12 Ocak 2016 Salı

Marslı - Andy Weır - Yorum

21:03, BY Rabia Yentür -







                   



          Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.



                        Kitap adı: Marslı
                        Yazarı: Andy Weır
                        Yayın evi: İthaki
                        Sayfa sayısı: 416
                        Çeviri: Emre Aygün
                        kitaba puanım: 10






                Kitap yorumum




            
Merhaba arkadaşlar! Çok güzel bir kitap ile karşınızdayım. İlk önce detaylı bir yorum girmeyeceğim. Nedeni ise; Arkadaş ben eğitim ve öğretim hayatım boyunca, Fen,Matematik, Kimya neredeyse oradan, popoma vura vura kaçmış bir insanım. Ve bu kitap da onlardan bolcana vardı. Yani yazarın anlatımı bu kadar güzel olmasa, kitap akıcı olmasa, aldığım gibi geri bırakırdım her halde. Kesinlikle Andy çoookk güzel yazmış ya! Bayıldım, diline. Çok komik ya. Bilim kurgu romanında kahkahalarla güldüm. Yazarla kafamız aynıymış onu anladım.  - Tabii ki de bilimsel konulardan bahsetmiyorum. -

           Mark Watney ve ekibi Mars'a ilk ayak basan insanlar arasında. Ancak büyük bir Mars fırtınasının ardından ekip, gitmek için kolları sıvarken, Mark talihsizlik sonucu Mars'da kala kalıyor. Tek başına. GDF elbisesinin bir takım bilimsel - -.- - ayarları bozulduğu için, sinyal dünyaya gitmiyor. Ve bütün dünya Markı ölü olarak biliyor. Ama Mark hayatta. Ve hayatta kalmak için çok inatçı, zeki, yeterli malzemeye ve onları kullanacak akla sahip. Çişinden su yapıyor, Hab aracının içinde - tam emin değilim ama Hab'dı sanırım- patates yetiştiriyor falan... Evet bunları inin cinin bile top oynamadığı Mars'da yapıyor. Ben bir ara uzaylı falan çıkmasını bekledim aslında ama... Başka hikayeye. Bu arada vakit geçirmek için, mürettebattan arkadaşlarının giderken, geride kalan bilgisayarlarından diziler izliyor, disko müzikleri dinliyor. Her ne kadar disko müzikleri sevmese de... Malzeme bu kadar deyip dayanıyor, yavrucak. Mars'da gezi falan yapıyor. Mars'da Mars'da! Torunlarına anlatacak harika bir hikayesi var adamın ya! Of ulan gönderin Mars'a beni! Ama geri de alın. *.*

       Sanırım bitirmem 3 gün sürdü bu kitabı. O kadar fazla bana yabancı, matematiksel ve ya kimyasal terimler vardı ki, böyle aklım karman çorman oldu. Gerçekten, konu bu kadar iyi olmasa, yazarın dili kötü olsa okuyamazdım. İyi ki de okumuşum, bilim kurgu romanlarının arasında en iyisi...
    Çok esprili bir yazardı ya. Karakteri de aynı şekilde. Biraz küfürlü olsa da, sevdim ben bunları. Filmini daha izlemedim ama onuda bu yorumdan sonra izlemeyi planlıyorum. Umarım kitap kadar iyidir. Mark karakterini çok merak ediyorum cidden nasıl olacak.

  Acaba bu NASA adamları/kadınları hep böyle esprili midir? Gerçekte nasıllar merak ettim, kitaptakiler çok iyiydi çünkü.

    Dediğim gibi ayrıntıya giremiyorum fazla ama güzel bir kitaptı. Hele o kapaklar. İki basımda harikaydı. Ben film kapağa yetişebilsem de, eski kapağı da istiyorum ya. İlk kapak da öyle miydi bilmiyorum ama film kapağın verdiği his çok iyi ya. Dokunduğunda böyle anlatamadığım şimdi bir doku geliyor elinize. Perfecto!
     İthaki, Yabancı'dan sonra benim favori yayın evimdir. Seviyorum sizi ya. :D

       Bol kitaplı günler dilerim!





                   


      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

12 Ocak 2016 Salı

Marslı - Andy Weır - Yorum








                   



          Altı gün önce, Mark Watney Mars'a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.



                        Kitap adı: Marslı
                        Yazarı: Andy Weır
                        Yayın evi: İthaki
                        Sayfa sayısı: 416
                        Çeviri: Emre Aygün
                        kitaba puanım: 10






                Kitap yorumum




            
Merhaba arkadaşlar! Çok güzel bir kitap ile karşınızdayım. İlk önce detaylı bir yorum girmeyeceğim. Nedeni ise; Arkadaş ben eğitim ve öğretim hayatım boyunca, Fen,Matematik, Kimya neredeyse oradan, popoma vura vura kaçmış bir insanım. Ve bu kitap da onlardan bolcana vardı. Yani yazarın anlatımı bu kadar güzel olmasa, kitap akıcı olmasa, aldığım gibi geri bırakırdım her halde. Kesinlikle Andy çoookk güzel yazmış ya! Bayıldım, diline. Çok komik ya. Bilim kurgu romanında kahkahalarla güldüm. Yazarla kafamız aynıymış onu anladım.  - Tabii ki de bilimsel konulardan bahsetmiyorum. -

           Mark Watney ve ekibi Mars'a ilk ayak basan insanlar arasında. Ancak büyük bir Mars fırtınasının ardından ekip, gitmek için kolları sıvarken, Mark talihsizlik sonucu Mars'da kala kalıyor. Tek başına. GDF elbisesinin bir takım bilimsel - -.- - ayarları bozulduğu için, sinyal dünyaya gitmiyor. Ve bütün dünya Markı ölü olarak biliyor. Ama Mark hayatta. Ve hayatta kalmak için çok inatçı, zeki, yeterli malzemeye ve onları kullanacak akla sahip. Çişinden su yapıyor, Hab aracının içinde - tam emin değilim ama Hab'dı sanırım- patates yetiştiriyor falan... Evet bunları inin cinin bile top oynamadığı Mars'da yapıyor. Ben bir ara uzaylı falan çıkmasını bekledim aslında ama... Başka hikayeye. Bu arada vakit geçirmek için, mürettebattan arkadaşlarının giderken, geride kalan bilgisayarlarından diziler izliyor, disko müzikleri dinliyor. Her ne kadar disko müzikleri sevmese de... Malzeme bu kadar deyip dayanıyor, yavrucak. Mars'da gezi falan yapıyor. Mars'da Mars'da! Torunlarına anlatacak harika bir hikayesi var adamın ya! Of ulan gönderin Mars'a beni! Ama geri de alın. *.*

       Sanırım bitirmem 3 gün sürdü bu kitabı. O kadar fazla bana yabancı, matematiksel ve ya kimyasal terimler vardı ki, böyle aklım karman çorman oldu. Gerçekten, konu bu kadar iyi olmasa, yazarın dili kötü olsa okuyamazdım. İyi ki de okumuşum, bilim kurgu romanlarının arasında en iyisi...
    Çok esprili bir yazardı ya. Karakteri de aynı şekilde. Biraz küfürlü olsa da, sevdim ben bunları. Filmini daha izlemedim ama onuda bu yorumdan sonra izlemeyi planlıyorum. Umarım kitap kadar iyidir. Mark karakterini çok merak ediyorum cidden nasıl olacak.

  Acaba bu NASA adamları/kadınları hep böyle esprili midir? Gerçekte nasıllar merak ettim, kitaptakiler çok iyiydi çünkü.

    Dediğim gibi ayrıntıya giremiyorum fazla ama güzel bir kitaptı. Hele o kapaklar. İki basımda harikaydı. Ben film kapağa yetişebilsem de, eski kapağı da istiyorum ya. İlk kapak da öyle miydi bilmiyorum ama film kapağın verdiği his çok iyi ya. Dokunduğunda böyle anlatamadığım şimdi bir doku geliyor elinize. Perfecto!
     İthaki, Yabancı'dan sonra benim favori yayın evimdir. Seviyorum sizi ya. :D

       Bol kitaplı günler dilerim!





                   


      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder