kullanmış. Ama kim  uyandırdı ve neden uyandırıldığı bilinmiyor. Gemide ki insanların çoğu Amy karşı ön yarılı. Ama zaten ailesi ve diğer dondurulan insanlar tehlike de. Çırak ve Harley - bu çocuğa çok üzülüyorum ve çok seviyorum- ile gemide ki saklanan sırları ortaya çıkartıyorlar. Harley'in pek etkisi yok aslında ama Amy'nin yanında duran iki insandan birisi sadece. O yüzden de bu karaktere karşı ayrı bir sempatim oluştu.

       Ayrıca gemi - 
Godspeed ismi - cidden harika bir yapı. Devasa denilen tür de. İçin de sahte de olsa bir güneş bile var. Hayvan çiftlikleri, tarlalar, hastane...  Yazarın kurguyu işleyişi çok güzeldi. Tabi kim demiş sorunsuz bir şekilde, vaktin de yeni dünya'ya ulaşacaklarını? Sorunlar olmadan olur mu? Asla. :D Okumalısınız bu seriyi. İkincisine geçmek için sabırsızlanıyorum.


Bol kitaplı günler dilerim!




Kendi kendime işte yıldızların sırrı da bu, dedim. Sonunda, hepimiz yalnızız. Ne kadar yakın görünürseniz görünün, size kimse dokunamaz. - Amy





                       

                                                      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder