14 Şubat 2016 Pazar

Arzu Şövalyesi - Margaret Mallory - Yorum

10:56, BY Rabia Yentür -







                             Kitap tanıtım




          SAVAŞTA KORKUSUZ

      William FitzAlan, pelerinindeki kanlar daha kurumadan, kralın kendisine verdiği stratejik sınır bölgelerini almak için geri döner. Kendisini kalenin kapılarında başka bir ödül daha beklemektedir: Güzel Leydi Catherine Rayburn.
           YATAKTA NAZİK

    Catherine, krala casusluk yapmak için her şeyi tehlikeye atar. Ancak karşılığında topraklarından cayması istenir ve tek bir tercih hakkı sunulur: FitzAlan’la evlenmek ya da Kule’ye kapatılmak. Catherine, yeni kocasının vücuduna sahip olmasına izin verirken, sırlarını kendine saklamaya devam eder ve kalbini ona asla vermez.
    Tutku ateşli bir hâl almaya ve tehlike etraflarını kuşatmaya başladıkça, Catherine ve William’ın evliliklerini, topraklarını ve hayatlarını kurtarmak için bir birilerine güvenmeyi öğrenmeleri gerekir. 


    
                                                            Orjinal adı: Knight Of Desire             
                                        
Yayın evi: Aspendos                                                     
                                    Yazarı: Margaret Mallory
                                                                                  
                              
Puanım: 10/6.5


                              Kitap yorumum


                   Hepinize merhaba! Son günlerde ki tarihi aşk kurgularına olan açlığım da ki yeni bebeğim de Arzu Şövalyesi oldu. Bir gece de oturup bitirdiğim kitaplar arasına girdi ancak neden bu kadar fazla puan kırdın Rabi? diye soranlarınız olur. Konuya geçmeden önce dile getirmem gereken en büyük rahatsızlığım kitabın basımı oldu. Öyle göze batan yazım hataları doluydu ki... Bazen anlamak için bir cümleyi iki üç sefer okumak zorunda kaldım. Eğer kurgu hoşuma gitmeseydi yarım bırakacağım bir kitap olacaktı sırf  o hatalar yüzünden. İkinci en büyük sinir olduğum durumda baş karakter olan herifimiz. William FitzAlan. Çok enderdir baş karakterlere olan sinirim benim. Genelde en kötüsünü bile sevmişimdir hep. Ama bu adamı 2 sayfa da sevdiysem geriye kalan 3 sayfa da nefret ettim. Karısına bu denli güvenmeyen - karnında ki çocuğu bile başkasının diye düşünüp olsun gene de kabul ederim diyen bir herif daha olamaz. Sorun çocuk başkasının da olsa kabul etmesinde değil yanlış anlaşılmasın. Ama karnını görür görmez, o kadar sevişmelerden sonra kendisinden diye düşünmeyip de karısının başkasıyla kendisini aldattığını düşünmesi... Delirdim resmen! 
    
           Catherine, küçük yaşta zorla evlendirilen ve evliliği çok kötü geçen bir İskoç ve İngiliz sınır kalesinde yaşan leydi. Kocasının krala ve ülkeye ihanet ettiğini öğrenip, gizli saklı prens aracılığı ile krala mesajlar iletiyor. Tekrar prense gönderdiği bir mesajdan sonra, kocasının ihaneti ortaya çıkıyor ve öldürüyor. Ondan alınan tüm mal mülk ise, Rayburn'u yenilgiye uğratan adama kalıyor. William. Kral eğer isterse Catherine ile evlenebileceğini söylüyor, ancak istemezse Catherine ölüme mahkum edilecek ve oğlu da başka akrabası olmadığı için, bilemediği insanlara evlatlık verilecek. Şuralar da William gerçekten takdir ettim. Catherine'i daha görmeden - kendisi de diyordu, isterse çok çirkin olsun- ölmesindense evlenmeyi kabul etti. Ama işte eski kocasının Cathrine'e yaptıklarını öğrendiği halde, adamın bir hain olduğunu bildiği ve karısının da krala sadık birisi olarak kocasını ihbar ettiğini bildiği halde, kadına sürekli işte sen kocanı aldattın sana nasıl güveneyim modlarındaydı. Hatasını anladığı her seferinin ardından tekrar bir hata yaptı. Seviyorum dedi ama üzdü... Ya bu karakter benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Yaşadıklarından ötürü güvensizlikleri vardı ama Catherine hak etmiyordu bu kadar şeyi.

      Bunların dışında konuyu yazar iyi işlemişti. Güzel bir kitaptı. Arka planda ki savaşı falan işleyişi hoşuma gitti. Kitapta ki genel anlamda bir çok karakteri çok sevdim.  Edmund dışında. Okuyunca anlarsınız ne kadar nefret ettiğimi. William gel gitliydi bana hep, tam sevemedim onu. Bir de kralı pek sevmedim. Onun dışında prens olsun, Catherine'nin oğlu olsun, William'ın kardeşi olsun - ki ikinci kitap olan Haz Şövalyesi onun hakkında- hizmetçiler, prens ve hatta karşı taraftan düşmanları bile çok sevdim. Özellikle Tudorlar vardı, çok hoşuma gitti onlar.
    Kapak tasarımını da baya beğendim. Diğer kitaplarını da alıp okurum diye düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla yazarın ülkemiz de 3 kitabı çıkmış. Umarım onlar da böyle basım hatalarıyla dolu değildir.
    Ve ek olarak kitapta ki cinsellik azıcık fazla. Bana göre sorun değil ama eğer hoşlanmayanlarınız varsa bilginiz olsun. *.*


          Bol kitaplı günler dilerim! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

14 Şubat 2016 Pazar

Arzu Şövalyesi - Margaret Mallory - Yorum








                             Kitap tanıtım




          SAVAŞTA KORKUSUZ

      William FitzAlan, pelerinindeki kanlar daha kurumadan, kralın kendisine verdiği stratejik sınır bölgelerini almak için geri döner. Kendisini kalenin kapılarında başka bir ödül daha beklemektedir: Güzel Leydi Catherine Rayburn.
           YATAKTA NAZİK

    Catherine, krala casusluk yapmak için her şeyi tehlikeye atar. Ancak karşılığında topraklarından cayması istenir ve tek bir tercih hakkı sunulur: FitzAlan’la evlenmek ya da Kule’ye kapatılmak. Catherine, yeni kocasının vücuduna sahip olmasına izin verirken, sırlarını kendine saklamaya devam eder ve kalbini ona asla vermez.
    Tutku ateşli bir hâl almaya ve tehlike etraflarını kuşatmaya başladıkça, Catherine ve William’ın evliliklerini, topraklarını ve hayatlarını kurtarmak için bir birilerine güvenmeyi öğrenmeleri gerekir. 


    
                                                            Orjinal adı: Knight Of Desire             
                                        
Yayın evi: Aspendos                                                     
                                    Yazarı: Margaret Mallory
                                                                                  
                              
Puanım: 10/6.5


                              Kitap yorumum


                   Hepinize merhaba! Son günlerde ki tarihi aşk kurgularına olan açlığım da ki yeni bebeğim de Arzu Şövalyesi oldu. Bir gece de oturup bitirdiğim kitaplar arasına girdi ancak neden bu kadar fazla puan kırdın Rabi? diye soranlarınız olur. Konuya geçmeden önce dile getirmem gereken en büyük rahatsızlığım kitabın basımı oldu. Öyle göze batan yazım hataları doluydu ki... Bazen anlamak için bir cümleyi iki üç sefer okumak zorunda kaldım. Eğer kurgu hoşuma gitmeseydi yarım bırakacağım bir kitap olacaktı sırf  o hatalar yüzünden. İkinci en büyük sinir olduğum durumda baş karakter olan herifimiz. William FitzAlan. Çok enderdir baş karakterlere olan sinirim benim. Genelde en kötüsünü bile sevmişimdir hep. Ama bu adamı 2 sayfa da sevdiysem geriye kalan 3 sayfa da nefret ettim. Karısına bu denli güvenmeyen - karnında ki çocuğu bile başkasının diye düşünüp olsun gene de kabul ederim diyen bir herif daha olamaz. Sorun çocuk başkasının da olsa kabul etmesinde değil yanlış anlaşılmasın. Ama karnını görür görmez, o kadar sevişmelerden sonra kendisinden diye düşünmeyip de karısının başkasıyla kendisini aldattığını düşünmesi... Delirdim resmen! 
    
           Catherine, küçük yaşta zorla evlendirilen ve evliliği çok kötü geçen bir İskoç ve İngiliz sınır kalesinde yaşan leydi. Kocasının krala ve ülkeye ihanet ettiğini öğrenip, gizli saklı prens aracılığı ile krala mesajlar iletiyor. Tekrar prense gönderdiği bir mesajdan sonra, kocasının ihaneti ortaya çıkıyor ve öldürüyor. Ondan alınan tüm mal mülk ise, Rayburn'u yenilgiye uğratan adama kalıyor. William. Kral eğer isterse Catherine ile evlenebileceğini söylüyor, ancak istemezse Catherine ölüme mahkum edilecek ve oğlu da başka akrabası olmadığı için, bilemediği insanlara evlatlık verilecek. Şuralar da William gerçekten takdir ettim. Catherine'i daha görmeden - kendisi de diyordu, isterse çok çirkin olsun- ölmesindense evlenmeyi kabul etti. Ama işte eski kocasının Cathrine'e yaptıklarını öğrendiği halde, adamın bir hain olduğunu bildiği ve karısının da krala sadık birisi olarak kocasını ihbar ettiğini bildiği halde, kadına sürekli işte sen kocanı aldattın sana nasıl güveneyim modlarındaydı. Hatasını anladığı her seferinin ardından tekrar bir hata yaptı. Seviyorum dedi ama üzdü... Ya bu karakter benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Yaşadıklarından ötürü güvensizlikleri vardı ama Catherine hak etmiyordu bu kadar şeyi.

      Bunların dışında konuyu yazar iyi işlemişti. Güzel bir kitaptı. Arka planda ki savaşı falan işleyişi hoşuma gitti. Kitapta ki genel anlamda bir çok karakteri çok sevdim.  Edmund dışında. Okuyunca anlarsınız ne kadar nefret ettiğimi. William gel gitliydi bana hep, tam sevemedim onu. Bir de kralı pek sevmedim. Onun dışında prens olsun, Catherine'nin oğlu olsun, William'ın kardeşi olsun - ki ikinci kitap olan Haz Şövalyesi onun hakkında- hizmetçiler, prens ve hatta karşı taraftan düşmanları bile çok sevdim. Özellikle Tudorlar vardı, çok hoşuma gitti onlar.
    Kapak tasarımını da baya beğendim. Diğer kitaplarını da alıp okurum diye düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla yazarın ülkemiz de 3 kitabı çıkmış. Umarım onlar da böyle basım hatalarıyla dolu değildir.
    Ve ek olarak kitapta ki cinsellik azıcık fazla. Bana göre sorun değil ama eğer hoşlanmayanlarınız varsa bilginiz olsun. *.*


          Bol kitaplı günler dilerim! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder